KBÜ Teknokent Yönetici Anonim Şirketi için imzalar atıldı  - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Temmuz, 2018 13:31 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ Teknokent Yönetici Anonim Şirketi için imzalar atıldı 

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknokent) Yönetici Anonim Şirketi kuruldu. Karabük Valiliği, Karabük Belediyesi, Karabük Üniversitesi, Karabük İl Özel İdaresi, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası , Kardemir ile birlikte Karabük’te bulunan 11 sanayi kuruluşunun ortaklığıyla kurulan Teknokent Yönetici Anonim şirketi, üniversite ile sanayi iş birliğinin sağlanması ve ülke sanayisinin uluslararası alanda daha fazla rekabet etmesini amaçlıyor.

Karabük Üniversitesi Senato Odası’nda düzenlenen KBÜ Teknokent Yönetici Anonim Şirketi kuruluşu imza törenine; Karabük Valisi Kemal Çeber, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun, Karabük Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mescier, Kardemir Genel Müdürü Ercüment Ünal ve şirkette ortaklığı bulunan sanayi kuruluşu temsilcileri katıldı.

Teknokent’in işletilmesini ve güçlendirilmesini sağlayacak olan 5 milyon TL sermaye bedelli şirketin imza töreninde konuşan Karabük Valisi Kemal Çeber, “Bizim her zaman söylediğimiz bir şey var; bizim sanayide olduğu gibi üniversitede de düzey atlamamız lazım.” dedi. Teknokent’in bu sıçramayı gerçekleştireceğini söyleyen Vali Çeber, “Karabük’te Teknokent’in kurulması çok güzel bir adım. Bu adımın atılmasında ve bu süreçte çalışan herkese çok teşekkür ediyorum. Bugün burada konuştuğumuz konuların bir kaç yıl sonra adım adım gerçekleştiğini göreceğiz. Buradan bizim mezunlarımızdan, hocalarımızdan ve dışarıdan gelenlerden birçok insanın patentler aldığına, çok önemli gelişmelere imza attığına hep beraber tanık olacağız. Ayrıca bugün kurulan bu şirketin Kardemir’e, ilimize ve ticaretimize çok faydası olacak” dedi.

Teknokent’in Karabük’e çok önemli kazanımlar sağlayacağını ifade eden Rektör Prof. Dr. Refik Polat, “Özellikle demir çeliğin kalbi olan bu şehirde Teknokent’in olmaması zaten düşünülemezdi. Bu şehrin duayenleri, sektörün duayenleri sayesinde Teknokent çok güzel işler yapacak” dedi.

Karabük Üniversitesinin, CALIBRE Yükseköğretim İstihdam Endeksi araştırmasına göre mezunu en hızla ve en kolay iş bulabilen üniversiteler sıralamasında ve Nature Index değerlendirme sonuçlarına göre, uluslararası kaliteli bilimsel yayın sıralamasında Türkiye’de ilk 20 üniversite arasında yer aldığını sözlerine ekleyen Rektör Polat, “Karabük Üniversitesi olarak 2023 vizyonu çerçevesinde dünyada ilk 1000 üniversite arasına girme hedefimiz var. Dünya listelerine girebilmemiz için patentler, araştırmalar çok büyük önem kazanıyor. Bu alanda da hep birlikte bunu başaracağız.” şeklinde konuştu.

Tören imzaların atılması ve toplu fotoğraf çekilmesinin ardından son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay