Reklam
Reklam
42
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Gördük işittik söylüyoruz 7 Eylül 2026

Özdağ’dan Özele

Ağızdan çıkan lafa dikkat etmek gerek değil mi?

Hele hele siyasetçilerin düşünüp-düşünüp, konunun uzmanlarından bilgi alıp konuşmasında yarar var.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ihanet yasasına verdiği evet oyuna kılıf bulabilmek için “Terörle mücadele için bu güne kadar 2 trilyon dolar para harcandığını.” Söylemiş.

Özgür bey, ya para saymayı bilmiyor, ya da ekonomistleri tırt.

Bunu duyan Zafer partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ki, terör ve strateji uzmanıdır kendisi golü takıvermiş filelere.

Özgür Özel’in dile getirdiği 2 trilyon dolarlık maliyetin ekonomik gerçeklikle bağdaşmadığını savunan Özdağ, bu rakamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyunu yönlendirmek amacıyla ortaya atıldığını, Türkiye’nin terörle mücadeleye ayırabileceği bu büyüklükte bir kaynağın bulunmadığını, Özel’in bu söyleme inanarak iktidar ile aynı zeminde buluştuğunu iddia etti.

Resmi verileri paylaşan Ümit Özdağ, terörle mücadelenin gerçek bilançosunu şu verilerle aktardı:

1984 – 2019 Dönemi: 23 Ocak 2023 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve Terörle Mücadele Şube Müdürlerinin katıldığı çalıştay raporuna göre, bu yıllar arasında terörle mücadeleye harcanan toplam tutar 78 milyar 358 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

2020 – 2026 Dönemi: Bu süreçte Suriye operasyonları da dahil olmak üzere yapılan harcamanın en fazla 2 milyar dolar civarında gerçekleştiği öngörüldü.

Genel Toplam: Yapılan hesaplamalar doğrultusunda terörle mücadelenin toplam maliyetinin yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde olduğu ifade edildi.

Özdağ ayrıca, açıklanan bu 80 milyar dolarlık tutarın içerisinde, terör tehdidi olmasa dahi TSK ve emniyet teşkilatının rutin idamesi için yapılması zorunlu olan temel askeri harcamaların da yer aldığını vurguladı.

Ya ne imiş.

Resmi belgelerle, bilerek konuşmak lazım mış.

 

 

Bal,Bal, Selahattin Bal

 

Genelde bizim bu yörelerde, yöre insanı görülmek istenmez.

Onun için de;

“Damdaki danadan buzağı çıkmaz.” Erler.

Onca görmezden gelinmelerine rağmen bizim insanlarımız tarih yazıyor.

Bakın Selahattin BAL.

Kendi alanında bir marka.

Hemi de dünya markası.

Gebze’de mali müşavir.

Siyasetçi, iş adamı, insan, adam.

Muhalefette ve hedefte iken bile tarih yazıp vaadini gerçekleştiren adam.

Genç Parti’nin kurucu lideri Cem Uzan ve parti kurmaylarından.

Selahattin Bal, 2002 yılındaki genel seçim döneminde Türkiye siyaset tarihine geçen dikkat çekici vaatlerde bulunmuştu. Bu vaatlerin en popüler olanlarından biri de “devletin tüm öğrencilere ücretsiz okul kitabı dağıtması” vaadiydi.

Bakın;

Seçimlerin ardından kurulan AKP hükümeti, Genç Parti’nin popülerleştirdiği bu vaadi programına almış ve 2003-2004 eğitim-öğretim yılından itibaren Türkiye genelindeki devlet okullarında “Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi “ni resmen hayata geçirmişti.

Demek ki oluyormuş.

Selehattin Bal Uzan’lara yapılan opersyon sonrasında tutuklandı. Hapis yattı.

Türkiye’nin prestij enerji yatırımlarından birisi olan Berke Barajı’na hayat veren projenin en etkili ve önemli mimarlarından oldu.

Küsmedi, çalıştı.

Daha birkaç yıl önce, iflas eden Dilovası Çerkeşli Mevkiinde kurulu 865 mw doğalgaz çevrim santralinin %60 Ünal Aysal’a ait Ünit Grubunun,%40 İtalyan Ansaldo şirketinin ortağı olduğu “Yeni Elektrik Üretim A.Ş. “ ye mahkemece yönetici olarak atandıktan 1 yıl sonra şirket İSO’nun her yıl yayınladığı 500 şirket içerisinde 313. Sıraya yerleşti.

Yaa.

Selahattin Bal.

Yazıköy’lü.

