Reklam
Reklam
bakan yumakli cayimizin degerine deger katmak icin gucumuzun son damlasina kadar calismaya devam edecegiz Y4mu5Fw9 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Ağustos, 2024 04:52 tarihinde yayınlandı
0

Bakan Yumaklı: “Çayımızın değerine değer katmak için gücümüzün son damlasına kadar çalışmaya devam edeceğiz”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Çayımızın değerine değer katmak için gücümüzün son damlasına kadar çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi program ve ziyaret için Rize’ye geldi. Sabah saatlerinde Rize’ye gelen Bakan Yumaklı, önce Ziraat Çay Bahçesi’ni ziyaret etti. Yumaklı, ardından Rize Valiliğine gitti. Rize Valiliği’nin ardından Rize Belediyesine de ziyarette bulunan Bakan Yumaklı, AK Parti İl Başkanlığını da ziyaret etmesinden sonra İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gitti. Bakan Yumaklı, Ticaret Borsası binasında düzenlenen Tarım ve Çay Sektörü Temsilcileri ile buluşma programına katıldı. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, dekar başına kotanın 600 kilogram olarak uygulanacağını belirtti.

“Dekar başına verim yüzde 66 oldu”

Dekar başına verimin arttığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Rize’nin yüzde 70’inin çay tarımını yaptığı çay ile alakalı hem sosyolojik tarafını olduğunu hem de ekonomik tarafının olduğunu her yerde her zaman söylüyoruz. Dolayısıyla sadece 4 ille sınırlanmış bu ürünün üretimi ile ilgili elbette biz her türlü sorununda, her türlü problemde yanında olacağız. Çaykur, bunu başarabilmiş önemli bir marka. Çayı üretiyor. Çaydan yan ve ara mamuller oluşturuyor ve önemli de bir marka. Tek başına yeterli değil. Hakikaten dünya pazarlarına açılacak markalar oluşturmamız gerekir ve güçlendirmemiz gerekiyor. Yaş çay üretimi son 22 yılda artışı yüzde 72 oldu. Dekar başına verim yüzde 66 oldu. Yine kuru çay üretimindeki artış yüzde 100 oldu. Peki bunlar kendi kendine mi oldu? Elbette değil. Siz kıymetli üreticilerin gayreti ve hükümetlerimizi bu konudaki politikalarıyla olmaya geldi” ifadelerini kullandı.

“Dekar başına kotanın 600 kilogram olarak uygulanacağını buradan belirtmek istiyorum”

Dekar başına kotanın 600 kilogram olarak uygulanacağını belirten Bakan Yumaklı, “Şimdi tabii hem Çaykur’un hem de özel sektörün alımlarıyla alakalı bu geçen süreçte üretim arttıkça alım da arttı. Özel sektörün alımı örneğin 3 kat artmış vaziyette. Yatırım yapılması, bu sektöre yatırım yapılması çok önemli. Malumunuz Çaykur’un 49 fabrikası var. Bunlardan biri paketleme fabrikasıdır. Özel sektöründe 135 adet işleme fabrikası var. Şimdi birinci sürgünde Çaykur’un almış olduğu ürün yaklaşık 213 bin ton. İkinci sürgünde 279 bin ton. Üçüncü sürgün de birkaç gün içerisine başlayacak. Burada da ben dekar başına kotanın 600 kilogram olarak uygulanacağını buradan belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

“Çayımızın değerine değer katmak için gücümüzün son damlasına kadar çalışmaya devam edeceğiz”

Çaya değer katmak amacıyla her zaman çalışacaklarına vurgu yapan Yumaklı, “Herkes her şeyi söylüyor. Çay fiyatlarıyla ilgili çalışırken kılı kırk yanıyoruz. Buradaki bütün amacımız şu, bu üretimi yapanlar hiçbir şekilde mağdur olmasın ve bir sonraki sene bu işin devamlılığı ve sürdürülebilirliğiyle ilgili onu cesaretlendirecek bir fiyat olsun. Hiçbir zaman için rasyonellikten kopmadık. Hiçbir zaman için biz üreticimize yanlış şeyleri söylemedik. Onu ben de söylerim. Hiç bir gerçekliği olmayan bir fiyat ver. Beklentileri yükselt. Omuzundaki sağ olmayanlar için kolay iş. Ancak bu işin kahrını çekenler de çok yakından biliyor ki, bu konuda çalışan, yanında olan bizler mutlaka ama mutlaka imkanları sonuna kadar zorlamış vaziyetteyiz. Çayımızın değerine değer katmak için gücümüzün son damlasına kadar çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
17 Mayıs, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0

İDDİA EDİYORUM, TOPLAYIN BİR SALONDA, ÖNLERİNE KAĞIT KALEM KOYUN…

Ön seçim demokrasinin gereği iken, CHP ısrarla ve yıllarca, Millet Vekili ve Belediye Başkanı adaylarını Genel Merkezde (PM de) belirledi. Çoğunlukla da genel başkan bu isimlere, biraz da etki altında kalarak tek başına karar verdi.
Halkın tepkisine rağmen, CHP seçmeninde karşılığı olmayan isimler aday gösterildi.

2015 yılına kadar bazı illerde kısmen de olsa bir ön seçim yapılıyordu. 2015 tarihinden itibaren ön seçimi tamamen kaldıran Kılıçdaroğludur. Millet vekili ve belediye başkanlarını atama usulü ile aday gösteren ve seçtiren de bu zat’ı muhteremdir. O dönemlerde attığı tohumların buğün meyvesini verdiğini görmekten kimbilir nasıl da mutludur şimdi.

Mersin’de 5. Sıradan CHP den milletvekili olan, sonra AKP ye geçen tipi hatırlayın. TV lerde günlerce ben yörüğüm, şöyle yiğidim böyle yiğidim diye ortalığı inletiyordu. Bu yiğidi(!) , Topuklayan Efe Özlem Çerçioğlunu, Burcu Köksalı ve CHP ye ihanet eden daha bir çok ismi vekil yapan, belediye başkanı seçtiren Kılıçdaroğludur. Gerçek Kemalistleri, CHP nin öz evlatlarını partiden ihraç eden de bu beyefendidir.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe, ikisi belde olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanı AKP’ye geçti.

Yıllarca, belediye başkanı ve milletvekili adayları parti genel merkezinde değil, bölgelerinde ön seçimle belirlersin diye yırtındık. Önseçimler sadece delegelerin değil o ildeki bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılmalıdır. CHP önseçim yapmadan bu tür atamalar yaparsa daha böyle çok ihanet yaşar.

CHP yönetimi yaşananlardan ders çıkartarak, gerekli tüzük değişikliğini ilk kurultayda yapmak zorunda.
Sırf partiye bağış yaptığı için ne idüğü belirsiz isimlerin garanti yerlerden aday gösterilmesi yanlışından da dönülmeli.
Bu uygulama CHP de yeni değil.
Önder Sav’ın partide hakim olduğu yıllarda da vardı.

Değerli dostum, yarım asırlık CHP li, emekli askeri hakim Mustafa Necati Nalıncı ne güzel hatırlatmış; “Genel seçimlerde ECEVİT liderliğindeki CHP’nin birinci parti olduğu iki seçim 1973 ve 1977 genel seçimleridir. Bunların ilkinde CHP, yüzde 33.3 oy ve 185 vekil, ikincisinde ise yüzde 41.4 oy ve 213 vekil çıkarmasına rağmen tek başına iktidar olamamış ve ikincisi AP’ den istifa eden 13 vekile bakanlık verilmesiyle oluşan kısa süreli iki kez koalisyon hükümeti kurmuştur.
1973 ve 1977 seçimlerinde CHP’den seçilen 398 vekil önseçimden gelmişti. Bunlardan biri bile maddi onca teklife rağmen başka bir partiye geçmedi. Oysa bu süreçte AP’den seçilen başta Hilmi İŞGÜZAR, Mete TAN ve Tuncay MATARACI olmak üzere 14-15 vekil partilerinden istifa etmişler ve bakan olup ECEVİT hükümetine destek vermişlerdi.
Önseçimden gelen bir vekilin parti değiştirmesi çok zordur. İstese de kolay kolay bunu yapamaz. Ona oy veren binlerce delegeden çekinir. Bunların oyuyla vekil olan biri partisinden ayrılıp hele tam karşıt bir partiye geçerse sokakta bile yürüyemez. Adamın yüzüne tükürürler. Dünyayı ona zindan ederler. Yani böyle seçilen birinin hem aidiyet duygusu çok yüksektır, hem de hesap vermek zorunda olduğu binlerce kişinin manevi baskısı vardır.
Ayrıca, ön seçim demokrasinin gereğidir.” diyor.

Bundan sonraki mahalli ve genel seçimlerde adaylar şimdiki gibi belirlenecekse, daha böyle çok ihanetler yaşanır. Özellikle kararsız seçmenin CHP’ ye güven konusunda ciddi tereddütleri olur. Bu şekilde de iktidar olunamaz. 31 Mart 2024 seçimlerinde alınan yüzde 37.7 oy şu an 30′ lar seviyesine bu yüzden inmiştir.

Siyaset mühendisliktir. Her detay ince ince hesaplanmak zorundadır. Siyasette hataya yer yoktur.

CHP’nin kurucu değerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen ve Altı Ok (Altı İlke) olarak ifade edilen Kemalizm ideolojisinin temel sütunlarına dayanır. Bu değerler; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (reformizm) olarak sıralanır.
Bu değerler, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan tarihsel mirasın ve çağdaşlaşma vizyonunun temel yapı taşları olarak kabul edilir.

İDDİA EDİYORUM !

CHP nin Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını, hatta parti yönetimindekileri toplayın bir salonda. Girişte cep telefonlarını alın ellerinden. Önlerine kağıt kalem koyun. CHP nin kuruluş değerleri olan bu 6 ilkeyi yazmalarını isteyin.
Yarıdan çoğu doğru düzgün yazamaz.

CHP ülkenin kurucu partisidir tam 103 yıl önce Atatürk ve arkadaşları tarafından “Halk Fırkası” ismiyle kurulmuş, 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” ismini almıştır.
1927 Kongresinde Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik ilkeleri kabul edildi.
1931 Kongresinde Devletçilik ve İnkılapçılık ilkelerinin eklenmesiyle ilkeler “altı ilke” halini aldı.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle bu 6 ilke resmî olarak Anayasa’ya girdi.

Partinin yol haritası, kılavuzu bu temel ilkelerde belirlenmiştir. CHP kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak zorundadır, Kuvai milliye ruhunun partide tekrar hakim kılınması zorunludur. Bu partide bu ruhu taşımayan insanlara yer yoktur.

Benden söylemesi, menfaat arsızları temizlenmeden, parti özüne dönmeden iktidar mümkün değil!

İlyas Erbay