KARDEMİR Genel Müdürü Hüseyin Soykan: “Ana hedefimiz daha yenilikçi, ileri teknolojili ve yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçmek, şirketimizde bilim, yenilik ve teknoloji ekosisteminin her yönüyle geliştirilmesini ve güçlendirilmesini sağlamaktır”
Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş. (KARDEMİR) Yönetim Kurulu tarafından 15 Nisan’da kurulan KARDEMİR AR-GE Merkezi, iki aşamalı değerlendirme ve denetim süreci sonrasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescil edildi.
Toplam varlıkları bakımından Türkiye’nin en büyük sanayi şirketlerinden biri olan KARDEMİR, Türk çelik sektörüne yeni bir AR-GE Merkezi daha kazandırdı. Eylül ayı itibarıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye’de Ar-Ge Merkezi belgesi verilen bin 195 firma listesine eklenen KARDEMİR AR-GE Merkezi, Türk demir-demirdışı metal sektörünün 28’inci, Karabük’ün ise ilk Ar-Ge Merkezi oldu.
KARDEMİR AR-GE Merkezinin bakanlık onaylı Ar-Ge Merkezi olarak tescil edilmesi üzerine bir değerlendirme yapan KARDEMİR Genel Müdürü Hüseyin Soykan, merkezin özelleştirme sonrası gerçekleştirdiği 2 milyar doların üzerindeki yatırımla üretim teknolojilerini yenileyip üretim kapasitelerini artırırken, ürün yelpazesini katma değeri yüksek ürünlerle çeşitlendiren ve kalite odaklı üretimi ile tüm paydaşlarının beklentilerini en üst düzeyde karşılayan, çevreye ve topluma duyarlı, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında dünya klasmanında bir şirket olma hedefine doğru ilerleyen KARDEMİR’in en önemli itici gücü olacağını söyledi. Dünyada çok hızlı bir dönüşüm ve gelişim yaşandığını, bunun keskin ve yıkıcı bir rekabeti beraberinde getirdiğini aktaran Soykan, bu rekabet ortamında ayakta kalabilmenin ancak yeni ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi ve Ar-Ge çalışmaları ile mümkün olabileceğini kaydetti. KARRDEMİR AR-GE Merkezi’nin temel amacının Cumhurbaşkanı tarafından “Daha fazla değer üreten, daha adil paylaşan, daha güçlü ve müreffeh Türkiye” vizyonu ile onaylanan ve ana ekseninde rekabetçi üretim ve verimliliğinde yer aldığı 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı ile uyumlu şekilde KARDEMİR’in stratejik hedefleri doğrultusunda özellikle otomotiv, savunma ve raylı sistemler sektöründe milli ürün üretmek ve bu ürünlerin kullanım oranlarının artırılmasına hizmet etmek olduğunu vurgulayan Soykan, burada gelişecek inovasyon kültürünün hem KARDEMİR’e hem de Türk demir çelik sektörünün gelişimine katkı sunacağını belirtti. Soykan, “Bu merkez, sahip olduğu yetkin insan kaynağı ile birlikte dünyayı takip eden, ulusal ve uluslararası ihtiyaçlar için daha akılcı ve daha yenilikçi çözümler üreten, katma değeri daha yüksek ve daha ileri teknolojili ürünlere odaklanan, çalışmalarda elde edilecek olan bilgilerin kurumsal hafızaya aktarılmasını sağlayan, yeni işbirlikleri geliştiren, geleceğin teknolojilerine yatırımın kapılarını aralayan, girdi maliyetlerinde düşüş ve verimliliklerde artış sağlayacak projeler geliştiren bir merkez olacaktır. Ana hedefimiz daha yenilikçi, ileri teknolojili ve yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçmek, şirketimizde bilim, yenilik ve teknoloji ekosisteminin her yönüyle geliştirilmesini ve güçlendirilmesini sağlamaktır” dedi.
Ham maddeler ve demir üretim, çelik üretim ve döküm teknolojileri, haddeleme prosesleri, inovasyon projeleri, fikri haklar ve dökümantasyon olmak üzere 5 ana bölümle faaliyetlerine başlayan ve çelik kullanıcısı sektörlerin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yenilikçi çözümler sunacak olan KARDEMİR AR-GE Merkezi’nin şu ana kadar yaklaşık 42 milyon lira bütçeli toplam 7 projeyi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayına sunduğu, aralarında Avrupa Birliği projeleri de bulunan 7 ayrı proje üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Merkez, Karabük Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Ostim Teknik Üniversitesi, Newcastle Üniversitesi gibi üniversiteler ile Savunma Sanayi Başkanlığı, otomotiv ana ve yan sanayi kuruluşları, Türkiye Çelik Üreticileri Derneği, ARUS Türkiye Konsorsiyumu, TOBB, İhracatçı Birlikleri gibi sektörel kurum ve kuruluşlar ile ulusal ve uluslararası farklı Ar-Ge merkezleriyle de işbirliği yürütüyor.


