Reklam
Reklam
29
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

GAZİLER GÜNÜ’NDE KEŞKE BU YAZIYI YAZMASAYDIM

(Zonguldaklı Kore Gazisi açlıktan ve soğuktan ölmüştü)

19 Eylül 2026
Er gazi ve şehit yakınlarının 13 Temmuz’da Ankara Güvenpark’ta başlattıkları eşit özlük ve sosyal haklar eylemi, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından birinin verdiği Ekim ayında sorunu çözeceğiz sözü üzerine 48 gün sonra 29 Ağustos’ta sona ermişti. 81 ilden gelen şehit yakınları ve gaziler oturma eylemi başlattıkları Güvenpark’tan polis zoruyla Kurtuluş Parkına götürülmüş, oradan da 19 Ağustos günü sabah 04.45’te Bilkent’teki Gazi Uyum Evine sürülmüşlerdi. Bu söz üzerine eyleme son veren şehit yakınları ve gazilerin lideri Erdem ÇERÇİOĞLU, Ekim ayı sonuna kadar bekleyeceğiz, eğer, sorunumuz çözülmezse eyleme devam edeceğiz demişti.
Kolluk güçlerinin yakışık almayan davranışları sırasında tekerlekli sandalyesiyle Denizli’den gelen Gazi Erdal ÖZDEMİR silah arkadaşlarının hak ve eşitlik mücadelesine destek verirken 15 nci günde hastalanmış, memleketine dönerken yaşamını kaybetmişti.
Erdal ÖZDEMİR 24 Mayıs 1993 tarihinde Elazığ-Bingöl karayolunda 33 askerimiz acemi eğitimlerini tamamlayıp iki midibüsle silahsız ve sivil giyimli olarak Malatya’daki usta birliklerine giderken yol kesen 150 kadar PKK’lı terörist tarafından kurşuna dizilerek şehit edildikleri olayda yaralı olarak sağ kalan bir evladımızdı.
Erdal, 1993’deki katliamdan 4 yıl sonra Denizli’de Askeri Hastanede karşılaştığı iki askerden birinin 33 arkadaşını şehit eden PKK’lı teröristlerden biri olduğunu fark edince “PKK’lı katil burada” diye bağırarak yakalanmasını sağlamıştı. Nur içinde yat kahraman Gazim, ruhun şad olsun.
Ünlü gazeteci Yavuz DONAT, 1998 Ocak ayında Tercüman Gazetesinde yazdığı bir yazıda ABD’de gazilere nasıl önem verildiğini PURPLE HEART (Mor kalp) başlıklı yazısında anlatmış, bizzat gözlemlediği bu önemseyişleri dile getirmişti. Yavuz DONAT’ı ilk şaşırtan gazilerin göğüslerinde taşıdıkları mor renkli kalp figüründeki bir kokart ile araçlarının plakalarında takılı gazi madalyonu olmuştu. Daha sonra toplu taşım araçlarında, lokanta ve sosyal mekanlarda halkın gazilere gösterdiği sevgi ve saygı Onu daha da şaşırtmıştı. Hele devletin sağladığı sağlık, eğitim, ulaşım, barınma ve istihdam konularındaki ayrıcalıkları kıskanılacak boyuttaydı. ABD’de her yıl 11 Kasımda çeşitli etkinliklerle kutlanan Gaziler Günü’nde bütün kamu kuruluşları, okullar ve bankalar kapatılıyordu.
Gazilere verilen bu önem sadece ABD’ye özgü değildi., Ruslar‘da savaş kahramanı gazilerini doğum günlerinde yalnız bırakmıyor bir askeri kıta eşliğinde bando ile ikamet ettikleri konut önünde geçit resmi yapıyor, komutanları onları evlerinde ziyaret ederek armağanlar sunuyorlardı.
İngiltere ve Avustralya’da bu konuda onlardan geri değildi. Hele Avustralya’da her yıl kutlanan ANZAK GÜNÜ adeta ulusal bir bayram olarak kutlanıyor.
Kurtuluş Savaşımızın en önemli zaferi olan Sakarya Savaşı’nın kazanılmasından sonra 14/15 Eylül gecesi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Millet Meclisi Reisliğine gönderdikleri telgrafla Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’ya gazilik ünvanı ve müşirlik rütbesi verilmesini önerdiler. Bunun üzerine TBMM 19 Eylül 1921 günü çıkardığı bir kanunla Mustafa Kemal Paşa’ya gazilik ünvanı ile müşirlik (mareşallik) rütbesi verdi.
TBMM 27.06.2002 tarihli, 4768 sayılı kanunla bu günü GAZİLER GÜNÜ olarak belirledi. Bu tarihten itibaren bütün illerimizde valilik ve belediyelerin destekleriyle GAZİLER GÜNÜ çeşitli etkinliklerle gerçekleştiriliyor.
Ne acı ki; bu etkinlikler sırasında bazen Büyük Önderimiz ATATÜRK’ün adı unutuluyor. 19 Eylül 2019 Gaziler Günü’nde Çankaya Çankaya Belediyesinin şehit yakınları ve gaziler için düzenlediği yemek sonrası müftünün yaptığı duada herkes anılmış bir tek Gazi Mustafa Kemal Paşa unutulmuştu. Bunun üzerine masadan kalkmış ve “ NEREDE ATATÜRK, NEREDE MUSTAFA KEMAL PAŞA, BU DÜŞMANLIK NİÇİN ?” diye bağırmıştım, sonrasında ortalık karışmıştı. Yanıma gelen Çankaya Kaymakamına; “ O müftü kürsüye yeniden çıkacak, Atatürk’e de dua edecek” demiştim. İsteğim yerine gelmiş, akşam TV haberlerinde, ertesi günü gazetelerde olay manşetten verilmişti.

WhatsApp Image 2026 09 19 at 12.51.18 WhatsApp Image 2026 09 19 at 12.51.18 1

ZONGULDAKLI KORE GAZİSİ AÇLIKTAN VE SOĞUKTAN ÖLDÜ…
Yine ne acı ki; gazilerimize verilen önemin bir acı gerçeğini de yazımın başlığında “KEŞKE YAZMASAYDIM” sözcükleriyle ifade etmeye çalışmıştım. Hemşehrim, Zonguldaklı 80 yaşındaki Kore gazisi 6 Kasım 2009’da açlıktan ve soğuktan ölmüş, naaşı 3 gün sonra bulunmuştu.
80 yaşındaki Kore gazisi, Muharrem TOPÇU 30 yıl önce doğum yeri Zonguldak’tan Milas’a gelmiş, Milas-Bodrum karayolu üzerinde terk edilmiş bir lokantanın harabe halindeki barakasına yerleşmiş, orada yaşıyordu. Şeref aylığını almaya gelmemesi üzerine merak eden Muharip Gaziler Derneği Milas Şube Başkanı Mehmet SARBAN arkadaşlarıyla birlikte üç gün sonra yaşadığı barakaya gittiğinde Onun cesediyle karşılaştı. Topçu’nun cesedi üzerinde ilk incelemeyi yapan doktorlar, soğuk ve besin yetersizliğinin ölüm nedeni olabileceğini söyledi. Türkiye Muharip Gaziler Derneği Milas Şubesi Başkanı Mehmet Sarban, “Dağdan inen PKK’lıları törenle karşılayan yüce devletimiz, yalnız yaşayan kahraman gazilerimiz için hiçbir şey yapmıyor” diye sitem etmişti.
Bu sitem bugün yetersiz kalıyor Sayın SARBAN. 50 bin yurttaşımızın katili PKK’nın lideri şimdi “Kurucu Önder” sayılıyor, 27 yıldır pamuklar içinde baktığımız, beslediğimiz “Bebek Katili” şimdi talimatlar veriyor, “Bana statü verilmezse yeni yapılan lüks villaya yerleşmem” diyebiliyor…
Aklın, mantığın kabullenebileceği mümkün olmayan gelişmeler yaşıyoruz. Bunlar oluyorken; gaziler sadece anayasal haklarını ve toplumun saygısını bekliyorlar.

BÜTÜN BUNLARA KARŞIN YİNE DE GAZİLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN…

Fikret GÖKÇE Kıbrıs Gazisi – Mak. Müh.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği E. Gen. Bşk. Yrd.