Karabük Demir Çelik Fabrikalarının işçi liderlerinden merhum Osman Nuri Bal’ın kardeşi Selahattin Bal.

Yukarıda başarılarının sadece bir kaç tanesinden bahsettiğimiz Selahattin Bal.

Görünmese de.

Gösterilmek istenmese de Selahattin Bal işte.

Demek ki istenirse damdaki dana buzağı olabiliyormuş.

 

 

Buyur buradan yak

 

Aralarında Karabük’ün de bulunduğu Ağrı, Aksaray, Artvin, Bayburt, Bitlis, Bolu, Düzce, Elazığ, Giresun, Gümüşhane, Karaman, Kars, Sinop, Bilecik, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kütahya, Nevşehir, Osmaniye, Yozgat ve Uşak illerinden oluşan bölgede gerçekleştirilen bir anketten bahsetmek istiyorum.

Mehmet Ali Kulat MAK DANIŞMANLIK Şirketi tarafından 23 il 154 ilçede yüz yüze yapılan İSLAMİ ANKET.

Ankete katılanların;

% 14’ü Allah’a inanmıyor.

% 25’i Meleklere inanmıyor.

% 24’ü Kur’an-ı Kerim’e inanmıyor.

% 37’si Peygamberimize inanmıyor.

% 45’i Kadere inanmıyor.

% 27’si Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine inanmıyor.

% 78’i Namaz kılmıyor.

% 55’i Ramazan ayında dahi oruç tutmuyor.

% 20’si Dua bile etmiyor.

% 59’u Selamlaşırken “selamün aleyküm” demiyor.

% 43’ü Hiç camiye gitmemiş.

% 75’i Eğitim almak için hiçbir Kur’an Kursu’na gitmemiş.

% 74’ü Okumasını biliyor ama evindeki Kur’an-ı Kerim’i okumuyor.

% 68’i Kur’an’ı Kerim’i Arapça olarak okuyamıyor.

% 83’ü Kuran-ı Kerim’in Türkçe mealini hiç okumamış.

% 77’si Peygamberimizin hayatını hiç okumamış.

% 70’i Dini (İslâm) ile ilgili bilgileri öğrenmek için okumuyor.

% 85’i Cennet’e gideceği kesin olsa bile Cennet’e gitmek için ölmeyi düşünmüyor.

% 46’sı Halifelik istemiyor.

% 10’u Günah işlediğini biliyor ve pişman bile olmuyor.

% 35’i Gusül abdesti almıyor veya bilmiyor.

Ben demiyorum Anket diyor.

Geldiğimiz noktaya bakın.

“Dindar ve kindar nesil” yetiştirecektik ya?

20 küsur yılda ülkeyi getirdiğiniz eserle öğünün.

Buyurun buradan yakın.

 

 

 

Kına yakın

 

Esnaf feryat ediyor.

Emekli açlık sınırının altında hayat mücadelesi veriyor.

Memur sıkıntıda.

Pazarda file dolmuyor, birçok mutfakta aş yerine dert kaynıyor.

Gazisi hak arıyor.

Yerin yüzlerce altıda alın terine kazma sallayan madenci meydanlarda.

Ortalık sus-pus.

Ekonomiden bahis açan yok.

Yenice Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Sedat Çakıl şoför esnafının sıkıntılarına dikkat çekti ve “Artık bıçak Kemiğe dayandı.” Dedi.

Çakıl;

“Yenice  Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığı olarak, ekmeğini direksiyon başında kazanan binlerce şoför esnafımızın sesi olmak için bir kez daha yetkililere sesleniyoruz.

Bugün şoför esnafı tarihinin en ağır ekonomik şartları altında yaşam mücadelesi vermektedir. Her gün artan akaryakıt fiyatları, HGS ve otoyol geçiş ücretleri, sigorta ve kasko bedelleri, bakım ve yedek parça maliyetleri esnafımızı iflasın eşiğine getirmiştir.

Bütün bu ağır maliyetlere rağmen, birçok taşımacı yaptığı işin karşılığını zamanında alamamakta, aylarca tahsil edemediği nakliye ücretleri nedeniyle borç batağına sürüklenmektedir. Emeğinin karşılığını alamayan şoför esnafı; vergisini ödeyemiyor, Bağ-Kur ve SGK primlerini kredilerini kredi kartları patlamış yatıramıyor, aracının bakımını yaptıramıyor, ailesinin geçimini sağlamakta zorlanıyor.

Şunu açıkça ifade ediyoruz ki; şoför esnafı artık dayanma noktasını aşmıştır. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu sorun yalnızca şoförlerin değil, üretimin, ticaretin ve ülke ekonomisinin sorunudur. Çünkü taşımacılık durursa üretim durur, ticaret durur, hayat durur.

