Türkiye Sakatlar Derneği Karabük Şubesine yardımseverler tarafından gönderilen tekerlekli sandalyeler ihtiyaç sahibi engellilere verilecek.
Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Sakatlar Derneği Karabük Şube Başkanı Muhittin Yılmaz, hayırseverler tarafından alınan 6 adet tekerlekli sandalye ile iki adet akülü arabanın ihtiyaç sahiplerine verileceğini belirterek, kendilerine destek veren hayır severlere teşekkür etti.
Yılmaz “yeni 6 adet tekerlekli sandalye ve iki adet akülü arabamız geldi. İsmini bile bilmediğimiz hayır sever vatandaşlarımız bize bunları gönderdiler. 4 tekerlekli sandalyemiz hayır severlerimiz tarafından alındı. İkisini ise kendi imkanlarımızla aldık. Gelirlerimiz çok kısıtlı. Ancak hayır severlerimizin yardımlarıyla engelli arkadaşlarımıza yardımcı olabiliyoruz” dedi
Vatandaşların iyi niyetlerini suiistimal ederek sokaklarda ve kapı kapı dolaşarak dergi vb. satanların insanların iyi niyetlerini suiistimal ettiklerini belirten Yılmaz “ Hemen hemen her gün görüyoruz. Engellileri kullanarak, rant elde edenler var. halkımız bunlara itibar etmesin. Bunlar engelliler üzerinden rant elde eden, insanların iyi niyetini sömürenler” dedi
Hayırseverlerin bağışları ile ayakta durduklarını, engellilere el ayak olduklarını köprü olduklarını belirten Yılmaz “ herkes potansiyel engelli. Yarın ne olacağımız belli değil. Bu yüzden engelli arkadaşlarımıza karşı daha duyarlı olalım” dedi


Tekerlekli Sandalyeler İhtiyaç Sahiplerine Ulaştırıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


