Arı Sokması ve Alerjisine Dikkat - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Haziran, 2017 14:34 tarihinde yayınlandı
0
0

Arı Sokması ve Alerjisine Dikkat

Uzmanlar havaların ısınmasıyla beraber artan arı sokmaları vakalarının ölümlere yol açabileceği uyarısında bulunarak, vatandaşların dikkatli olmalarını istedi.
Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Feyzullah Çetinkaya, arı sokması sonucu, anafilaksi adı verilen öldürücü olabilen şiddetli alerjik reaksiyonların görülebileceğini söyledi.
Doğada bulunan bütün arı ve böcek türlerinin alerji yapabileceğini bildiren Çetinkaya, özellikle bal arısına ve yaban arılarının bir çok türüne dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Arı sokması olduğunda, eğer sokan arı bal arısı ise iğnesi deride kalır, bu iğneyi sıkmadan çıkarmalıyız ki daha fazla zehir dokuda kalmasın. Sonra da iğnenin yerine buz koyup zehrin emilimini azaltmalıyız. Küçük bir şişlik olmuşsa başka bir şeye gerek yok. Şişlik büyükse veya anafilaksi yani şiddetli alerji oluşmuşsa hemen hastaneye gitmek gerekiyor. Arıların sokması sonucu iğnenin battığı yerde küçük bir kızarıklık olabileceği gibi, bütün bir kolu, bacağı veya yüzü kapsayan şişlik de olabilir. Ayrıca birçok arının soktuğu ve arı zehrine bağlı alerji olmayan zehirlenme de görülebilir.” dedi.
Anafilaksinin, aniden ortaya çıkan ve öldürücü olabilen şiddetli bir alerjik hastalık olduğunu belirten Çetinkaya, arı ve böceklerin zehirleri dışında anafilaksi için süt, yumurta, fındık, fıstık, badem, susam gibi yağlı yemişlerin, balık ve diğer deniz ürünlerinin, özellikle penisilin ve benzeri ilaçlar ile ağrı kesicilerin, film çekerken kullanılan maddelerin, kauçuk içeren tıbbi malzemeyle temasın, sebebi tam olarak bilinemeyen ve egzersize bağlı olabilen bazı durumların da risk faktörleri olduğunu ifade etti. Anafilaksinin belirtileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Feyzullah Çetinkaya, şunları söyledi:
“Bu belirtiler, deride yaygın kızarıklık ve kabarıklık olması, aşırı hapşırma ve burun akıntısı, nefes almada zorlanma ve hırıltı, baş dönmesi, dudaklar, dil ve boğazda şişme olması, kan basıncının düşmesi sonucu aniden yere yığılma, çarpıntı, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıdır. Kişinin bünyesi ne kadar çok alerjik ise anafilaksinin belirtileri de o kadar hızlı bir biçimde ortaya çıkar ve hastanın durumu o kadar ağır olur. Ancak, anafilaksi belirtilerinin bir kaç dakikadan bir kaç saate kadar değişen zaman diliminde ortaya çıkabileceğini de unutmamak gerekiyor.Bu belirtiler görüldüğünde, hasta hemen sırt üstü yatırılmalı, ağzı ve burnu temizlenmeli ve rahat nefes alması sağlanmalıdır. Anafilaksi tedavisinin temel ilacı adrenalindir. Eğer hastalar daha önceden hekimleri tarafından verilmiş hazır adrenalin iğneleri taşıyorlarsa bunun hemen uyluğun ön-yan tarafından uygulanması gerekiyor. Bu uygulamanın ardından veya adrenalin yapılamıyorsa hemen acil ambulans çağrılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Anafilaksi, arı sokması sonrası oluşmuşsa arının iğnesi parçalanmadan çıkarılmalı ve yara yeri sabunlu suyla yıkanarak aralıklı buz uygulanmalıdır. Kan basıncı düşmüş olan hasta aniden ayağı kaldırılırsa ani ölümün meydana gelebileceği unutulmamalıdır. Anafilaksiden korunmak için; hastalar alerjik olduklarını bildikleri maddelerden uzak durmalı, üzerlerinde alerjileri olduğunu belirten bir kolye veya bilezik taşımalıdır. Ailenin bütün bireyleri, yakın arkadaşlar bilgilendirilmeli. Risk altında olan kişi bir çocuksa özellikle çok dikkat edilmeli, arkadaşları, öğretmenleri, kreş veya okul yöneticileri durumdan haberdar edilmeli ve özellikle alerji yapacak maddelerden uzak durma ve anafilaksinin belirtileri konusunda çocuklar eğitilmeli. Daha önceden anafilaksi geçirmiş veya geçirme riski olan çocukların aileleri mutlaka yanlarında hazır adrenalin enjektörü taşımalı ve gerektiğinde bunu kullanmayı öğrenmelidir. Arı alerjisi olanlar açık havada renkli ve açık elbiseler giymemeli. Çocukluk aşıları dahil tüm enjeksiyonlar mutlaka bir sağlık kuruluşunda yapılmalı ve enjeksiyon sonrası sağlık kuruluşunda en az 15-20 dakika beklenmelidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
nasadaki turk bilim adami dr umut yildiz omude evrenin sirlarini anlatti XV4YclRY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Nisan, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

NASA’daki Türk bilim adamı Dr. Umut Yıldız, OMÜ’de evrenin sırlarını anlattı

NASA bünyesindeki Jet İtki Laboratuvarı’nda (JPL) uzun yıllar derin uzay iletişimi ve büyük veri analizi üzerine çalışmalar yürüten astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen konferansta öğrencilerle bir araya geldi. “Evrenin Doğumu ve Ölümü” başlıklı etkinlikte, kozmik süreçler ve modern bilimin temel sorunları ele alındı.

OMÜ Fizik Topluluğu ve OMÜ Gözlemevi iş birliğiyle UZEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Rektör Yardımcı Alper Kesten, Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ufuk Çoruh, Astronomi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Metin Yavuz’un yanı sıra çok sayıda akademisyen, lise ve üniversite öğrencisi katıldı. Konferansta, evrenin başlangıcından nihai kaderine kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel bilimsel veriler paylaşıldı.

“Bilim cevaplardan çok sorularla ilerler”

Konferansın açılışında konuşan OMÜ Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ufuk Çoruh, bilimin yalnızca bilgi üretme süreci değil, sistematik bir düşünme biçimi olduğunu vurguladı. Bilimsel yöntemin insanlık için en güvenilir rehber olduğunu belirten Çoruh, “Eğer evrenin bir başlangıcı varsa, öncesinde ne vardı? Bilim, hazır cevaplardan ziyade doğru soruları sorabilme yeteneğiyle gelişir. Belki de bu salon, gelecekte evrenin sırlarını çözecek fikirlerin ilk kez filizlendiği ana tanıklık edecektir” dedi.

Dr. Umut Yıldız OMÜ’de evrenin sırlarını anlattı

Türkiye’ye döndükten sonra uzay ekosistemine katkı sağlamak amacıyla çeşitli teknoloji firmalarında üst düzey bilimsel sorumluluklar üstlenen Dr. Umut Yıldız, “Evrenin Doğumu ve Ölümü” başlıklı ilgi çeken sunumunu kendine has üslubuyla dinleyicileriyle paylaştı. Konferansta, evrenin başlangıcından nihai kaderine kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel bilimsel veriler ele alındı.

Halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde Bilim İletişimi Direktörü ve öğretim elemanı olarak görev yapan Yıldız, güncel çalışmalarına dair bilgiler verdiği konferansta bilimsel bilginin toplumun her kesimine ulaşması için yürüttüğü çalışmaları sürdüreceğini ifade etti.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten’in de katılarak emeği geçenlere teşekkür ettiği program, plaket töreniyle sona erdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin