Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımları, karsrını Aralık 2020 de almıştı. Karar Nisan 2021 de yürürlüğe girmişti.Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması gerekçesiyle başlatılmıştı.
F 35 Savaş Uçakları programından çıkarılmamız ise, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almamız nedeniyle olmuştu. Bu gerekçeyle ilk olarak 17 Temmuz 2019 tarihinde program askıya alınmıştı, 21 Nisan 2021 tarihinde ise ABD tarafından resmi olarak F35 programından çıkarılmıştık.
Aradan geçen 5-6 yılda ne değişti? Düşman ülkelere uyguladıkları CAATSA yaptırımlarına dahil ettikleri Türkiye şimdi dostları mı oldu?
Hayır! Şunu gördüler; yaptırım ve ambargo uyguladıklarında Türkiye başının çaresine bakabilen bir ülke. Savunma, sanayiinde en büyük atılım CAATSA yaptırımlarının uygulandığı bu 5-6 yıllık dönemde oldu.
CAATSA’nın İngilizce açılımı Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act şeklindedir. Türkçe karşılığı ise Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (veya Amerika’nın Düşmanlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası) olarak bilinir.
Amerika’nın hasımlarına yada düşmanlarına yaptırımlar yoluyla karşı koyma yasası ! Adamlar müttefik olduğumuz halde bizi düşman olarak görmüşler. Böyle bir ülkeye nasıl güvenebiliriz? Trump bugün var yarın yok! Yerine gelen başkanın CAATSA yada, benzeri bir yaptırımı uygulamayacağının garantisi var mı?
CAATSA YAPTIRIMLARININ KALKIP KALKMAYACAĞINI ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE GÖRECEĞİZ.
Trump güvenilir bir isim değil. Yahudi ve Yunan lobilerinin gücünü de unutmayalım. Benim pek umudum yok ama, CAATSA, kalkarsa ve F35 programına geri dönersek bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz.
CAATSA YAPTIRIMLARININ KALKMASININ TÜRKİYE’YE FAYDASI
* Türk savunma sanayii projelerinin önündeki teknik engellerin/ambargoların kalkması ve üretim süreçlerinin hızlanmasıdır. Bu gelişme, milyarlarca dolarlık yedek parça, motor ve aviyonik alt bileşenin tedarik kanallarını açarak yerli askeri platformların seri üretim risklerini ortadan kaldıracaktır.
* Yerli platformlarda (İHA, SİHA, gemi ve uçaklar) kullanılan Amerikan menşeli motor, sensör ve aviyonik sistemlerin ithalat izinleri yeniden açılır.
* Milli muharip uçak KAAN için planlanan F-110 motor tedariki ve F-16 modernizasyon kitleri gibi milyar dolarlık projeler yasal/bürokratik gecikmelerden kurtulur.
* Yabancı tedarikçilerin “yaptırım riski” nedeniyle çekimser kalma dönemi biter ve üretim hatlarındaki duraksama riskleri en aza iner.
* Türkiye’nin en büyük NATO müttefiki tarafından uygulanan yaptırımların kalkması, ülkenin risk primini (CDS) olumlu etkiler.Küresel Sermaye Girişi: Batı merkezli finans kuruluşlarının ve fonların Türkiye’ye yönelik “yaptırıma maruz kalan ülke” algısı yıkılacağından, yabancı sermaye güvenle ülkeye yönelebilir.
* Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Türk savunma firmaları üzerindeki ABD finans kuruluşlarından kredi ve borç alma kısıtlamaları son bulur, şirketlerin finansal yükü hafifler.
* Türkiye’nin ürettiği yerli askeri araçlarda bulunan ABD menşeli alt bileşenler nedeniyle, üçüncü ülkelere yapılacak ihracatlarda yaşanan “re-export” (yeniden ihracat) lisans kısıtlamaları aşılır.
* Türk savunma sanayiinin ihracat kanalları genişleyerek savunma ihracatından elde edilen gelirlerin katlanmasına zemin hazırlar.
Özetle, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kalkması; savunma sanayii ihracatındaki kısıtlamaların sona ermesini, F-35 programına dönüş yolunun açılmasını ve küresel sermayenin ülkeye güvenle yönelmesini sağlayarak Türkiye’nin ekonomik ve askeri gücünü ciddi oranda rahatlatacaktır.
İlyas Erbay
