Belediye-İş Sendikasından toplu sözleşme görüşmesi açıklaması - Karabük Haber Postası
66bf47f8ea6a2 jpg
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
16 Ağustos, 2024 15:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Belediye-İş Sendikasından toplu sözleşme görüşmesi açıklaması

Belediye-İş Sendikası Karabük Şube Başkanı Tarık Düzyer, Karabük Belediyesi Personel Anonim Şirketi ile devam eden toplu iş sözleşme görüşmeleri ile ilgili basın açıklaması yayınladı.

Son günlerde kamuoyunda toplu sözleşme ile ilgili yapılan yorumlar nedeniyle böyle bir açıklama yaptıklarını belirten Belediye-İş Sendikası Karabük Şube Başkanı Tarık Düzyer, yayınladığı basın bildirisinde şu görüşlere yer verdi: “Belediye İş Sendikası olarak çalışan emekçi kardeşlerimizin en iyi şartlarda çalışmaları ve yaşanabilir hayat standartlarında ücret almaları için mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Bugün ülkemizin ekonomisi hayat pahalılığı ortadadır. Toplu Sözleşme görüşmelerimizde işçi emekçi kardeşlerimizin en iyi ücreti almaları için masaya oturduk ve talep ettiğimiz ücreti maalesef elde edemedik.

Bizim , sendika olarak menfaatimiz olmaz, işçilerimizin üyelerimizin menfaati için mücadele ederiz, etmeye de devam edeceğiz. Emek En Yüce Değerdir ve bizler, Belediye-İş sendikası olarak emeğin değerinin emekçilere teslim edilmesi için uğraşıyoruz.

Şimdi Kamuoyunu aydınlatma adına bir şeyler söylemek gerektiğini düşünüyoruz, Karabük Belediyesindeki Toplu Sözleşme sürecinin dün için bazı yayın organlarında kulaktan dolma bilgilerle haber olması, gündem yaratması bizlere bu açıklamayı yapma gereği duymamızı sağladı.

Karabük Belediye-İş Sendikası Şube Başkanlığı Bölgemizde bulunan 18 belediyede örgütlüdür ve bu belediyelerde Toplu Sözleşme yapmaktadır. Buradan yaptığımız sözleşmeleri paylaşmak istemiyoruz,  fakat bu belediyelerde yapılan sözleşmelerde alınan yevmiyeler Ocak ayında zam oranı olarak aldığımız Enflasyon ve Enflasyon (+) refah payları ortadayken ve bu belediyelerdeki emekçi kardeşlerimizin menfaatlerini nasıl gözetiyorsak , Karabük Belediyesinde çalışan emekçi kardeşlerimiz içinde aynı duruş içindeyiz ve düşüncedeyiz.

Karabük Belediyesi Toplu Sözleşmemizde Temmuz 2024 TÜFE Enflasyonunun 3,23 çıktığı bir ortamda , Temmuz 2024 de geçerli olacak Toplu Sözleşme zammı teklifinin üzerine OCAK 2025 te yapılan  % 5 zam teklifi kabul edilebilir bir teklif olmadığını düşünmemizin sebebi,  örgütlü olduğumuz belediyelerde Enflasyon ve Enflasyon (+) refah payına sözleşmeler imzalamış olmamızdır.

Yine kulaktan dolma bilgilerle ve gerçeklilikle alakası olmayan parasal maddelerde anlaşıldığı , fakat sendikanın süre konusunda direttiği için sözleşmenin tıkandığı aktarılmaktadır.

Buna Sendika olarak cevabımız şudur, Sendika olarak taleplerimizin kabul gördüğü ve imza aşamasına geldiği noktada süre ile ilgili hiçbir dayatma ve sözleşmeyi tıkama gibi bir niyetimiz yoktur. Sözleşmenin süresi konusunda inisiyatifi Sayın Belediye Başkanımıza bıraktığımızı tekrardan dile getiriyoruz.

Belediye-İş Sendikası olarak emekçinin cebine girecek bir lira fazla ücret bizim için diğer bütün teferruatlardan daha önemli ve kutsaldır.

Yine, bizim Sendika ve üyelerimiz olarak sözleşmenin masada biteceğine inancımız sonsuzdur.

Bu Toplu Sözleşmeyi Sendika üyesi arkadaşlarımızın istedikleri gibi neticeleneceğini kamuoyuna duyururuz” dedi

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.