KARDEMİR AR-GE Merkezi tescillendi
BEUN’da geleceğin eczacıları beyaz önlük giydi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) düzenlenen “2025-2026 Akademik Yılı Eczacılık Fakültesi Beyaz Önlük Giyme Töreni”, duygu dolu anlara sahne oldu. Geleceğin eczacı adayları beyaz önlüklerini giyerek sağlık alanındaki kutsal görevlerine ilk adımlarını atarken, programda öğrencilerin heyecanı ve ailelerin gururu salona yansıdı.
Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, Zonguldak Eczacı Odası Başkanı Ecz. Esra Geyikli, akademik ve idari personel, öğrenciler ve aileler katıldı.
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından gerçekleştirilen müzik dinletisiyle başladı.
Genç eczacı adaylarının gurur günü
Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, öğrencilerin beyaz önlük giyme heyecanını paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, eczacılık mesleğinin insan sağlığı açısından taşıdığı büyük sorumluluğa dikkat çekti. Öğrencilerin uzun ve emek dolu bir eğitim sürecine adım attığını belirten Prof. Dr. Safi Öz, geleceğin eczacılarını tebrik ederek onların meslek hayatlarında bilimsel etik, vicdan ve insan sevgisini daima rehber edinmeleri gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda Eczacılık Fakültesine ve üniversiteye sunduğu desteklerden dolayı Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Safi Öz, öğrencilerin nitelikli bireyler olarak yetişmesi adına sürdürülen çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. Özölçer, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayarak öğrencilerin hayatlarında unutamayacakları anlamlı bir güne şahitlik ettiklerini ifade edip şu sözleri dile getirdi:
“Sözlerimin hemen başında; insan sağlığının korunması ve toplum sağlığının güçlendirilmesi adına büyük bir özveriyle görev yapan tüm eczacılarımızın ve eczacı adayı öğrencilerimizin 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü en kalbî duygularımla kutluyorum. Öğrencilerimizin beyaz önlüklerini giydikleri bu mutlu günde sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Şunu özellikle belirtmek isterim ki bugün burada, öğrencilerimizin bu kutlu anına bizatihi şahitlik etmekten kıvanç duyuyorum. Böylesine anlamlı bir törende geleceğin eczacıları olacak öğrencilerimizin meslek aşkının ve aziz milletimize hizmet etme yolculuğunun ilk adımına birlikte tanıklık ediyoruz. Kıymetli öğrencilerimizin giydiği beyaz önlükler; sorumluluğun, merhametin ve insanlığa hizmet aşkının simgesidir. Çalışırken beyaz önlüklerinde oluşacak her bir leke; alın terlerinin, emeklerinin ve onurunun nişanesi olacaktır. Sözlerime son verirken; öğrencilerimize beyaz önlüklerini giyerek adım attıkları bu kutlu yolda üstün başarılar diliyorum.”
Beyaz önlükler alkışlarla giydirildi
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen beyaz önlük giyme töreninde öğrenciler büyük heyecan yaşadı. Rektör Özölçer ve protokol üyeleri tarafından öğrencilere beyaz önlükleri giydirildi. Ailelerin gurur ve mutluluğunun salona yansıdığı törende duygu dolu anlar yaşandı. Öğrenciler, beyaz önlüklerini giydikleri anı uzun süre alkışlarla kutlarken, tören toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle devam etti.
Öğrenci çalışmaları büyük beğeni topladı
Beyaz önlük giyme töreninin ardından gerçekleştirilen “II. Mezuniyet Adım Adım Öğrenci Çalıştayı” kapsamında fuaye alanında Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı çalışmalar sergilendi. Öğrenci topluluklarının açtığı stantlar da katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuaye alanını ziyaret eden Rektör Özölçer, öğrencilerle sohbet ederek projeleri hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin bilimsel ve sosyal alandaki çalışmalarını takdir eden Rektör Özölçer, gençlerin ortaya koyduğu üretkenliğin ve akademik vizyonun üniversitenin geleceği adına büyük umut verdiğini ifade etti.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen program, öğrencilerin sergilediği çalışmaların incelenmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.


