Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Temmuz, 2015 13:01 tarihinde yayınlandı
0

Evlerde Radon Gazı ölçümü yapılacak

Karabük Halk Sağlığı İl Müdürlüğü 81 ilde mevcut 62320 hanede dedektörler ile ev içerisinde radon gazı miktarını ölçecek
TUİT ve Halk Sağlığı İl Müdürlüklerince Sağlık Bakanlığının direktifleri doğrultusunda evlerde radon gazı ölçümleri yapılacak. Bu kapsamda TİT tarafından belirlenen 540 adrese dedektör kapları yerleştirilecek.
Konuyla ilgili bilgi veren Karabük Halk Sağlığı İl Müdürü Sezgin Tiryaki “Radon gazı renksiz, kokusuz, gözle görülmeyen topraktan gelen doğal radyasyon türlerinden biridir. Ev, iş yeri, okul gibi insanların yaşadığı kapalı ortamlarda mevcuttur. Radon gazı bulunduğumuz bölgenin toprak yapısına göre farklılık gösterir. Bu miktar evin kaçıncı katta olduğuna ne sıklıkla havalandırıldığına, kullanılan yapı malzemelerine göre farklılık gösterir. Radon gazı zemindeki çatlaklardan, tesisat girişlerinden, yapı bağlantılarından ve asma kat girişleri gibi toprakla bağlantısı olan herhangi bir yerden evlerimize sızabilir. Toprakta bulunan radon gazı birçok yoldan kolayca evlerimize girmektedir. Radon solunum yolu ile akciğerlerimize ulaşır ve biyolojik hasara neden olur. Radon gazı akciğer kanserlerinde sigaradan sonra en önemli etkenlerden olup, akciğer kanserlerinin %3-15’inden sorumludur. Ev içerisindeki radon kaynağının büyük kısmını (%90) binanın temelinde bulunan toprak ve kayalar oluşturmaktadır” dedi
”Türkiye Radon Haritası”oluşturulacak
Elde edilecek bilgiler doğrultusunda Türkiye Radon Haritası oluşturulacğını kaydeden Tiryaki “Radon gazının insan sağlığı üzerindeki olası etkilerinin belirlenmesine temel teşkil etmek üzere, kapalı ortamlardaki radon gazı miktarının belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik 81 ilde yapılacak ölçümlerle ”Türkiye Radon Haritası” oluşturulması ve sonrasında “Ulusal Radon Kontrol Programı” geliştirilmesi için Bakanlığımız ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu arasında protokol imzalanmıştır.
Kapalı ortamlardaki radon gazı miktarının belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik 81 ilde mevcut 62320 hanede dedektörler ile ev içerisinde radon gazı miktarı 2 ay boyunca ölçülecektir. Karabük İlimizde ise 15 Kasım 2015 tarihinden itibaren Dedektör kapları TÜİK tarafından belirlenen 540 adrese personellerimizce 30gün içerisinde yerleştirilecek ve 2 ay boyunca bu adreslerde kalacaktır. 2 ayını dolduran dedektör kapları zaman kaybedilmeden yine personellerimizce toplanarak Türkiye Atom Enerjisi kurumuna gönderilecektir. Bu çalışmaya katılımınız için sizlerden hiçbir ücret talep edilmeyecektir.Bu kapsamda Müdürlüğümüz personellerince 15 KASIM 2015 tarihinden itibaren evlere ziyaret yapılacaktır. Vatandaşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermeleri çalışmaların başarılı olması açısından oldukça önemlidir.Konu ile ilgili bilgi almak isteyen vatandaşlarımız Müdürlüğümüzün 433 44 78 nolu telefonuna başvurabilirler” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin