Reklam
Reklam
103
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KURULDUĞU GÜN ANA MUHALEFET OLAN TEK PARTİ

CHP deki bu bölünme öncekilere hiç benzemiyor.
Yaşanan bu son bölünme, Türk siyasi tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş hukuki ve siyasi bir müdahale zincirinin (operasyon iddialarının) doğrudan bir sonucudur.
CHP siyasi tarihimizin en köklü ve en doğurgan partisidir. 1924 ten günümüze CHP den doğrudan kopan ve ayrışma ile kurulan partilere, bir göz atalım ve devam edelim;

* Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924): Kurtuluş Savaşı kadrolarının (Kâzım Karabekir, Rauf Orbay vb.) Mustafa Kemal Paşa ile fikir ayrılıkları yaşaması sonucu Halk Fırkası’ndan (CHP) ayrılarak kurdukları Türkiye’nin ilk muhalefet partisidir.

* Demokrat Parti (1946): CHP içindeki “Dörtlü Takrir” krizi (Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü, Refik Koraltan) sonrası partiden ihraç edilen ve ayrılan kadroların kurduğu, 1950’de iktidara gelen partidir.

* Güven Partisi (1967) & Cumhuriyetçi Parti (1972): CHP’nin “Ortanın Solu” siyasetine tepki gösteren Turhan Feyzioğlu ve Kemal Satır gibi isimlerin partiden koparak kurduğu yapılardır (Daha sonra birleşmişlerdir).

* Demokratik Sol Parti (1985): 12 Eylül askeri darbesinin ardından Bülent Ecevit’in siyasi yasaklı olduğu dönemde, onun çizgisini sürdürmek üzere Rahşan Ecevit liderliğinde kurulmuştur. O dönemde Kocaeli’nde rahmetli Rahşan hanımın bir toplantısına katılmıştım.

* Anadolu Partisi (2014): Emine Ülker Tarhan’ın CHP yönetimini eleştirerek istifa etmesiyle kurulmuş kısa ömürlü bir partidir.

* Yenilik Partisi (2020): CHP’den ihraç edilen Öztürk Yılmaz tarafından kurulmuştur. Öztürk Yılmaz’ın nerede olduğunu bilen var mı?

* Memleket Partisi (2021): CHP’nin 2018 cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin parti yönetimiyle yaşadığı derin anlaşmazlıklar sonrası ayrılıp, Karabük Millet Vekili Dr. Hüseyin Avni Aksoy’la birlikte kurduğu partidir.

* Yeni Parti (2026): Temmuz 2026’da Özgür Özel ve beraberindeki 91 milletvekilinin CHP’den istifa ederek kurduğu, meclis aritmetiğini değiştiren en güncel kopuştur.

Yeni Parti haricinde çok partili siyasi tarihimizde kurulduğu gün doğrudan ana muhalefet pozisyonunda bu kadar güçlü yer alan başka bir parti yok; bu durumun ilk ve tek örneği Özgür Özel liderliğinde 24 Temmuz 2026 tarihinde kurulan Yeni Parti’dir.

Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tarihi ayrılığın ardından eski Genel Başkan Özgür Özel ve beraberindeki 91 milletvekilinin CHP’den istifa edip yeni bir parti kurmasıyla siyasi dengeler tamamen değişti. Özgür Özel, oy birliğiyle bu yeni hareketin Genel Başkanı seçildi. Bu kopuşun ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) aritmetiği yeniden şekillendi. CHP, 90’ı aşkın milletvekilinin istifa etmesiyle Meclis’te beşinci parti konumuna gerileyerek ana muhalefet statüsünü kaybetti.
Halkta da bir karşılığı kalmadı.
Bugün partiyi ele geçirdiğini zannedenler yakın bir tarihte siyasetin çöplüğünde yerlerini alacaktır. Partinin gerçek sahipleri ise mutlaka CHP altında tekrar birleşecektir.
Bir önceki yazımda, “Muharremin İnce Hesabı” başlığıyla bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştım. İnce, CHP liderliğini ele geçirebilirse, Yeni Parti ile tekrar CHP çatısı altında birleşmenin yolu açılır.

Genel Başkanı Özgür Özel’in kurduğu yeni oluşum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) sandalye dağılımında 2. sırada yer alıyor. Yeni Parti, 91 milletvekilinin katılımıyla mecliste ana muhalefet konumundadır. Yeni katılımlar da olacaktır.

Özgür Özel ve milletvekillerinin CHP’den istifa ederek yeni oluşuma geçmesiyle birlikte Meclis’teki partilerin güncel sıralaması ve sandalye sayıları şöyle sıralandı;
* Adalet ve Kalkınma Partisi 277
* Yeni Parti 91
* Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi 56
* Milliyetçi Hareket Partisi 46
* Cumhuriyet Halk Partisi 44
* İYİ Parti 29

SİYASETİN KARTLARI YENİDEN KARILIYOR

Özgür Özel liderliğindeki bağımsız hareketin resmileşmesiyle kurulan yeni partinin genel merkezi faaliyete geçti.
Ayrılan vekillerin yeni çatı altında toplanmasıyla TBMM içerisindeki parti gruplarının sandalye dağılımı da güncellenmiş oldu.

