Bakanlıktan Gergedan Böceği Açıklaması
Karabük’te de görülen Gergedan Böceği ile ilgili olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığından açıklama geldi. Bakanlık, son günlerde sıkça rastlanan ve gergedan böceğinin değerinin 90 bin dolar olduğu yönünde haberleri yalanladı. Böceğin herhangi parasal değerinin bulunmadığına dikkat çeken bakanlık, böceklerin ticaretini yapanlar hakkında 38 bin liraya kadar para cezası kesileceğini duyurdu.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı, son günlerde hemen hemen tüm Türkiye’de vatandaşlar tarafından bulunmaya başlayan ve değerinin 90 bin dolar olduğu iddia edilen gergedan böceklerine ilişkin bir açıklama yayımladı. Böceğin nadir görülen bir tür olmadığına ve parasal değerinin bulunmadığına dikkat çeken bakanlık, böceğin toplanması ve bijolojik çeşitliliğin bozulması halinde 872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20(k) fıkrası kapsamında 38.751 TL idari para cezası uygulanabileceğine vurgu yaptı.
“ARAZİ ÇALIŞMALARINDA RAHATLIKLA RASTLANIR”
Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Avrupa, Akdeniz Havzası, Yakın Doğu ve Kuzey Afrika’da bulunur. Sanıldığı gibi nadir görülen bir tür olmamakla birlikte, arazi çalışmalarında rahatlıkla rastlanabilen bir türdür. Türler için tehdit kategorilerinin yer aldığı Kırmızı Liste’de bu türle ilgili bir değerlendirme henüz bulunmamaktadır. Dolayısıyla herhangi bir parasal değeri bulunmamaktadır. Dolayısıyla herhangi bir parasal değeri bulunmamaktadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar(DKMP) Genel Müdürlüğü 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na istinaden bu türü tabiattan toplayan ve ticarete konu yapanlara para cezası uygulamaktadır. Sonuç olarak böceklerin ticaretini yapanlara Hayvanları Koruma Kanunu 28. Maddesi (g) fıkrası gereğince bin 673 TL idari para cezası verilebileceği gibi, bu böceklerin toplanmasının biyolojik çeşitliliği tahrip ettiğinin tespit edilmesi halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20(k) fıkrası kapsamında 38 bin 751 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Vatandaşlarımızın, gergedan böceğinin 90 bin dolar değeri olduğu yönündeki asılsız ve yanlış bilginin dolandırıcılar için fırsat yaratacağını akılda tutularak, bu bilgilere itibar etmemeleri, gergedan böceği veya başka bir yabani hayvanın doğadan toplanmasının biyolojik çeşitliliğimize zarar vereceğini, doğadan toplanması veya ticaretinin yapılması halinde cezai işlem uygulanacağını bilmeleri önem arz etmektedir” şeklinde ifadelerine yer verildi.


Böceklerin Parasal Bir Değeri Yok
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


