Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ocak, 2024 20:24 tarihinde yayınlandı
0

Prof. Dr. İsmail Köse İran-Pakistan gerilimine dikkat çekti, İran’ın kendisine yeni hedef olarak Pakistan’ı seçtiğini duyurdu

Pakistan ile İran arasındaki gerilimi değerlendiren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse, “Pakistan İran için kolay bir hedef. İran hangi devlete saldırsa ağır bir şekilde karşılık görebilirdi. Fakat Pakistan’ın kendisine ağır şekilde karşılık veremeyeceğini biliyor ve dolayısıyla Pakistan’a sünnileri kışkırttığı iddiasıyla füze saldırısı düzenledi” dedi.

İran’ın son dönemde Ortadoğu’da bir çok problemli noktada aktif rol aldığını ve her sorunun altında İran’ın parmadığı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İsmail Köse “İran’da siyaset İran toplumunu bir arada tutmaya İran’daki otoriter teokratik iktidarı devam ettirmeye yönelik politikalar doğrultusunda şekilleniyor. İran’da Acemlerin nüfusu Kürt ve Türkmenler’den daha fazla değil. Dolayısıyla demografik olarak sorunlu bir bölge fakat İran tarih boyunca Orta Doğu’da mezhepçi politikaları sonuna kadar acımasız bir şekilde kullanan müslüman coğrafyada katliamlar uygulanmasından herhangi bir şekilde rahatsız olmadan katliam uygulayan terör örgütlerine lojistik sağlayan bir devlet olarak olageldi. Hatırlanacağı üzere PKK’nın Türkiye’de kanlı saldırılar düzenlediği dönemde de İran PKK’nın lojistiğini sağlayan devletti. Hala İran PKK’yı Türkiye’ye karşı bir kaldıraç olarak elinde tutmaya devam ediyor. Aynı İran Suriye’de Şii politikaları acımasız bir şekilde kullanarak Sünnilere karşı Esat ailesinin katliamlarını destekledi ve beş milyondan fazla Suriye halkını mülteci göçmen durumuna düşmesini seyretti. Çocukların, bebeklerin ölmesi İran’ın çok umurunda olmadı. Aynı İran şu anda Filistin’de ve Lübnan’da Hizbullah’ı destekliyor. Hizbullah-Hamas anlaşmazlığında İran’ın Hizbullah’ı kesinlikle desteklediğini ve Sünni Hamas karşı mezhepçi politikalarla her koşulda Hizbullah’a destek sağladığını da biliyoruz. Son gelişmeler bu doğrultuda okunmalı bu doğrultuda ele alınmalı İran neden durduk yere Pakistan’a saldırı düzenledi. Çünkü İran’ın agresif sert söylemine rağmen ne ABD hedeflerine karşı ne İsrail hedeflerine karşı saldırı düzenleyebilme kapasitesi potansiyeli mevcut değil. Dolayısıyla İran’ın kendi içindeki muhalefeti kendisine karşı yükselen sesi bir şekilde susturması gerekiyor. Bunu da zayıf bir hedefe karşı yapabilir. Pakistan zaten kuruluşundan 1948’den günümüze istikrarın sağlanamadığı topraklar bir türlü sorunların, problemlerin çözülemediği Hindistan’la sorunların Keşmir üzerindeki problemlerin çözülemediği topraklar. Dolayısıyla Pakistan İran için kolay bir hedef. İran hangi devlete saldırsa ağır bir şekilde karşılık görebilirdi. Fakat Pakistan’ın kendisine ağır şekilde karşılık veremeyeceğini biliyor dolayısıyla Pakistan’a karşı sünnileri kışkırttığı iddiasıyla füze saldırısı düzenledi. Başka bir devletin egemen bir devletin toprağına füze atmak bir savaş sebebidir. Ama İran Pakistan’ın kendisine etkili şekilde karşılık veremeyeceğini biliyor kolay bir hedef seçiyor” diye konuştu.

“Mezhepçi politikalarla Orta Doğu’yu karıştıran bir İran var karşımızda”

“İran tarihinde çok güçlü bir şekilde çok sert söylemler kullanmasına rağmen hiçbir hristiyan devletle çatışmış bir devlet değildir” diyen Köse “İran mezhepçi politikalarla kendisine gelebilecek baskıları uzakta karşılıyor. Yemen’de Husileri kışkırtıyor, Birleşik Arap Emirliklerinde Şiileri kışkırtıyor, Mısır’da Şiileri kışkırtıyor, Filistin’de Şiileri kışkırtıyor. Irak’ta şu anda Şiiler üzerinde etki sağlamış durumda. Mezhepçi politikalarla Orta Doğu’yu karıştıran bir İran var karşımızda. Tarih boyunca da İran Anadolu’yu ’da kışkırttı Şii politikalarla. Yine İran son yıllarda PKK’ya lojistik destek sağlayarak Türkiye’nin de istikrarsızlaşmasını kendisinin gelecekteki çıkarları üzerinden fayda görüyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
cografi isaretli taskopru sarimsaginin katma deger ve marka gucu bu projeyle artacak QJ4hcGbT
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2026 04:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağının katma değer ve marka gücü bu projeyle artacak

Türkiye’nin coğrafi işaretli ve AB tesciline sahip en önemli tarım ürünlerinden biri olan Taşköprü sarımsağının ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü arttırmak amacıyla hayata geçirilen proje ile yol haritası hazırlanacak.

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUZKA) 2026 Yılı Tarımda Verimlilik ve Katma Değerin Artırılması Teknik Destek Programı kapsamında, Taşköprü Belediyesi tarafından yürütülecek proje çerçevesinde Taşköprü sarımsağının üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri analiz edilerek sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek bir stratejik yol haritasının hazırlanması amaçlanıyor. Taşköprü Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen imza töreninde, projenin protokol sözleşmesi Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ile KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan tarafından imzalandı.

Yol haritası hazırlanacak

Türkiye’de sarımsak üretiminin simge merkezlerinden biri olan Taşköprü’de yıllık yaklaşık 25 bin ton üretim gerçekleştirilirken, 2 bin 531 üretici geçimini bu önemli tarımsal üründen sağlıyor. Ancak mevcut depolama ve pazarlama altyapısındaki eksiklikler nedeniyle ürünün önemli bir bölümü hasat döneminde piyasaya sürülüyor ve üreticiler çoğu zaman düşük fiyatlarla satış yapmak zorunda kalıyor. Proje ile Türkiye’nin coğrafi işaretli ve AB tesciline sahip en önemli tarım ürünlerinden biri olan Taşköprü sarımsağının ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.

KUZKA desteğiyle hazırlanacak stratejik yol haritasının, Taşköprü sarımsağının depolama, pazarlama ve markalaşma kapasitesini güçlendirerek üreticilerin gelir düzeyinin artırılmasına, tarımsal ticaretin gelişmesine ve Türkiye’nin coğrafi işaretli tarımsal markaları arasında daha güçlü bir konuma taşınmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Sekreter Mehmet Akif Eraslan, proje kapsamında Bölgede sürdürülebilir bir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Taşköprü sarımsağı için stratejik bir yol haritasının hazırlanacağını söyledi. Eraslan, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen ‘Anadoludakiler’ programının ’81 İl 81 Ürün’ kapsamında geliştirilen çalışmalar arasında da yer alan Taşköprü sarımsağının öncelikli olarak mevcut durum analizi yapılarak ürün değer zinciri incelenecek. Paydaşların katılımıyla çalıştaylar düzenlenecek ve elde edilen veriler doğrultusunda yatırım ve proje önerilerini de içeren kapsamlı bir yol haritası hazırlanacak. Yol haritasında özellikle depolama, paketleme, markalaşma ve pazarlama altyapısının güçlendirilmesine yönelik stratejiler belirlenecek. Amacımız Taşköprü sarımsağını yalnızca bir tarımsal ürün olarak değil, yüksek katma değer üreten güçlü bir marka olarak konumlanmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

“Geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz”

Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ise projenin ilçe tarımı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Taşköprü sarımsağımızın marka değerini yükseltecek önemli bir süreci başlatıyoruz. Üreticilerimizin daha fazla kazanmasını sağlayacak, ürünümüzün ulusal ve uluslararası pazarlardaki gücünü artıracak bu proje ile geleceğe yönelik güçlü bir yol haritası oluşturacağız. Taşköprü’müz için üretmeye, tarımımıza değer katmaya ve geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin