2015-2016 Eğitim Öğretim Yılında Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim ve Müzik Bölümlerindeki Özel Yetenek Sınavları dün Müzik Bölümü sınavları ile başladı.
6-16 Temmuz tarihleri arasında Online olarak başvuruları alınan Resim ve Müzik Bölümleri Özel Yetenek Sınavlarında, Müzik Bölümü Özel Yetenek Sınavı Üniversite Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu’nda yapılıyor.
Dün başlayan müzik bölümün sınavına 189 kişi başvuruda bulunduğu ifade edilirken, Müzik Bölümü Özel Yetenek Sınavı beş ayrı basamaktan oluşmaktadır. Bunlar; “Müziksel işitme, Müziksel Okuma (Solfej-Deşifre), Müziksel Söyleme ve Müziksel Çalma ve Mülakat” sınavlarıdır. Müzik Bölümü’nün toplamda 65 kişilik kontenjanı olmak üzere; Müzik Anasanat Dalı’nın 25, Türk Halk Müziği Anasanat Dalı’nın 20 ve Türk Sanat Müziği Anasanat Dalı’nın da 20, kontenjanı bulunmaktadır.
Müzik Bölümü sınavları 3 gün boyunca devam ederken Özel Yetenek Sınavlarında başarılı olan öğrenciler 3-4-5 Ağustos 2015 tarihleri arasında kesin kayıtlarını yapabilecek, 6-7 Ağustos 2015 tarihleri arasında ise yedek öğrenciler kayıtlarını yapabileceklerdir.


KBÜ’de Özel Yetenek Sınav Heyecanı Başladı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