Yetkililerimizi bu feryadı duymaya davet ediyoruz. Akaryakıt üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, HGS ve otoyol ücretleri makul seviyelere çekilmeli, sigorta ve kasko primlerindeki fahiş artışlara çözüm bulunmalı, nakliye ücretlerinin zamanında ödenmesini sağlayacak yasal düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir. Ayrıca şoför esnafımızın vergi ve sosyal güvenlik primleri konusunda desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bizler devletimizin yükünü omuzlayan, gece gündüz demeden çalışan, ülkemizin her köşesine hizmet götüren emekçileriz. Tek isteğimiz; emeğimizin karşılığını alabilmek ve alın terimizle ayakta kalabilmektir.

Buradan tüm yetkililere çağrımız nettir: Şoför esnafının sesine kulak verin. Yarın çok geç olabilir. Bugün gerekli adımlar atılmazsa, bunun bedelini yalnızca şoför esnafı değil, ülkemizin üretim ve taşımacılık sistemi de ağır şekilde ödeyecektir.” Şeklinde sıkıntılarını dile getirdi.

Yalan mı?

 

 

 

 

 

Peyzaj patent

 

Hani şu Bulak kavşağında yapılan “Karabük’e Hoş Geldiniz.” Tabelası ile ilgili yazmıştık ya?

Niye ihale Kanunundaki bir durum kullanılarak yani 21 B ile bu işi doğrudan temin yolu ile yaptınız demiştik?

Yine aynı fikirdeyiz.

Acelesi ne idi?

Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya aradı ve bilgi vermek üzere belediyeye davet etti ve burada Belediye Başkan Yardımcısı Kamil Temel konu ile ilgili bilgi verdi.

Bunlardan 2 tane daha yapılacakmış.

Biri Öğebeli Kavşağına ki, yapımına başlandı.

Diğeri de Yenice girişi tarafına.

Bir şeye benzemeyen kutucuklardan belediye yöneticileri de rahatsız olmuşlar anlaşılan.

Bu işi yapan Antalya’da bir peyzaj firması.

Bu tür işler için patenti var mış?

Yahu dijital çağdayız.

Karabük’te bu işi, hatta mesleki becerisi ile adam yapabilecek benim bildiğim en az 3 reklamcı var.

Çizim elbette önemli.

Patent işin hikayesi.

Yine de duyarlılığından dolayı Başkan Çetinkaya’ya teşekkür ediyoruz.

Darası diğer sağır sultanlara.

 

 

Köprüler de gidiyor

 

2 Boğaz Köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolu 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alındı.

Resmi gazetede yayınlanan özelleştirme kararı çerçevesinde;

Köprüler 1. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, 2. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü

Otoyollar 1. KGM Avrupa Otoyolu

  1. KGM Anadolu Otoyolu
  2. İzmir-Aydın Otoyolu
  3. İzmir-Çeşme Otoyolu
  4. Niğde-Mersin-Adana (Batı) Otoyolu
  5. Adana (Doğu)-Gaziantep (Batı) Otoyolu
  6. Gaziantep (Doğu)-Şanlıurfa Otoyolu
  7. Toprakkale-İskenderun Otoyolu

Çevre Otoyolları 1. Bursa Çevre Otoyolu (Çağlayan kavşağı-Yenişehir kavşağı) 2. Gaziantep Çevre Otoyolu”

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda duruma sert çıktı. Ve “AKP’nin halka ihanet planı Resmi Gazete’de yayınlandı!” ifadelerini kullandı.

Devletin ücretli işlettiği 2 Boğaz Köprüsü ve 8 otoyolun; 2025 yılı toplam kârının 600 milyon dolar, 30 yıllık toplam kârının 18 milyar dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, güncel kurla kârın 871 milyar 920 milyon lira olduğunu ifade etti.

Deniz Yavuzyılmaz paylaşımının devamında “Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!” vurgusu yaparak “Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş ve devletin yüksek kârla işlettiği bu köprüleri, otoyolları ve çevre otoyollarını özelleştirmek vatandaşa ihanettir. Bu yolları özelleştirmeyle işletecek olan şirketler 30 yıl boyunca araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapacaklar. Bunun adı Türkiye’nin geleceğini satmaktır! Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!” dedi.

Eee.

Ne demiler?

“İyi evlat katar, kötü evlat satar.”

Satacak neler kaldı ki?

Bu satış kararları ekonomimizin ne de güzel olduğunu gösteriyor herhal?