UNESCO Miras Listesinde yer alan Safranbolu’ya adını veren Safrandan yapılan doğal ürünler yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
Osmanlı kenti olan ve ‘en iyi korunan 20 kent’ arasında bulunan Safranbolu’da dünyanın en pahalı ve şifalı bitkisi olan safrandan yapılan doğal sabun, kolonya ve parfümler yerli turistlerin yanı sıra Arap ve Japon turistlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor. 2008 yılına kadar sadece yemeklerde kullanılan safran çiçeği kozmetik ürünlerde de kullanılmaya başladı. Safran çiçeğinin tepeciklerinden elde edilen tozlar, kimyasal ve kozmetik sanayisinde renklendirici, yemeklerde baharat, parfüm sanayisinde de koku için kullanılıyor. Sedef hastalığı, sivilce ve yüzdeki siyah noktalara iyi gelen Safranlı doğal ürünler en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Tıp dünyasının “şifa kaynağı” olarak nitelendirilen safran çiçeği, ilaç sanayisinin vazgeçilmez ham maddelerinden biri olurken, karaciğer hastalıklarına ve kansere iyi geldiği biliniyor.
5 yıldır Safranlı doğal ürünlerin yer aldığı dükkanda Satış Müdürlüğü yapan Sinan Kesici Safranın dünyanın en pahalı ve şifalı baharatı olduğunu belirterek, “Safran özelliği sayesinde dünyada çokça kullanılan ve tüketilen baharat. 2008 yılına kadar Safran sadece yemeklerde kullanılıyordu, daha sonra kozmetik ürün üretmeye başladık. İlk önce sabunla, kolonyalarını ve kremlerini üretmeye başladık. Safranın sağlık açısından da çok önemli faydası var. Karaciğer hastalıkları, karaciğer yağlanmaları, mide rahatsızlıkları, sarı nokta dediğimiz hastalıklara çok iyi gelen bir baharat. Bunu doktorlar da son dönemlerde kemoterapi gören kanser hastalarına, Safranbolu Safranı’nın tüketmelerini tavsiye edip reçetelerine tavsiye amaçlı yazıyorlar” dedi.
“SİVİLCE VE SİYAH NOKTALARA İYİ GELDİĞİNE DAİR GERİ DÖNÜŞLER ALIYORUZ”
Safranlı sabunun egzama ve sedef hastalıklarına çok iyi geldiğini ifade eden Kesici, “Özellikle bayanların en fazla problemi olan sivilce ve siyah noktalara da iyi geldiği konusunda da çok geri dönüş alıyoruz. Kolonyayı da Safrandan yaptığımız için kokusu kalıcı parfüm etkisi oluşturuyor. Osmanlı dönemine gittiğimizde safrandan yemekler ve ekmekler yapıldığı ve safranın renginin de kutsal sayıldığı anlamına geliyor” diye konuştu.
“ÖZELLİKLE ARAP VE JAPON TURİSTLERDEN İLGİ GÖRÜYORUZ”
Kesici, safranın yılda bir defa toplandığı için altın değerinde olduğunu dile getirerek şu ifadelere yer verdi:
“Safran çok şifalı bir bitki olduğu için bir ilgi var. Özellikle Arap ve Japon turistlerden ilgi görüyoruz. Özellikle safranlı kolonya, parfümü ve sabunlarına ilgi ve talep var. Yerli turistlerde de aynı şekilde. Sevilen ve kullanılan ürünlerdir Safranlı ürünler.”


Safranlı doğal ürünlere turistlerden ilgi
BARÜ’lü öğrenciler doğal gölette kano eğitimi aldı
BARTIN (İHA) – Bartın Üniversitesi (BARÜ) Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri, Kutlubey Yerleşkesi’nde bulunan doğal gölette düzenlenen etkinlikte kano sporunun temel tekniklerini uygulamalı olarak öğrenirken doğayla iç içe eğitim deneyimi yaşadı.
Bartın Üniversitesinde sürdürülebilirlik vizyonu ve “Yeşil Kampüs” çalışmaları kapsamında öğrencilerin doğayla etkileşimini artırmaya yönelik etkinliklere bir yenisi daha eklendi. Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencileri, Doç. Dr. Ayça Genç tarafından yürütülen Egzersiz ve Yaşam Koçluğu dersi kapsamında düzenlenen kano etkinliğine katıldı.
Kutlubey Yerleşkesi’nde eğitim ortamı olarak da kullanılan doğal gölette gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, kano sporunun temel tekniklerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Etkinlikte kürek çekme teknikleri, denge kontrolü, yön verme ve ekip koordinasyonu gibi temel beceriler uygulamalı olarak anlatıldı.
Takım çalışması ve koordinasyon becerilerini geliştirme imkânı bulan öğrenciler, doğayla iç içe gerçekleştirilen etkinlik sayesinde hem sportif hem de akademik açıdan farklı bir öğrenme deneyimi yaşadı.
Farklı spor branşlarının tanıtılması ve antrenör adaylarının uygulamalı eğitim modeliyle yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen etkinliğin, öğrencilerin mesleki gelişimlerine ve kişisel deneyimlerine katkı sağladığı belirtildi.
Bartın Üniversitesinin, yerleşkelerinde bulunan doğal ve yeşil alanları eğitim süreçlerine dâhil ederek öğrencilerin teorik bilgilerini uygulama ortamına taşımaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.


