Reklam
Reklam
63
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

60 MİLYAR DOLARIN HESABINI KİM VERECEK ?

KKM ( Kur, Korumalı Mevduat hesapları) geçtiğimiz hafta sonu nihayet sıfırlanmış. Yani kuyuya atılan son taş da çıkarılmış.
Gözleri ışıltılı, ekonomi dehası bakan yüz yılın buluşu diye sunmuştu.
KKM’nin maliyeti için Mahfi Eğilmez Ağustos 2025 hesabına göre en az 58,9 milyar dolar diyor.. Farklı hesaplamalar da yaklaşık 60 milyar dolar seviyesine işaret ediyor.

Kur Korumalı Mevduatı (KKM) tek cümle ile şöyle izah edilebiliriz: Devletin, vatandaşın döviz kurundaki yükseliş riskini üstlendiği bir TL mevduat sistemi.

Vatandaş parasını TL olarak bankaya yatırıyor. Vade sonunda bankanın verdiği faiz ile döviz kurundaki artış karşılaştırılıyor. Kur artışı faizden yüksekse, aradaki fark Hazine veya Merkez Bankası tarafından karşılanıyordu.
Basitit bir örnek verecek olursak:
100 bin TL’niz var. KKM’ye yatırdınız.
Banka faizi: %40
Vade sonunda faiz getirisi: 40 bin TL
Ancak aynı dönemde dolar kuru %60 arttıysa, kur getirisi 60 bin TL olur.
Aradaki 20 bin TL’lik fark sistem tarafından karşılanır.
Amaç: İnsanların dövize yönelmesini azaltmak, TL’yi cazip hale getirmek ve kurdaki yükselişi frenlemekti. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı.
Kur yükseldiğinde oluşan farkın kamu tarafından karşılanması nedeniyle devlete ve dolayısıyla kamu maliyesine ciddi bir maliyet getirdi.
Tek cümleyle: KKM, “TL’de kal; kur yükselirse aradaki farkı devlet karşılasın” mantığıyla çalışan bir sistemdi.

60 MİLYAR DOLAR BUHARLAŞMASAYDI TÜRKİYE NE KAZANABİLİRDİ?

60 milyar dolar…
Bir insanın zihninde canlandırması neredeyse imkânsız bir para.
Ama bu parayı somutlaştırırsak tablo çok daha çarpıcı:

1.Konut başına ortalama 60 bin dolar yatırım varsayımıyla yaklaşık 1 milyon konut yapılabilirdi.

2. Her birine 10 milyon dolarlık yatırım varsayımıyla 6.000 okul yapılabilirdi.

3. Her biri için 30 milyon dolarlık ortalama yatırım varsayımıyla 2.000 hastane ölçeğinde sağlık yatırımı gerçekleştirilebilirdi.

4. 60 milyar dolar, 1,2 milyon genç girişimciye 50 bin dolar başlangıç sermayesi sağlayabilecek büyüklükteydi.

5. 60 milyar dolar; güneş, rüzgâr, enerji depolama ve elektrik şebekesine aktarılıp Türkiye’nin enerji ithalatını azaltacak uzun vadeli yatırımlara dönüştürülebilirdi.

6. Tarıma tarihi destek verilebir, tarım yeniden canlandırılabilirdi.
Çiftçinin sulama, teknoloji, modern tarım makineleri ve verimlilik yatırımlarına devasa kaynak aktarılabilirdi.

7. Binlerce kilometre demiryolu
Kaynak, hızlı tren ve yük demiryolu altyapısına yönlendirilerek Türkiye’nin ulaşım altyapısında büyük bir dönüşüm yaratabilirdi.

8. Üniversitelere ve bilime büyük yatırımlar yağılabilirdi.
Laboratuvarlar, araştırma merkezleri, teknoloji kampüsleri ve genç bilim insanlarına uzun vadeli araştırma fonları oluşturulabilirdi.

9. 17 milyon kadar emeklimiz var. Açlık sınırının altında maaş alan emekli sayımız 5 milyon civarında. Bu büyük kaynak zor durumdaki emeklilerimizi bu utanç tablosundan kurtarabilirdi.

KKM’nin amacı kısa vadede döviz talebini ve kur baskısını azaltmaktı. Fakat sistem sona erdirildiğinde geride çok ağır bir kamu maliyeti kaldı.

Mahfi Eğilmez’in 58,9 milyar dolarlık hesabı, tüm dolaylı maliyetleri içermeyen bir tahmin. Vergi kayıpları ve bazı dolaylı etkiler dahil edildiğinde gerçek ekonomik maliyetin daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

“60 milyar dolar…
Bir gecede harcanan para değil.
Bir kalemde kaybolan küçük bir bütçe değil.
60 milyar dolar; milyonlarca insanın hayatını değiştirebilecek büyüklükte bir kaynaktı.
O parayla konut yapılabilirdi, okul yapılabilirdi, hastane yapılabilirdi, çiftçiye destek verilebilirdi, gençlere iş kurulabilirdi, enerji yatırımı yapılabilirdi.
Ama olmadı.
Para üretime, eğitime, sağlığa ve geleceğe değil; kur riskini belirli mevduat sahiplerinden korumaya aktarıldı.

Şimdi geriye dönüp sormak gerekiyor:
Bu faturayı kim ödedi ve bu 60 milyar doların hesabını kim verecek?

İlyas Erbay