Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Temmuz, 2015 14:32 tarihinde yayınlandı
0

Kahveci’den orman işçileri ile bin 800 rakımlı tepede iftar

AK Parti Karabük Milletvekili ve eski Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, bin 800 rakımlı tepede orman işçileri ile birlikte iftar yaptı.
Milletvekili Osman Kahveci, beraberinde Zonguldak Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel ve Yenice Orman İşletme Müdürü Şevket Eraslan ile birlikte Kızılkaya bölgesinde bin 800 rakımlı tepede zor doğa şartları altında çalışan orman işçilerinin iftar sofrasına misafir oldu.
“CANSİPERANE ORMAN SANAYİSİNİN HAM MADDESİNİ ÜRETİYORLAR”
Ormanda işçilerin kaldığı çadırda işçilerle birlikte orucunu açan Milletvekili Osman Kahveci, daha sonra işçilerle birlikte sohbet ederek sorunlarını dinledi.
Kahveci, Yenice ormanlarında çalışan orman işçileri ile iftarda bir araya geldiklerini söyleyerek, “Köylülerimiz zor şartlar altında çadırlarda orman işçiliği yapıyorlar. Kazançlarını orman işçiliğinden kazanıyorlar. Zor ve tehlikeli iş sınıfına giren işçilerimizle iftar açtık. Ülkemizin yoksul kesimi olarak nitelendirdiğimiz orman köylüsü ile birlikte iftarda bir araya geldik. Köylülerimiz cansiperane çalışarak orman sanayisinin ham madde ihtiyaçları onların emekleri ile karşılanıyor. Türkiye’de bu işte 500 bin orman köylümüz çok zor şartlar altında ormanda çalışıyor. Bu şartları zorlaştıran en önemli şey de doğa şartlarıdır. 500 bin orman köylümüz rızıklarını ve emeklerini bu işte karşılıyor. Ben de eski Orman Genel Müdürü olarak ormancılıkla ilgili ileriye dönük yapılması gerekenlerle ilgili sohbet ettik” dedi.
“TÜRKİYE ORMANLARI ULUSLARARASI SERTİFİKALANDIRILIYOR”
Kahveci, Türkiye’nin en değerli ormanına sahip Yenice ormanlarının uluslararası PSC standardına getirildiğini belirterek, “Bu standart kapsamında Türkiye ormanları ve Yenice ormanları artık uluslararası sertifikalandırılıyor. Türkiye ormanları uluslararası sertifikasyon kuruluşlarının kontrol ve denetimine açtık. Biz Türkiye ormanlarını tahrip etmeden doğaya yakın anlayış içerisinde, içindeki biyolojik canlılığı muhafaza ederek, çalışanların sağlığını ve emniyet içersinde bu işleri yapabilmesi konusunda uluslararası standartlara kavuşturduk” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin