Reklam
Reklam
gumushanenin yoresel lezzetleri jurinin karsisinda kiyasiya yaristi zD661nFA
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2024 00:52 tarihinde yayınlandı
0

Gümüşhane’nin yöresel lezzetleri jürinin karşısında kıyasıya yarıştı

Gümüşhane’de ev hanımlarının ve üreticilerin özenle hazırladı kentin kendine has yöresel lezzetleri jüri karşısında kıyasıya yarıştı.

Gümüşhane’de Uluslararası Kültür, Sanat ve Turizm Festivali kapsamında ‘Yöresel Lezzetler Yarışması’ düzenlendi. Gümüş Otel’in bahçesinde gerçekleştirilen yarışma kapsamında kente has yöresel lezzetleri pestil, dut pekmezi, kuşburnu marmelatı, kuru fasulye, un helvası ve Gendime çorbası jüri tarafından değerlendirildi. Toplam 6 jüri üyesi tarafından ev hanımları ve üreticiler tarafından özenle hazırlanan lezzetler en ince kriterlere kadar değerlendirilip puanlandırıldı. Puanlama sonunda kazananlara altın ve plaket ödülü takdim edildi.

“Kendime özel tarifimle yarıştım”

Gümüşhane’nin yöresel lezzetlerinin unutturulmaması gerektiğini ifade eden kuru fasulye yemeği kategorisinde birinci olan Ayşe Çildoğan, “Ben yarışmaya kuru fasulye ile katıldım, tabi ki jüri olunca biraz daha dikkat etmemiz gerekiyordu. Bu nedenle özenle yaptım. Ben kendime özel tarifimle hazırladım yemeği. Ben çok heyecanlı birisi değilim ama kazanmak mutluluk veriyor. Bu tür yarışmaların Gümüşhane’de olması çok güzel mutlu oluyoruz, arkadaşlarımız kazanınca da mutlu oluyoruz” dedi.

“Gümüşhane’nin tatları çok sade ve çok lezzetli”

Yöresel ürünlerin çok detaylı bir inceleme sonunda puanlandırıldığının altını çizen yarışma jürisi Mehmet Dede, “Yemeklerin görselliği, tadı ve kokusu gibi kriterlere bakıyoruz. Geçmişten gelen de bir lezzet arşivimiz var bunu kullanarak puan veriyoruz. Fasulyeler gerçekten çok güzeldi ama tat farkları vardı. Un helvaları da öyleydi biraz zorlandık, numaralara göre değerlendirme yaptığımız için biz de yarışmacılar kadar heyecanlandık acaba kim kazandı diye. Bu tür etkinliklerin daha geniş kapsamlı yapılması gerektiğini düşünüyorum. Gümüşhane’nin tatları çok sade ve çok lezzetli. Siron dediğimiz yiyecek un, yağ ve yoğurt yada çökelekten meydana geliyor. Kuru fasulye de aynı şekilde etle lezzetlendirmeye gerek yok, kendinden gelen orijinal bir lezzeti var. Gümüşhane’nin lezzetlerinin gerçekten duyurulmaya ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

“Emek gerektiren ürünlerle katıldık”

Yarışmaya kuşburnu marmelatıyla katılan Serpil Ulutaş da, “Pekmez çok zorlu bir süreçle yapılıyor. Dutlar sallanıyor, toplanıyor, pişiriliyor, süzülüyor ve pekmez haline gelene kadar uğraşılıyor. Gümüşhane’nin yöresel ürünlerinin tanıtımı için böyle etkinliklerin düzenlenmesi çok önemli. Bütün vatandaşlarımızın katılması gerekiyor. Ben de yarışmaya kuşburnu marmelatıyla katıldım onun sonucunu bekliyorum. 2 sene birinci olmuştum, bu sene de birinci olmak istiyorum inşallah kazanacağım” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dfa840bc 3cb0 4df5 898b ad6da62035f3
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
21 Mayıs, 2026 10:13 tarihinde yayınlandı
0

Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.

Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.

Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.

Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.

Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.

Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.” 

Bizi sosyal medyadan takip edin