Özel Safran Sürücü Kursu Müdürü Koray Şişman, stajyer ehliyet uygulamasına geçilmesine az kaldığını 10 Eylül 2015 tarihine kadar kayıt yaptırmayanların stajyer ehliyetle trafiğe çıkacaklarını dile getirdi.
Özel Safran Sürücü Kursu Müdürü Koray Şişman, stajyer ehliyet almak istemeyen adayların son şanslarının kaldığını ifade ederek, “2 yıl süreyle stajyer ehliyet sahibi olmak istemeyenlerin son iki şansı kaldı. 10 Ağustos tarihine kadar kayıt yapan sürücü adayları Milli Eğitim Bakanlığınca bugün açıklanan karara göre 29 Ağustos tarihinde sınava girebilecekler. 29 Ağustos tarihinde yapılan sınavda başarılı olanlar normal ehliyetlerini alacaklar. Bu şansı değerlendiremeyen vatandaşlar ise son başvuru tarihi 10 Eylül olan başvuruyu değerlendirerek 10 Ekim tarihinde yapılacak olan ehliyet sınavına hazırlanabilirler. 10 Ekim tarihinde başarılı olanlara da herkesin bildiği normal ehliyet verilecek. Stajyer ehliyet almak istemeyen vatandaşların en geç 10 Eylül tarihine kadar kayıt yaptırmaları gerekiyor. 10 Eylül tarihine kadar kayıt yaptırmayan vatandaşlar bir daha ki sınavı beklemek zorunda kalacaklar. Bir daha ki sınav da başarılı olanlar ise stajyer ehliyet olarak bilinen ehliyet sahibi olacaklar” dedi.
“75 CEZA PUANINI DOLDURAN SÜRÜCÜLERİN EHLİYETLERİ İPTAL OLACAK”
Aday sürücülük bir başka ismiyle stajyer ehliyet sahibi sürücülük hakkında da bilgi veren Şişman, aday sürücülerin de diğer sürücüler gibi trafiğe çıkabileceğini ama stajyer ehliyetin 2 yıl boyunca kısıtlamalar getirdiğini söyleyerek, “75 ceza puanını dolduran aday sürücülerin ehliyetleri iptal olacak. 2 yıllık aday sürücülük süresi içerisinde bazı kuralları ihlal ettiklerinde ehliyet için tekrar başvuruda bulunmaları yani her şeye tekrar başlamaları gerekecek. Mesela aday sürücü trafik ışıkları, hız sınırları, dönüş kuralları, yaya ve okul geçitleri konusundaki kuralları 3 kez ihlal ettiğinde adaylığı iptal edilecek. Yine 0.20 promilin üzerinde alkollü halde araç kullanıldığında, ölümle sonuçlanan trafik kazalarında sebebiyet verildiği taktir de yine aday sürücülüğün iptal edilmesi söz konusu olacak.” dedi.
Aday sürücü olmak istemeyen vatandaşların kontenjanlar dolmadan başvuruda bulunması gerektiğini ifade eden Özel Safran Sürücü Kursu Müdürü Koray Şişman son başvuru tarihinin 10 Eylül olduğunu tekrarlayarak sözlerini sonlandırdı.


Stajyer Sürücü Uygulamasında Son Tarih 10 Eylül
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


