Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Temmuz, 2015 15:16 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Trafik Kazalarında Artış

Son günlerde Karabük’te yaşanan trafik kazalarında artış gözlenirken, bu kazaların bir çoğunun maddi hasarlı olması tek teselli kaynağı oldu. Son olarak Organize Sanayi Bölgesi ve Safranbolu’da meydana gelen kazada 16 kişi yaralandı
Organize Sanayi Bölgesi ve Safranbolu-Bartın kavşağında meydana gelen trafik kazalarında 16 kişi yaralanırken, araçlarda büyük çapta maddi hasar oluştu.
İlk kaza Karabük Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) meydana gelirken, bu kazada altı kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Olcay Öncü (25) idaresindeki 78 SK 902 plakalı otomobil ile Bayram Öz (33) idaresindeki 78 BA 799 plakalı otomobil OSB içersinde çarpıştı. Kaza otomobil sürücüleri ile Şuayip Çengel (32), Musa Kabadayı (26), Nuri Ayan (46) ve Ömer Öz (62) yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 ambulansları ile KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili olarak Jandarma Trafik timleri soruşturma başlattı.
SAFRANBOLU’DA TRAFİK KAZASI: 10 YARALI
Safranbolu ilçesinde ise iki otomobilin çarpışması sonucu ikisi bebek, toplam 10 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre Safranbolu – Bartın kavşağında meydana gelen kazada, Safranbolu istikametine gitmekte olan Nevzat Hızlıca idaresindeki 78 BE 820 plakalı otomobil ile Bartın istikametinden kavşağa giren Yasin Türkoğlu idaresindeki 67 ZK 785 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada sürücü Yasin Türkoğlu ile otomobilde bulunan Şeyma, Şüheda, Mete Can ve Ada Nil Türkoğlu ile diğer otomobilde bulunan Hakan Uyanık ile Dilek, İsmail ve Bulem Hızlıca yaralandı. Sürücü Nevzat Hızlıca ise kazadan yara almadan kurtuldu. Yaralılar olay yerine gelen 112 ambulansları ile KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kaza sonrası maddi hasar oluşan otomobiller çekici yardımı ile kaldırılırken, trafik ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Öte yandan kazanın olduğu kavşakta ışıklandırma olmaması tepkilere neden oldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin