Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Temmuz, 2015 11:26 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Protokol Vatandaşlarla Bayramlaştı

Karabük Protokolü ve vatandaşlar polisevinde düzenlenen törende bayramlaştı
Polisevinde gerçekleşen bayramlaşma törenine Vali Orhan Alimoğlu, Karabük Milletvekilleri Osman Kahveci ve Durmuş Yalçın, Kalkınma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Garnizon Komutan Vekili Jandarma Yarbay Hasan Bal, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Karabük İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve Üyeleri, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı.
Bayramlaşma töreninde kısa bir konuşma yapan Vali Orhan Alimoğlu “2015 yılı Ramazan ayının Karabük ilimizde huzur içersinde geçirdik ve hamdolsun bayrama ulaştık. Bugünde huzurlu olarak bayramımızı kutluyoruz. Ülkemizde huzur içersinde kutladığımız bayramda komşu ülkelerimizde de huzursuzluklar azalsın, bütün İslam âlemi ve insanlık olarak huzurlu bayramlar kutlayalım diye temenni ediyorum. Bu vesile ile öncelikle tüm Karabüklü hemşerilerimizin ve sizlerin bayramını tebrik ediyorum.” dedi
Vali Orhan Alimoğlu, Karabük Milletvekili Durmuş Yalçın, Garnizon Komutan Vekili J. Yarbay Bal, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever ve İl Müftüsü Halil Bektaş ile beraber Karabük İl Emniyet Müdürlüğüne geçerek emniyet mensupları ile bayramlaştı. Ardından Garnizon Komutanlığına geçen protokol jandarma personeli ile bayramlaştıktan sonra Güleç Sevgi Evlerinde kalan çocukları ziyaret etti. Bayram ziyaretlerine Yücel Huzurevi sakinlerini ziyaret ederek devam eden protokol daha sonra Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Muharip Gaziler Derneği Karabük Şubesi ve Türkiye Harp Malulü Gazi Şehit Dul ve Yetimleri Derneklerini ziyaret etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin