Emeklilik, insanların çalışma gücünü ve yeteneklerini yitirip, çalışma hayatından ayrılmalarıyla gelir kaynaklarının ortadan kalkması üzerine kazandıkları haktır.
On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru, sosyal güvenlik sistemlerinin gelişmeye başlamasıyla emeklilik söz konusu olmuş.
Emeklilik sayesinde, prim ya da kesenek ödeyen işçi, memur ya da bağımsız çalışanların yasayla belirlenmiş bir süre sonunda işten ayrılarak, bir hizmet karşılığı olmaksızın aylık alması sağlanır.
Günümüzde çoğu gelişmiş ülkede, insanların ilerleyen yaşlarda işgücünün dışında kalmalarından dolayı mağduriyete uğramamaları için sosyal güvenlik sistemleri geliştirilmiş, çalışanlara emeklilik hakkı tanınmıştır.
Ancak iktidar, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek sistemi ile, emeklilerin ödediği prim karşılığı aldığı maaşlarına artış yerine, sosyal destek modeli ile emekli maaşlarını düzenlemek istemekte…
Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı Gelir Tamamlayıcı Aile Destek (GETAD) Sistemi, yalnızca emekli maaşını değil, aynı hanede yaşayan bireylerin toplam gelirini esas alan yeni bir sosyal destek modeli oluşturmayı hedefliyor.
Hazırlanan taslağa göre belirli bir gelir seviyesinin altında kalan haneler için ihtiyaç odaklı destek sağlanması planlanıyor.
Böylece sosyal yardımların daha hedefli kullanılması ve düşük gelirli emeklilerin korunması amaçlanıyor.
Gelir dağılımı ve refah payı dağıtımında yaşanan dengesizlik, son yıllarda emekliler arasında farklı uygulanarak, maaş artışları piyasanın çok altında kalmış…
Bir taraftan çalışanlara verilen maaş artışı, emeklilere yansıtılmazken, diğer taraftan siyasi iktidarın, çalışan ve emekliler üzerindeki baskısını artırmakta…
Fahiş fiyat artışlarıyla piyasalara dur diyemeyen ekonomi yönetimi, çareyi çalışanlara verdiği artışı, emeklilerden kesmekle bulmakta…
Emekli haricinde sosyal desteğe ihtiyacı bulunanların da sosyal devlet anlayışı gereğince desteklenmeleri, gelir dağılımından hakları olan payları almaları gerekir…
Ancak, sosyal destek kapsamına dahil ederek emeklileri de muhtaç göstermek, çalışma hayatında kafa karışıklığına yol açmakta…
İnsanların ilerleyen yaşlarda işgücünün dışında kalmalarından dolayı mağduriyete uğramamaları için sosyal güvenlik sistemleri geliştirilmiş, çalışanlara emeklilik hakkı tanınmış.
Ekonomik gelişmelerden, yasa ve sendikal haklarla, çalışanların ve emeklilerin de emeklilik hakkından dolayı maaş artışı alma hakları bulunmakta…
Yasal olan bu hakkı, emeklilerden kimse alamaz.
Siyasetin ve ekonomi yönetiminin yaptığı uygulamalar, yasalar çerçevede yapıldığına göre, çalışana verip emekliyi cezalandırmak, sosyal devlet anlayışına aykırıdır…
Siyaset ve iktidar, yıllardır milli irade ile yatıp, milli irade ile kalkmakta…
Siyaseti ve iktidarı milli irade seçtiğine göre, siyaset ve iktidar milli irade arasında ayrımcılık yapamaz…
Sosyal devlet anlayışını milli iradeye, halka yansıtmakla görevli olan siyaset, iktidar ve ekonomi yönetimi, çalışan ve emekliler arasında ayrım yapmadan gelir dağılımını düzenlemeli…
Emekli maaşlarına ayrı ayrı artış olmaz, hele emekli maaşına destek olmaz, emekli kişinin çalışarak kazandığı bir haktır…
Yardım eder gibi destekle olmaz, tüm emekliler değerlendirilerek yasal çerçevede, maaş artışı yapılmalı…
Siyaset, yanlışlarını halkın sosyo-ekonomik hayatını kısıtlayarak düzeltmeye çalışmamalı…
Siyaset, hükümet etmek yerine, halkı refahtan uzaklaştırırken
yapılan hizmetlerden, nüfusun çoğunluğu tam anlamıyla yararlanamamakta…
Yıllar önce çalışanlara verilen, emeklilere verilmeyen fark bugün, dağ olmuş, emekliler hak gaspına uğramış…
Milli irade sevdalısı siyaset, bu hak gaspını gidermedikçe, meydanlardan eli boş döneceğini unutmamalı…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…