Muhalefet cephesindeki bu parçalanmanın siyasi arenadaki etkileri ve seçmen üzerindeki yansımaları doğal olarak tartışmalara yol açtı. CHP tüm kopmalara rağmen günümüze kadar varlığını sürdürdü.
Fakat bu defa kopuş çok büyük oldu. Anketlere bakarsak, durum vahim.

Rahmetli Ecevit, CHP’yi tanımlarken, “Cumhuriyet Halk Partisi Misak-ı Milli’den ve Kuva-yi Milliye’den doğmuş bir partidir. Yani Türkiye’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumak için and içenlerin kurdukları bir partidir.” demişti.
Bu günleri işaret eden o tarihi konuşmasında şöyle devam etmişti;
“Güneydoğu’da biraz daha fazla oy almak için bu isimlerin Meclis’e taşınması görevini üstlenemez. Bu tarz bir işbirliğinde bulunanlar asla CHP’nin mirasçısı olamaz.”
Karaoğlan partinin bugünlerini görmüş ve ta o zaman uyarmış!
Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti Karaoğlanın bu uyarısını da dikkate alarak yol haritasını şekillendirmek zorunda. Yeni oluşumda, Kuvay’i Milliye ruhunu ve Kemalist düşünceyi benimsemeyen isimlere asla yer verilmemeli.

Bu hatırlatmadan sonra, CHP nin 1 asırlık tarihine bir göz atalım, sonra devam edelim.
CHP, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adıyla kurulmuştu. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını aldı. 1927 yılında “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsenmişti. 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarıldı. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir.
CHP, kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk’ün önderliğinde ulusal bağımsızlığı kazanan, Cumhuriyeti kuran, saltanatı kaldıran, hilafete son veren ve Ulusal Birliği sağlayan Partidir. Hukuk ve eğitim gibi toplumsal alanlarda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa etmiştir. Ulusal sanayinin ve ekonominin gelişmesi CHP döneminde gerçekleşti.

İsmet Paşa sonrasında, Ecevit döneminde CHP sola açılarak kendisini siyaset yelpazesinde “ortanın solu”nda konumlandırdı. İdeolojisini “demokratik sol” kavramıyla tanımlamıştı.

Bu defa durum farklı. Bölünmenin aktörü Guguk Kuşunun liderliğindeki CHP nin ideolojisi ne ? Kime hizmet ediyor?
Bu beyefendi partiyi kurucu değerlerinden uzaklaştırmak için ne gerekiyorsa yaptı.
Partiye doldurduğu ne idüğü belirsiz isimlerle şimdi birlikte yol yürüyor. Bakalın nereye kadar yürüyecek?

Baykal sonrası tartışmalı bir şekilde CHP nin liderlik koltuğuna oturan ve girdiği tüm seçimleri kaybeden Kılıçdaroğlu
bugün istenmeyen adam.
Türk siyasi tarihinde bu kadar nefret edilen bir başka isim yok
☆ Liderlik koltuğuna oturduktan sonra, partide ne kadar ulusalcı, Atatürkçü isim varsa hepsini bir şekilde uzaklaştırdı.
☆ CHP seçmeninin tepkisini çeken isimleri partiye doldurdu.
☆ Halkta karşılığı olmayan, oyları %1 bile o
etmeyen partileri seçimi kazanmak uğruna meclise taşıdı.
☆ Terör örgütü lideri Duran Kalkan, “Seçimlerde CHP yi destekliyoruz” dediğinde, çıkıp gür bir sesle ” Sen kimsin , senin desteğine CHP nin ihtiyacı yok, haddini bil diyemedi.
☆ Türkiye düşmanlarına, emperyalist güçlere karşı net bir tavır koyamadı.
☆ Daha seçimin sonucu belli olmadan bol keseden Cumhur Başkanlığı yardımcılıklarını dağıttı. Hatta, basına servis edilen video’da; İmamoğlu ve Yavaş’la birbirlerine, Sn. Cumhurbaşkanım, Sn. Cumhurbaşkanı Yardımcım diye hitap ederek alay konusu oldular.

Trakyada bir seçim gezisinde, vatandaşın biri, Sn. Genel Başkan CHP nin 6 okundaki ilkelerini sayabilir misiniz? diye sormuştu. Korumaları adamı provokatör diye uzaklaştırmaya çalışırken, bozuk kaset gibi, şüphen mi var, şüphen mi var diye takıldı kaldı. Oysa ki, “bak kardeşim ne amaçla sordun bilmiyorum ama sayayım da bilmiyorsan sende öğren” diyerek takır takır saymalıydı!

Pandemi döneminde, virüse çare olarak, kıraathanelerde her oyunda yeni bir iskambil destesi açılması fikri de muhteşemdi!

Yine, bir konuşmasında her muhtara bir özel kalem müdürü vererek işsizliği ortadan kaldıracağını iddia etmişti. Belli ki, danışmanlarından biri yanıltmış beyefendiyi. Hesap uzmanı olduğunu iddia ediyor. İnsan sorgulamaz mı? Türkiye de 50 bin civarında muhtarlık var oysaki işsiz sayısı milyonlarca.

Kanaat Önderleri Toplantısı için Safranbolu’ya geldiğinde, kendisine; “Millet CHP nin ülkeyi yönetebileceğine inanmıyor. Önce milleti buna ikna etmelisiniz. İktidarla kısır tartışmalara girmek yerine, siz halka sadece projelerinizi anlatın. Kağıt üzerinde kulağa çok hoş gelen projeleriniz var. Bunların pratikte nasıl hayata geçirileceğine milleti inandırmalısınız. CHP nin Ekonomide, eğitimde, üretimde, tarımda, dış poltikada projeleri nelerdir bilmek istiyoruz” demiştim. Partideki ulusalcıları, Atatürkçüleri bir şekilde uzaklaştırdığını bunun CHP ye gönül vermiş seçmeni küstürdüğünü de vurgulamıştım. Yanıt bile vermemiş, sadece önündeki kağıda not almıştı.
O gün kendisini eleştirdiğim için bana tepki gösteren CHP li arkadaşlarım şimdi beyefendiye demediklerini koymuyor.

Karabük Millet Vekili Dr. Hüseyin Avni Aksoy CHP den meclise girdiği daha ilk günlerde teşhisi koymuş, yazılı ve sözlü olarak genel başkanını uyarmıştı. Uyarıları dikkate alınmadığı gibi yanıt vermeye bile tenezzül edilmedi. Haklı eleştirileri nedeniyle yönetim tarafından dışlanan Sn.Aksoy partisinden ayrılmak zorunda kalmıştı.
Karabük kamuoyunda, CHP seçmeni tarafından haksız ve çok sert eleştirilere maruz kaldı. Partide kalmalı mücadelesini parti içinde vermeliydi diyenler oldu. Ne Partisi? Parti mi kalmış ortada?
İşgal edilmiş, ele geçirilmiş bir partide tek başına ne yapabilirdi.
Diğerleri gibi, sesini çıkarmayıp, liderine yalakalık yapsaydı belki bir dönem daha vekilliği garanti idi.
Bugün geldiğimiz noktada Sn. Aksoy’un ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gördük.
O günlerde, Sayın Aksoy’a haksızca, saldıranlar bugün özür borçludur.

Kılıçdaroğlu liderliğinde kurucu değerlerinden hızla uzaklaşmış, iktidara alternatif olamayan, en sert muhalefeti yapması gereken bir dönemde bile parti içi çekişmelerle uğraşan CHP bugün ne yazık ki bölünmüştür.
Birilerinin sahneye koyduğu bu senaryo kusursuz işledi. Asıl amaç partinin bölünmesiydi. Amaç hasıl oldu.

BAYKAL SONRASI CHP KILIÇDAROĞLU LİDERLİĞİNDE HEP İKTİDARA ÇALIŞTI !

Emekliler kan ağlıyor. Enflasyon, hayat pahalılığı yoksulluk, işsizlik almış başını gidiyor. Ülkenin ana muhalefet partisi olarak; ne yaptılar? Birkaç cılız söylem dışında, sesleri bile çıkmadı. İktidarı zangır zangır sallamalıydılar.

CHP nin bu ilk bölünmesi değil. Öncekiler başarılı olamadı . Bu defa durum farklı. Halk bunaldı. Bir kurtarıcı aranıyor. Bu açıdan bakıldığında Yeni Partinin başarılı olacağını düşünüyorum. Yeniden yapılanma Türkiye’nin sorunlarını aşması için bir ön koşuldur. Bunun için de, bir asır önceki Kuva-yi milliye ruhu gerekiyor. Kişisel menfaat ve hırslarının peşinde koşan ruhsuzlarla olmaz bu iş!
Özgür Özelin işi çok zor.
Kendisine kolaylıklar ve başarılar dilerim.

Yeni Parti şu andan itibaren iktidara hazır olduğunu Türk milletine göstermek zorundadır.
Siyasi tartışmalardan uzak durarak, ülkenin, ekonomi, tarım, eğitim gibi sorunlarını nasıl çözeceğine yoğunlaşmalıdır.

İlyas Erbay
[email protected]