Reklam
Reklam
15
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

DİNLENME TESİSİ Mİ, SOYULMA TESİSİ Mİ?

Serbest piyasa elbette fiyatların oluşmasında önemli bir mekanizma. Fakat rekabetin fiilen sınırlı olduğu, tüketicinin alternatifinin bulunmadığı yerlerde “serbest piyasa” kavramı tek başına yeterli açıklama değildir. Otoyoldaki bir dinlenme tesisinde saatlerce yolculuk etmiş bir ailenin önünde başka seçeneğin olmadığı otoyol tesisleri gibi işletmelerin aşırı fiyat uygulaması tüketiciyi ciddi biçimde mağdur ediyor.

Mesele sadece birkaç liralık fark değil. Su, çay, tost, yemek, kahve gibi temel ihtiyaçların fiyatlarının vatandaşın gelirleriyle bağının kopması, toplumda “Bizi kim koruyacak?” duygusunu büyütüyor.

Serbest piyasa vatandaşın alternatifsiz bırakıldığı yerde hâlâ gerçekten serbest piyasa mıdır?
Fiyat pahalı olabilir ama vatandaşın başka seçeneğinin olmadığı yerde devletin denetim sorumluluğunu yerine getirmesi gerekmez mi?

Mesele yalnızca “pahalı yemek” değil; denetimsizliğin, rekabet eksikliğinin ve tüketicinin çaresiz bırakılmasının sembolü hâline gelen otoyol dinlenme tesisleri gibi işletmeler kantarın topuzunu kaçırdı.

Bırakın yemek yemeyi çoğu insan su bile alamıyor.

Ankara İstanbul otoyolunda sık sık seyahat ediyorum. Fiyatlar mutlaka sizlerinde dikkatinizi çekmiştir. Şehirlerdeki marketlere rahmet okutuyorlar. 3 kat 5 kat hatta, bazı ürünlerde neredeyse 10 kat fark var.

Vatandaş hiç bir dönemde bu kadar sahipsiz kalmadı. Piyasalar bir kadar denetimsiz ve başıboş bırakılmadı.
Arsızlık, ahlaksızlık bu kadar arşa çıkmadı.

Ne oluyoruz, nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Sorumluluk makamındakiler bunları gör müyor musunuz?

Tamam, devlet her fiyatı belirlemek zorunda değil; fakat piyasada kuralları koymak, haksız uygulamaları denetlemek ve tüketiciyi korumak zorunda. Serbest piyasa, “her isteyen istediği fiyatı koysun” anlamına gelmez.

Devletin görevi vatandaşın hakkını koruyan hukuk ve denetim mekanizmalarını işletmektir.

Vatandaşın cebini yakan fiyatlar bu kadar görünürken, denetim mekanizmaları neden vatandaşın hissettiği ölçüde güçlü çalışmıyor?

Basından takip ediyoruz. Ticaret bakanlığı, denetimler yapıyor ağır cezalarda uyguluyor. Belli ki yetersiz.
Vatandaşın pazarda, markette, restoranda, akaryakıt istasyonunda veya dinlenme tesisinde karşılaştığı fiyat ile gelirindeki artış arasında büyük fark varsa, kağıt üzerindeki denetim rakamları toplumsal rahatsızlığı gidermeye yetmiyor, beyler.

Serbest piyasa, başıboş piyasa demek değildir. Fiyatlar keyfi biçimde belirlenmemeli; fakat rekabeti bozacak uygulamalara, yanıltıcı fiyatlandırmaya, fahiş fiyatlara ve tüketicinin çaresizliğinden yararlanılmasına karşı daha hızlı, görünür ve caydırıcı bir denetim mekanizması kurulmalıdır.

Vatandaşın sorduğu soru aslında çok basit:
“Benim gelirim bu kadar artmıyorsa, her şeyin fiyatı neden bu kadar hızlı artıyor ve devlet neden bunu durduramıyor?”
Bu soru cevapsız kaldıkça, mesele ekonomik olmaktan çıkıp adalet ve devletin vatandaşını koruma kapasitesi meselesine dönüşür.

Yeter artık, millet bunaldı, vatandaşın kan alacak damarı kalmadı. Lütfen sorumluluğunuzun gereğini yapın.

İlyas Erbay