DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Son çeyrek asra damgasını vurarak Türkiye’yi yöneten hükümet, iktidar ile birlikte siyaseti de tekeline alma gayretinde…
Butlan, kayyım gibi kavramlarla, milli iradenin vermediği seçimleri sandık yerine, iktidar gücüyle almaya çalışmakta…
21.yüzyılla Türkiye ve siyasetinde başlayan, siyasi değişim sonucu oluşan tablo, birleşme yerine kutuplaşmayı daha çok artırdı…
İktidarın her alanda yaptığı değişiklikler, bazı alanlarda yasaları zorlasa da yürürlüğe girmesine, uygulanmasına müdahale edebilecek siyasi ana muhalefet, ülke ve toplum siyaseti yerine, parti içi siyasetle uğraşmakla meşgul oldu…
Kendini siyasetini yönetmekte zorlanan ana muhalefet, parti içi muhalefet ile uğraşırken, iktidarın toplumun, halkın aleyhine olan uygulamalara itiraz ve muhalefet etme imkanını bulamadı…
İktidar ve muhalefet görevini birlikte üstlenen Cumhur İttifakı iktidarı, yasama ve yürütmeye itiraz edecek siyasi muhalefeti bulamayınca, doğru-yanlışa bakmadan, tüm söylem ve icraatlarını uygulamaya devam ediyor…
İktidar, yerel seçimlerde yıllardır yönettiği büyük şehirlerin büyük kısmını kaybederek iktidarı muhalefete kaptırması, iktidarı kaybettikleri başkanlıkları, butlan, kayyım gibi iktidar gücünü kullanarak yeniden almaya yöneltti…
Bu yöntemle iktidar, milli irade yoluyla kaybettiği büyükşehir ve diğer belediyelerin çoğunluğunu alarak iktidar gücünü gösterdi…
Aynı şekilde, ana muhalefet partisi için böl-parçala yok et modelini uygulamaya koyan iktidar, ana muhalefeti, iktidar yanlısı muhalefet ve muhalefet partisi olarak ikiye bölerken, ana muhalefetin siyasi gücü kırılmış oldu…
Bu bölünme, ana muhalefet partisi liderlerinin savaşına dönüştü…
Halkın desteklediği ana muhalefet ile iktidarın desteklediği ana muhalefetin siyasi güç savaşları, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün CHP’sini yok etme savaşına dönüşmüş durumda…
Ana muhalefet belediye başkanlarının suçlandığı yolsuzluk ve kurultay davalarında, şikayetçi ve itirafçıların ana muhalefet CHP kökenli olması da ana muhalefeti siyasi olarak oldukça yıprattı…
Geçmiş dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kurultay davasında, butlan kararıyla iktidarın da desteğiyle, CHP’nin genel başkanlığına atanması, ana muhalefette siyasi yıldırım etkisi yaptı…
Soruşturma ve göz altıların hızla devam ettiği ana muhalefet belediyeleri için arınma başlatacaklarını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, belediyelerde başlatılan soruşturmaların yapıldığı iddia edilen dönemlerde, ana muhalefet CHP genel başkanının kendisi olduğunu unutmuş durumda…
Ana muhalefet CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu kanadı, CHP iktidarı mücadelesi yerine, Cumhur ittifakının önümüzdeki aylarda, yıllarda yapılacak genel seçimlerde yeniden iktidarını garantiye alma peşinde…
Muhalefetin eksikliğini, son döneminde daha fazla hissetmeye başlayan iktidar, yaptığı uygulamaların ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlarını görmeye başladı…
Geçmişte karşısında olduğu ABD, Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşlara, ekonomiyi teslim eden iktidar, halkı ve milli iradeyi görmezden geldiği yönetim tarzı, iktidarın en büyük düşmanı…
Cumhur ittifakı bu gizli düşmanı görmemekte ısrar ettiği, siyaseti tekel altında tutmaya devam ettiği müddetçe, halktan ve milli irade desteğinden uzaklaşacağını unutmamalı…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…
