Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Temmuz, 2015 14:02 tarihinde yayınlandı
0

Öğretmen adayları Ağustos ayına umut bağladı

Ağustos ayında 37 bin öğretmen ataması yapılacak. Bu atamalar kapsamında Karabük’e de değişik eksik olan branşlarda atama yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı 2015Ağustos Öğretmen atamalarında toplamda 37 Bin Öğretmen adayının atanacağını müjdelerken, tüm öğretmen adayları Ağustos ayında yapılacak atamaları heyecan içinde bekliyor.
Karabük’e de değişik branşlarda atama yapılacağı belirtilirken, 37 Bin Öğretmen adayının 109 branşta ataması yapılacak. Bazı branşlarda geçmiş yıllara göre öğretmen alımlarında artış olacağı düşünülüyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda en çok alım İngilizce, Din kültürü Ahlak Bilgisi ve sınıf Öğretmenliği branşlarında olacak. Ders saatlerindeki değişiklik ve Fatih Projesi nedeniyle Bilişim Teknolojileri branşında da 3 Bin civarı bir atama yapılacağı öngörülüyor.

Ataması yapılacak bazı branşlar ve sayılan şöyle: Almanca Öğretmenliği 202, Din Kültürü ve Ahlak bilgisi 3404, Görsel Sanatlar 557, El Sanatları 48, Fen Bilimleri ve teknolojileri 1412, İlkokul Matematik Öğretmenliği 2471, İngilizce 4037, Beden eğitimi 1204, Bileşim teknolojileri 3383, Coğrafya 302, Biyoloji 302, İmam Hatip Lisesi Meslek Öğretmenliği 312, Kimya 402, Okul Öncesi Öğretmenliği 2064, Muhasebe 771, Vözel Eğitim 1874, Psikoloji 5, Rehberlik 2468, Sınıf Öğretmenliği 3092, Sosyal bilgiler 698, Tarih 302, Teknoloji ve Tasarım 102, Türkçe 1612, Türk Dili ve Edebiyatı 1071, Müzik 771

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin