ÇAĞIN BULUŞUNUN ÜLKEYE VERDİĞİ BU BÜYÜK ZARARIN LAFINI ETMEYELİM Mİ? - Karabük Haber Postası

ÇAĞIN BULUŞUNUN ÜLKEYE VERDİĞİ BU BÜYÜK ZARARIN LAFINI ETMEYELİM Mİ?

cagin
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
20 Şubat, 2025 10:18 tarihinde yayınlandı
0
0

Bütçeye hiçbir yükü olmayacak diye tanıtılan Kur Korumalı Mevduat ( KKM ) kamuyu 1 trilyon 100 milyar lira zarara uğratmış. Net olarak hesaplanamasa da telaffuz edilen rakam aşağı yukarı bu. 30 milyar doların üzerinde bir paradan sözediyoruz. Bu para ile neler yapılabilirdi? Sorusuna yanıt vermeye kalksak sayfalar dolusu yazmamız gerekir. Şu kadarını ifade edeyim. En azından emeklilerimizi açlığa mahkum etmezdik!

Dönemin gözlerı ışıldayan Hazine ve Maliye Bakanı; seçim arifesinde, 10 Mayıs 2023 de çıktığı bir televizyon programında, Kur Korumalı Mevduat için “ÇAĞIN BULUŞU” nitelemesi yapmıştı.
Ülkede ne mucitler var değil mi?
Çağın buluşunun ülkeye maliyetine bakar mısınız?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, 21 Aralık 2021 tarihinde yürürlüğe koyduğu Kur Korumalı Mevduat fena gümledi. Şimdi, ülkeye verdiği büyük zarar konuşuluyor. Güya, bu dahiyane (!) formülle; döviz kur oranlarını aşağıya çekerek TL’nin değer kaybı önlenecekti.

2021 de yaptığı bir toplantıda, O günün Merkez Bankası Başkanı; Kur Korumalı Mevduat hesabını (KKM) anlatırken, “Bir taşla beş kuş vuracağız: Kur dengelenecek, enflasyon düşecek, dolarizasyon engellenecek, Merkez Bankası rezervi artacak ve faizler düşecek”
diye konuşmuştu..!
Ne kadar iddialı bir söylem!
“Bir taşla 5 kuş vuracağız!”
Vurduk mu, 1 taşla 5 kuşu?

  • Madem KKM çağın buluşuydu.
    neden başarısız oldu?
  • KKM kimlerin işine yaradı?
    Aslında, kimlerin işine yaradı ise onlar için başarılı oldu!

KKM’de, açılan TL vadeli hesaplarda, hesabın açılış tarihindeki kur ile vade sonundaki kur değişimi faiz oranı üzerindeyse, aradaki fark müşterinin hesabına TL olarak yansıtılıyordu.

KKM için yatırımcılara “yeni bir finansal alternatif” sunulduğu söylenmişti.
Neticede, formül tutmadı, TL’nin döviz karşısında erimesi ve yabancı paraların değer kazanması devam etti.

Arkasını, önünü, getirisini götürüsünü iyi hesaplamadan, “çağın buluşu” diye bir formül ortaya atacaksın, Tutturamayınca da çıkmak için debeleneceksin. Ülkenin uğradığı zararın hesabını kim verecek?

Deneme yanılma ile devlet yönetilir mi?
Devlet yönetimi ciddiyet ister.

Uzun vadeli ve kalıcı çözümler üretmek yerine;
▪︎ Faizlerle oynayarak,
▪︎ Yüzyılın buluşu diye kur korumalı mevduat ismi altında ucube sistemlerden medet umarak,
▪︎ Vergileri artırarak, yeni vergiler icat ederek,
▪︎ Karşılıksız para basarak
bu sarmaldan çıkmamız mümkün değil.

Haberlere bakıyorum. Enflasyonda tek haneye düşecek mişiz. İhracatta tarihi rekorlar kırmışız!
Neye göre rekor? İhracatımız ithalatımızın önüne mi geçti? Cari fazla mı vermeye başladık?
İhracat rakamlarını verirken neden ithalat rakamlarını da vermiyorsunuz?
Ekonomide çuvallıyoruz ama algı yönetiminde maşallahımız var.

Ekonomi bir bilim dalıdır. Ekonominin değişmez gerçekleri vardır.
Mesela;
▪︎ faizlerin artırılması ile piyasada talep azalır. Bu sayede harcama eğilimi de azalmaya başlar.

▪︎ Faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Faiz düşerse enflasyon artar yani enflasyon artarsa düşürmek için faizi artırmak gerekir.

▪︎Türkiye’de, ülke riskinin yüksek olması, kaynaklarından daha fazlasını kullanması nedeniyle faizler dünya standartlarının çok üzerinde. Bu durumda da iş dünyası ve yatırımcılar kredi kullanamıyor. Kısır döngü de işte burada başlıyor.

Ekonomi; “bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme, üretileni bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümü” şeklinde tanımlanıyor.
Yaşayabilmek için üretme ve bölüşme ! Görüldüğü gibi ekonominin temelinde üretim var. Ayrıca, ülkenin varlığını sürdürebilmesi için üretilenin adaletle ve hakkaniyetle bölüşülmesi gerekiyor.
Peki, günümüz Türkiyesinde yeteri kadar üretiyor muyuz?
Ürettiğimizi hakça bölüşüyor muyuz? Başka bir deyişle, gelir dağılımında adaleti sağlayabilmiş miyiz?
Bu sorulara evet diyebilir misiniz?
Ekonomimizin en istikrarlı yılları 1923 den1950 ye kadar olan dönemdir. Türk Lirasının da dünya ekonomisinde en değerli olduğu 27 yıl bu döneme denk geliyor.
Bu döneme baktığımızda, devlet destekli, üretime dayalı müthiş bir kalkınma hamlesi görüyoruz.
Bu ivme Atatürk’ün vefatından sonraki 12 yıl daha devam etti.

1950 den 1990 a kadar olan dönemde;
▪︎50 li yıllarda ABD ile yapılan ve elimizi kolumuzu bağlayan anlaşmalar, tarımımıza, eğitim sistemimize müdahaleler. Antikominist hedefleri olan Marshall yardımları.
▪︎ 1974 Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle maruz kaldığımız ağır ambargolar.
▪︎ 1980 askeri müdahalesi ve cunta yönetimi dönemi.
Bu 40 yıl da böyle heba oldu.

Sonrasında, 1990 – 2002 yıllarında yaşanan ekonomik bunalımların temel sebebi ise, siyasi istikrarsızlık, dolayısıyla orta ve uzun vadeli ekonomi politikasına sahip olamama durumudur. Bu dönemde Türkiye’de 6 farklı başbakan tarafından 11 farklı hükûmet kuruldu ve bu hükûmetlerin ortalama ömürleri 1 yıl civarında gerçekleşti.

Ülkenin enerjisini ve kaynaklarını terörle mücadeleye harcamasını da unutmayalım.
1984 yılından buyana terörle mücadele ediyoruz.

2002 den sonra tek parti iktidarı ile bir siyasi istikrar sağlandı! Peki buna rağmen, cumhuriyet döneminin tüm kazanımları da özelleştirme gerekçesiyle satıldığı halde neden ekonomik istikrar sağlanamadı? Bu sorunun o kadar çok yanıtı var ki, hangi birini yazayım.

Gerçek şu ki, yeteri kadar üretmiyoruz ve üretmediğimiz için yoksullaşıyoruz. Bu gerçekleri görüp, topyekün bir üretim seferberliğini çoktan başlatmalıydık.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yazarın Kaleminden

Namaz Vakitleri

Karabuk
2
Mayıs Cumartesi
1447 HİCRİ Zilkade 15
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
04:00
  Güneş
05:39
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:52
  İkindi
16:43
  Akşam
19:54
  Yatsı
21:27

Video Haberler

boluda park halindeki araclara carpip takla atti surucu alkolmetreye ufleyemedi 57yVvIhR

Bolu’da park halindeki araçlara çarpıp takla attı: Sürücü alkolmetreye üfleyemedi

kastamonunun yuksek kesimlerinde kar yagisi etkili oluyor Ofx8nQn3

Kastamonu’nun yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oluyor

kestigi agacin altinda kalan isci hayatini kaybetti eT2t2pDq

Kestiği ağacın altında kalan işçi hayatını kaybetti

Gemini Generated Image r1twbvr1twbvr1tw

HAK-İŞ Başkanı Arslan: “Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır”

d419bdb8 eb74 4522 9b9c 0af3e69b520f

Yenice’de okullar ilaçlandı

Haber Sıralaması

ILHAN ALPBOGA 2
Köşe Yazıları

VAGON TAHLİYE İŞÇİLERİ KADRO BEKLİYOR

dqdqdqdqdqdqdq
Köşe Yazıları

TÜRKİYE’NİN SÜPER GÜÇ OLMA POTANSİYELİ !

xaxaxaxaxaxax
Eğitim

KBÜ’nün başarılı mezunları deneyimlerini paylaştı

vqvqvqvq
Kardemir

Karabük’te bir yanda ziyaret diğer yanda bilgilendirme

22222 1
Kardemir

Karabük Yenişehir Sineması Müze mi oluyor?