Samsun’da uyuşturucu operasyonunda tüfekle polise ateş açılması sonucu 2 polis memuru yaralandı. Olayla ilgili 4 kuşkulu şahıs uyuşturucuyla yakalandı.
Olay, Samsun’un Terme ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, narkotik polisi uyuşturucu operasyonda 4 kişiyi yakalayarak gözaltına aldı. Yapılan aramalarda 398,31 gram metamfetamin, 180 paket kaçak sigara, 1,33 gram esrar ve 6 adet sentetik hap ele geçirildi.
Operasyon sırasında, A.T. (60) isimli şahsın, iş yerine yapılan baskın esnasında tüfekle ateş açması sonucu polis memuru B.B., ayağından yaralandı. A.T.’nin direnç gösterdiği esnada saldırgan hallerini bertaraf etmek için müdahale eden polis memuru S.E. de elinden yaralandı. Yaralı polisler hastaneye kaldırıldı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen polis memuru B.B. tedavi altına alındı. Yaralı polis memuru S.E. ise hastanede yapılan müdahalesinin akabinde müşahedeye alındı. Polisleri yaralayan ve gözaltına alındığı sırada yaralanan A.T. de Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
A.T.’nin iş yerinde yapılan aramalarda ise 1,33 gram esrar, 2,41 gram kenevir tohumu, 2 adet sentetik hap, 180 paket kaçak sigara 74 şişe kaçak alkol ve polis memurlarını yaralamakta kullandığı 1 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi. Ayrıyeten şahsın yapılan sorgulamasında, 1 adet uyuşturucu husus ticareti, 3 adet uyuşturucu husus kullanmak ve 4 adet 6136 SKM kabahati olmak üzere toplam 8 adet hata kaydının bulunduğu tespit edildi.
Soruşturma devam ediyor.


Uyuşturucu operasyonunda polise silahla ateş açıldı: 2 polis yaralandı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

