Samsun Kavak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yüzde 90 doluluk oranına ulaşarak bin 350 kişiye istihdam sağlıyor; genişleme alanı, altyapı çalışmaları ve artan ihracatla bölge ekonomiye güç katmayı sürdürüyor.
Samsun Valiliği’nden edinilen bilgiye göre, Kavak Organize Sanayi Bölgesi katma değerli üretim ve istihdamda yükselişini sürdürüyor. Şehir merkezine 50 kilometre, limana ve demiryoluna 52 kilometre mesafede, şehirlerarası karayolu kenarında bin 400 dönümlük alanda kurulu bulunan Kavak OSB, ulaşım kolaylığı ve personel temini açısından önemli bir avantaj sunuyor. Bölgede doluluk oranının yüzde 90 seviyesine ulaştığı belirtilirken, burada faaliyet gösteren firmalarda toplam bin 350 kişinin istihdam edildiği ifade edildi. Ulusal ve uluslararası yatırımcılardan yoğun talep gören Kavak OSB’de yatırım yapmak isteyenler için 600 dönümlük ilave genişleme alanı çalışmalarının da devam ettiği bildirildi.
Büyükşehir Belediyesi SASKİ Genel Müdürlüğü iş birliğiyle OSB içerisindeki mevcut altyapının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürerken, günlük bin metreküp kapasiteli arıtma tesisinin proje hazırlıklarının da başlatıldığı kaydedildi.
Ayrıca Hacılı Geçidi Kavşağı’nda yapılacak bağlantı yoluyla birlikte, bölgede faaliyet gösteren işletmeler için zaman ve yakıt tasarrufu sağlanmasının hedeflendiği aktarıldı.
Kavak OSB’de üretimin her geçen gün arttığı, bölgedeki firmaların 18 farklı ülkeye ihracat yaparak Samsun ve Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam ettiği ifade edildi.
Reklam Alanı — Yan Sol Reklam
Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam
Bu alana reklam ver
0
Kavak OSB, bin 350 kişiye istihdam imkanı sunuyor
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0
SİYASET YENİLENECEK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


