Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

UNESCO Dünya Mirası ve Yerel Yönetimler Programı Başladı

Safranbolu Yayın: 13.09.2023 15:34
UNESCO Dünya Mirası ve Yerel Yönetimler Programı Başladı

ÇEKÜL Akademi tarafından organize edilen eğitim programları kapsamında “UNESCO Dünya Mirası ve Yerel Yönetimler I. Modül” eğitimi Ankara’da başladı. Safranbolu Belediyesi de düzenlenen programa katılım sağladı.

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) ve ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) ile çalışma yapmak isteyen belediyelere Tarihi Kentler Birliği ve Çekül (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) tarafından verilen eğitimler kapsamında Safranbolu Belediyesi’nin de katılımı ile “UNESCO Dünya Mirası ve Yerel Yönetimler I. Modül” eğitimi başladı.  12 – 13 Eylül tarihleri arasından Ankara Kent Konseyi binasında düzenlenen programlarda Safranbolu Belediyesi’ni temsilen stratejik iletişim koordinatörü Mehmet Kütükçüoğlu ile Türkiye’nin birçok il ve ilçesinden katılımcı yerini aldı. Eğitimlerin konusu, somut ve somut olmayan kültürel miraslar, kültürel ve doğal miras; küresel tanımlar ve destekler, UNESCO; tarihçe, temel kavramlar, süreç ve uygulamalar, Dünya Miras Listeleri ve benzeri küresel programlar; yaşayan insan hazineleri, yaratıcı kentler ağı, öğrenen kentler ağı, Dünya belleği

Türkiye’den ve Dünya’dan uygulama örnekleri içeriklerinden oluştu. Eğitimler ÇEKÜL Vakfı sorumlusu Namık Kemal Döleneken ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü personeli Yıldırım İnan tarafından verilirken; somut olmayan kültürel mirasın korunması Kültür Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından verildi.

Eğitim süreci 2 gün süren programların ikinci ve üçüncü etapları Ekim ve Kasım aylarında İstanbul ve Manisa’da gerçekleştirilecek. (Haber Merkezi)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HARİKA BİR TEKLİFİM VAR!

Manşet Yayın: 13.06.2024 10:21
HARİKA BİR TEKLİFİM VAR!

Bu kadar büyük para ile sıfırdan ülke bile kurulur.

Tam 14 milyar dolar!

Bu para, son 1 yılda, tarım ürünleri ithalatına ödediğimiz rakam. Bizim paramızla yaklaşık yarım trilyon lira.

Peki hangi tarım ürünlerini ithal ediyoruz, ne kadar ödüyoruz?

▪︎ Buğday 3 milyar 524 milyon dolar

▪︎ Soya 1 milyar 905 milyon dolar

▪︎ Pamuk 1 milyar 658 milyon dolar

▪︎ Ham ayçiçeği yağı 1 milyar 303 milyon dolar

▪︎ Büyükbaş hayvan 1 milyar 164 milyon dolar

▪︎ Tütün 579 milyon dolar

▪︎ Mısır 560 milyon dolar

▪︎ Arpa 448.1 milyon dolar

▪︎ Kırmızı mercimek 383.1 milyon dolar

▪︎ Susam 375.4 milyon dolar

▪︎ Prinç 360.7 milyon dolar

▪︎ Şeker 224 milyon dolar

▪︎ Badem 152.7 milyon dolar

▪︎ Ceviz 130 milyon dolar

▪︎ Kuru bezelye 3 milyon dolar

▪︎ Nohut 86.5 milyon dolar

▪︎ Kanola 83.3 milyon dolar

▪︎ Çeltik 32.3 milyon dolar

▪︎ Kuru fasulye 52.3 milyon dolar

▪︎ Narenciye 52.2 milyon dolar

▪︎ Muz 41.3 milyon dolar

Bu liste uzayıp gidiyor.

Yukarıdakilerden hangisi bizim topraklarımızda yetişmiyor?

İstesek 2 yıl içerisinde ithal ettiğimiz bu tarım ürünlerinin tamamını talebi karşılayacak şekilde tekrar üretebiliriz. Buna gücümüz var.

 

Gelin birlikte basit bir hesap yapalım. Bu tarım ürünlerini kendimiz üretip,  ithal etmezsek  ithalata ödediğimiz 14 milyar dolar ( yarım trilyon, 6 sıfır atmasa idik  500 katrilyon lira ) cebimizde kalacaktı. Bu kadar büyük para ile neler yapılmaz ki?

 

İthal ettiğimiz herşey yakın zamana kadar bu topraklarda yetişiyor du zaten.  Tarımı hayvancılığı tekrar canlandırmak çok mu zor?

Bakın bir teklifim var. Derhal tüm gücümüzle bir tarım seferberliği başlatalım.

14 milyar dolar ( yarım trilyon lira) cebimizde kalsın. İnanın  kamuda tasarrufa da gerek kalmayacak!

Sizi de düşündüm! Kaldırın tasarruf tedbirlerini. Alın o 14 milyarın 10 milyar dolarını; Audilere, mercedeslere, uçaklara, altın varaklı, jakuzili makam odalarınıza saraylarınıza harcayın. Itibarımız katlansın.

Sadece kalan 4 milyar doları ile tarıma güçlü bir destek verin. Havaalanlarına, köprülere, hastanelere verdiğiniz yolcu, geçiş ve hasta garantisinin benzerini çiftçilerimizin ürünlerine alım garantisi olarak verin. Sonra, ürünün tüketiciye ulaşana kadar fiyatını katlayan o aracıların fırsatcıların tepesine çökün, analarını ağlatın!

 

Bak bir taşla iki kuş!  İtibarınız 40 kat artarken, millette açlıktan kurtulacak. Vallahi ben  kendi adıma razıyım.. Ülkemizde, kasamızda kalacak olan o 10 milyar dolarla; Audiler, Mercedesler, uçaklar alın, şatafatlı makam odalarını yine  yaptırın…

Sadece 4 milyarcık doları yerli üretime ayırın.

Böyle giderse aç kalacağız aç! yeterki, aç kalmayalım. Biraz da milleti düşünün Allah aşkına!. Ithalat yapanlar bunca yıl doymuştur artık! Biraz da insanlarımız doysun, dengeli beslensin. Çocuklarımız; Meyve, Sebze, Et, Süt, Peynir, Yumurta yiyebilsinler. Aksi halde iskelet ve beyin sistemi gelişmemiş bir nesil gümbür gümbür geliyor beyleeer!