Kastamonu Üniversitesi’nin 6 projesi, TÜBİTAK 2237-A Programı’nın 2024/I. döneminde desteklenmeye hak kazandı.
Kastamonu Üniversitesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı’nın 2024/1. döneminde 6 projenin kabul edilmesiyle büyük bir başarıya imza attı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Alperen Kaymakçı’nın “İhtisas Odaklı Ar-Ge Fikirlerin Sınai Mülkiyete Dönüştürülmesi ve Patent Dilinin Anlaşılması” ve Dr. Öğretim Üyesi Hakan Aydoğan’ın “Fen Bilimleri Alanında Lisansüstü Öğrencilerine Yönelik Tez Öneri Formu Hazırlama Eğitimi” ile Tosya Meslek Yüksekokulu öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Karamanoğlu’nun “Akademisyenlerin Bilimsel Etkinlik Düzenleme Yetkinliklerinin Geliştirilmesi”, Fen Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Aysun İnan Genç’in ise “Hipotezden Ürüne Biyolojik Bilimler ve Uygulamalı Doğa Bilimleri Alanlarında Bilimsel Sürecin Bileşenleri Eğitimi”, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Tekin’in “Genç Araştırmacıların Ar-Ge Kültürünün Tekno-Girişimcilik Dikeyinde Geliştirilmesi-III” ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Doç. Dr. Nesrin İçli’nin Analitik Metot Validasyonu/Verifikasyonu Ölçüm Belirsizliği İleri Uygulama Eğitimi ” projeleri program çerçevesinde desteklendi.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin bu başarısının, akademisyenlerinin güncel ve nitelikli konulardaki çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirterek, Kastamonu Üniversitesi’nde verilen proje eğitimlerinin üniversitenin proje başarılarının daha da arttırdığının altını çizdi. Bu tür başarıların, Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası alandaki prestijini yükselttiğini ifade eden Rektör Topal, Türkiye’nin AR-GE, proje ve nitelikli eğitim çalışmaları ile ilgili projelere verdikleri destekler ve teşvikleri için TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programı Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, üniversiteye verdikleri destek için teşekkürlerini iletti.
Rektör Topal, “Üniversitemizin bilimsel araştırmalarda öncü rol üstlenmesi ve akademik başarılarının artarak devam etmesi en büyük temennimizdir. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Gelecekte de Üniversitemizin adını bilimsel başarılarla duyurmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


Kastamonu Üniversitesi’nin 6 projesine destek
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

