Reklam
Reklam
35
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Gördük işittik söylüyoruz 14 Eylül 2026

Üstüne hangi baş alınırsa sözümüz ona

“Baş olanlar övünmesin,

Ne gelirse başa gelir.

Diz toprağa yaslanır da,

Baş düşerse taşa gelir.”

 

Yozgatlı Halk Ozanı Kasım Kozancıklıoğlu ne güzel demiş.

Bu kez baş olanlara, baş olup şişenlere, baş olup her şeyi dilediği gibi yapabileceğine sananlara sözümüz.

İlçe başkanı olmuşsunuz, il başkanı olmak istersiniz, il başkanı olur, belediye başkanı ya da milletvekili olmak istersiniz. Belediye başkanı iseniz milletvekili, milletvekili iseniz bakan olmak istersiniz.

İnsanın fıtratında var daha ileri gitme isteği.

Unutursunuz geldiğiniz makamların emanet olduğunu.

O makamların gücünden faydalanır “Ben ne imişim.” dersiniz.

Hele bir de iktidar yanında iseniz değmeyin keyiflere.

Devlet, polis, jandarma, hakim, savcı, vali, il müdürü. Aklınıza ne gelirse hükmetmek istersiniz sonradan gelecek “Hiç”liğin acısını çıkarmak istercesine.

Dediğinizi yapmıyor diye parti binasına çeker “Devlet” ile “Vergi Müfettişi” ile tehdit edersiniz.

Basit bir seçim yahu.

Her 4 senede bir tekrarlanan, geçmiş yıllarda huzur ortamında, şehrin dinamikleri dikkate alınarak ticaret erbabının, sanayicinin üst kuruluşu olan Ticaret ve Sanayi Odası seçimi.

Her şey bizim kontrolümüzde olsun, muhtar azalarını bile biz belirleriz mantığı, ego şişkinliğinden başka bir şey değil.

Nisan ayından bu yana ne oldu?

Niye el sıkıştınız?

Niçin verdiğiniz sözlerden caydınız?

İttifak ortağı ve iktidarınızı borçlu olduğunuz partiye neden bunca hıncınız?

Eskiler “Söz senettir.”  Derlermiş.

Niye söz verdiniz, neden caydınız?

Milletvekili olabilirsiniz, belediye başkanı olabilirsiniz, birileri size il başkanlığı ihsan etmiş olabilir.

Ali kıran baş kesen değilsiniz, olamazsınız.

Öğlebeli mezarlığı kendini bir şey zannedenlerle dolu.

Bakın topraklarının üstünde yaban otları bitmiş. Çoğu hatırlanmıyor bile.

Biz meslek hayatımız boyunca kaç bakan, milletvekili, kaymakam, vali, belediye başkanı görmüşüz.

Bırakın ölülerini, hayatta olanların bile çoğu bilinmiyor.

Sakin olun, hırsı, egoyu, “Ben yaptım oldu.” yu bırakın.

Bırakın ticaret erbabı, sanayici, tüccar kendi oda yöneticisini seçsin.

Bir yerde de partili eskiniz olmasın.

Sermayeden mi kaybedersiniz?

Olmasın yahu.

Son bir not.

Ne demişti Şeyh Edibali Osman Gazi’ye?

“Oğul! Bey’sin. Bundan sonra öfke bize; uysallık sana.

Güceniklik bize; gönül almak sana.

Suçlamak bize; katlanmak sana”

Heyy;

Üstüne hangi baş alınırsa sözümüz ona.

 

KARA EYLÜL

 

Eylül ayından pek hazzetmem.

Hazanından değil.

Kanlı olduğu için.

“Olgunlaşsın” diye binlerce insanın kanının akıtılmasını bekledikten sonda bir gece ansızın süngüsünü takıverdiği için.

Coni’lerin “Bizim çocuklar” başardı dediği darbeyi yaptığı için.

“Bir sağdan, bir soldan.” Diyerek bıyığı terlememiş gençleri darağaçlarına gönderdiği için.

