Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Burhanettin Arslan, MHP Milletvekili Durmuş Yalçın, Eflani İlçe Başkanı İrfan ve bazı partililer Eflani’yi ve Ovacuma’yı birbirine bağlayan yol üzerindeki köyleri ziyaret ederek, köylülerin sorunlarını dinlediler
Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Burhanettin Arslan, Eflani’ye bağlı yaklaşık 10 köyde milletvekili Durmuş Yalçın ile ziyaret ettiklerini belirterek “ Köylüler isyan ediyor. Köy yolları perişan durumda, köylülerimiz kendilerin sahipsiz olduklarını söylüyorlar” dedi
Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Burhanettin Arslan ve MHP Milletvekili Durmuş Yalçın Eflani’nin köylerini ziyaret ederek, köylülerle bir araya geldi. Köylülerin sorunlarını dinleyen MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan ve Milletvekili Durmuş Yalçın, gittikleri tüm köylerde yol sorunları ile karşılaştıklarını belirttiler.
İl Başkanı Arslan köylere yapılan ziyaretler sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada “Köylerimiz kaderine terk edilmiş. Gittiğimiz tüm köylerde köylü vatandaşlarımız isyan ediyor. Hiç kimsenin kendilerinin sorunları ile ilgilenmediğini söylüyorlar. Durumları iç açıcı. Köy yolları perişan durumda. Sanki bu köylerimiz kaderine terk edilmiş. Bizlere tüm sıkıntılarını ilettiler. Bizler onların sorunlarını ve sıkıntılarını dinledik. Ancak 13 yıldır iktidarda bulunan AK Partinin şimdiye kadar bu köylere hizmet getirmemesine bir anlam veremedik. Köylülerimiz şimdiye kadar bir milletvekilinin köylerine gelip sorunlarını dinlemediğini belirttiler. Bizlerde muhalefet partisi olarak bu sorunlarını dile getireceğimizi ve çözüm getirilmesi için gerekli girişimleri yapacağımızı ilettik. Şunu bir kez daha belirtmek isterim ki üstüne basa basa söylüyorum köylülerimiz isyan ediyorlar. Köylülerimiz sadece gelmesi gereken hizmetlerin gelmesini bekliyorlar. Onun dışında başka bir şey istemiyorlar. İnşallah, bizim bu açıklamamızdan sonra bu köylere gidilir ve özellikle yol sorunları bir an önce çözülür” dedi


Arslan “ Köylerimiz Kaderine Terk Edilmiş”
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