Diyarbakır’da, Mamak’ta ve daha nice mekânda kurduğu işkencehanelerde sakat bıraktığı her kesimden vatan evlatlarının ahı için sevmem Eylül’ü.

Aradan yıllar geçti.

Biz hala Coni’lerin devşiremediği, Allah’ın verdiği akılla, kalbimize nakşettiğ vatan sevdasını hesapsızca yaşatan ve yaşamaya çalışan Türk Milliyetçileri olarak kara Eylülleri sevmemeye devam edeceğiz.

Sebebi olanlar;

Yaktığınız ateşlerde yanasınız.

Sonlarınız sonrasını deneyecek olanlara ibret olsun e mi?

 

 

ALLAH AKIL VERE

 

Yok, yok.

Bazı şeyleri mantıkla, akılla, içerisinde bulunulan şartlarla izah edemezsiniz.

Ortada yıllarca ödenen bir bedel var.

Gencecik bedenler, verilen canlar, dökülen kanlar var.

Devlete isyan var.

Anadolu topraklarında kazılan hendekler, o hendeklerin yerle yeksan edilmesi için dökülen kan ve yüzlerce şehit var

Terör örgütüne liderlik eden ve TCK ya göre vatana ihanetten yargılanmış, idama mahkum olmuş şimdilerde kendisine “Kurucu lİder(!)” diyen MHP Genel Başkanı’nın iktidar olduğu ortamda idam cezasının kaldırılması ile boynunu ipten kurtarmış ve ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası alan bebek katili için vatana ihanet cezasını çektiği İmralı’da rahat çalışsın ve kanlı örgütünü yönetsin diye villa yapılıyormuş.

O kahpenin silahlandırdığı eli kanlı militanlar tarafından şehit edilen Mehmetçiklerin sıvasız evlerine asılan bayraklar çarpsın ona bu fırsatı verenleri.

Yalanladıkları haberi, FETÖ’nün bankasından aldığı kredinin üstüne yatan “Bizim askerlerin eşleri se sevgilileri de Güneydoğu’daki gaziler için maarif takvimine soyunsun.” Nagihan aracılığı ile Dr. Bahçeli veriyor.

İşçiliğe bakın siz?

Hangi hukuk devletinde eli kanlı bir katil cezası bitmeden böylesine tantana ve şatafat içerinde kanlı örgütünü yönetebilir?

Soruyorum hangi hukuk devletinde?

Bakalım daha neler göreceğiz?

Sanki bu ülke savaş kaybetmiş gibi terör seviciler her yerde.

Gün ola harman ola.

Sandık yaralara dermen ola.

Akıllar başlara gele.

Beyinsiz başlara da Allah akıl vere.

 

 

KARÇEL’E BAKIN YA HU

 

Bakın bir yahu.

Bakın ama görün.

Şu Karçel’e bir düzen verin.

“Kız alıp oyuna, oğlan alıp koyuna kaçmasın”

Tüyü bitmedik yetimin hakkını korumak zorundasınız.

Aldığınız ballı maaşlar hak etmek zorundasınız.

“Emanetçi” olabilirsiniz.

Size emanet edileni gözetmek zorundasınız.

Adamlarınıza güveniyor olabilirsiniz.

Güvendiklerinizi de olası durumlara karşı izlemek zorundasınız.

“Görev süremiz biter yatarız.” Modunda iseniz yanılırsınız.

Biliniz, kafanızın bir kenarına yazınız.

“Devlet yarına bırakır.”

Yanınıza bırakmaz.

Özel şirket- mirket anlamaz.

Bakın kaç yıllık davalar kütdenek açılıyor.

Yarın açılmaz demeyin, en alaları açılır.

Mesela THY’de kaybedilen ihale için nasıl harcamalar yapıldı.

Dere görünmeden paçalar niye sıvandı?

Ek personel, araç niye tahsis edildi?

Bedel nereye yazılacak?

İhale alınsa idi bu vinçler kime nasıl yaptırılacaktı?

Gibi, gibi sorular.

Bakın bi şu Karçel’e bakın.