Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Adana Demirspor Romanya’da beraberliğe razı oldu! Tur rövanşa kaldı

Türkiye Yayın: 28.07.2023 10:39
Adana Demirspor Romanya’da beraberliğe razı oldu! Tur rövanşa kaldı

UEFA Avrupa Konferans Ligi 2. Eleme Turu ilk maçında Adana Demirspor deplasmanda CFR Cluj ile 1-1 berabere kaldı.

Maçtan dakikalar

6. dakikada sağ kanattan Manea’nın ortasında arka direkte meşin yuvarlağı kontrol eden Camora’nın yerden içeri çevirdiği topu Betancor, ağlara yolladı. 1-0

9. dakikada sol kanttan Camora’nun ortasında arka direkte Manea’nın şutu kaleyi bulmadı.

62. dakikada savunmadan seken topla penaltı noktası üzerinde buluşan Belhanda’nın vuruşunda meşin yuvarlak kaleyi bulmadı.

77. dakikada orta sahadan ceza sahasına sokulan Stambouli’nin pasında Ndiaye topuğuyla meşin yuvarlağı yeniden Stambouli ile buluşturdu. Bu oyuncunun ceza yayı üzerinden gelişine vuruşunda top ağlara gitti. 1-1

78. dakikada ceza sahası sol çaprazda topla buluşan Camora’nın sert şutunda kaleci Karacic gole izin vermedi.

79. dakikada sağ çaprazdan ceza sahasına giren Yusuf Sarı’nın şutunda kaleci Sava topu kornere çeldi.

Adana Demirspor Romanya'da beraberliğe razı oldu! Tur rövanşa kaldı

Stat: Dr. Constantin Radulescu
Hakemler: Elchin Masiyev xx, Elshad Abdullayev xx, Parvin Talibov xx

CFR Cluj: Razvan Sava xx, Cristian Manea xx, Anton Kresic xx, Arlind Ajeti xx (Vasile dk. 71 x), Ziv Morgan xx (Philip Otele dk. 86 ?), Mario Camora xx, Lovro Cvek xx, Panagiotis Tachtsidis xx (Filip dk. 71 x), Durel Avounou xx, Daniel Birligea xx (Krasniqi dk. 85 ?), Jefte Betancor xx (Yeboah dk. 60 x)

Yedekler: Balgradean, Hindrich, Vasile, Tiru, Deac, Alin Fica, Tudor Lucaci

Teknik Direktör: Andrea Mandorlini

Adana Demirspor: Goran Karacic xx, Jonas Svensson xx, Jovan Manev xx (Gravillon dk. 57 x), Semih Güler xx, Kevin Rodrigues xx, Benjamin Stambouli xxx, Emre Akbaba xx, Younes Belhanda xx (Nani dk. 72 xx), Yusuf Sarı xxx, David Akintola xx (Dorukhan Toköz dk. 87 ?), Cherif Ndiaye xx

Yedekler: Ertaç Özbir, İsmail Çokçalış, Abdurrahim Dursun, Abdulsamet Burak, Tayfun Aydoğan, Yusuf Erdoğan, Gulbrandsen

Teknik Direktör: Patrick Kluivert

Goller: Jefte Betancor (dk. 6) (Cluj), Stambouli (dk. 77) (Adana Demirspor)

Sarı kartlar: Sava, Krasniqi, Birligea (Cluj), Manev, Andrew Gravillon (Adana Demirspor)

(İHA)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

VURDUK EN DİBE, SÖYLE ŞİMDİ NEREYE?

Manşet Yayın: 26.05.2024 14:00
VURDUK EN DİBE, SÖYLE ŞİMDİ NEREYE?

Ekonomi bir bilim dalıdır. Ekonominin değişmez gerçekleri vardır.
Mesela;
▪︎ Faizlerin artırılması ile piyasada talep azalır. Bu sayede harcama eğilimi de azalmaya başlar.

▪︎ Faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Faiz düşerse enflasyon artar yani enflasyon artarsa düşürmek için faizi artırmak gerekir.

▪︎ 2002 yılından bu yana, TL’ nin değerlenmesinin arkasında “yüksek faiz düşük kur” sarmalı yatmaktadır. Türkiye’de, ülke riskinin yüksek olması, kaynaklarından daha fazlasını kullanması nedeniyle faizler dünya standartlarının çok üzerinde. Bu durumda da iş dünyası ve yatırımcılar kredi kullanamıyor. Kısır döngü de işte burada başlıyor.

Ekonomi; “bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme, üretileni bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümü” şeklinde tanımlanıyor.
Yaşayabilmek için üretme ve bölüşme ! Görüldüğü gibi ekonominin temelinde üretim var. Ayrıca, ülkenin varlığını sürdürebilmesi için üretilenin adaletle ve hakkaniyetle bölüşülmesi gerekiyor.
Peki, günümüz Türkiyesinde yeteri kadar üretiyor muyuz?
Ürettiğimizi hakça bölüşüyor muyuz? Başka bir deyişle, gelir dağılımında adaleti sağlayabilmiş miyiz?
Bu sorulara evet diyebilir misiniz?

Ekonomimizin en istikrarlı yılları 1923 den1950 ye kadar olan dönemdir. Türk Lirasının da dünya ekonomisinde en değerli olduğu 27 yıl bu döneme denk geliyor.
Bu döneme baktığımızda, devlet destekli, üretime dayalı müthiş bir kalkınma hamlesi görüyoruz.
Bu ivme Atatürk’ün vefatından sonraki 12 yıl daha devam etti.

1950 den 1990 a kadar olan dönemde;
▪︎50 li yıllarda ABD ile yapılan ve elimizi kolumuzu bağlayan anlaşmalar, tarımımıza, eğitim sistemimize müdahaleler. Antikominist hedefleri olan Marshall yardımları.
▪︎ 1974 Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle maruz kaldığımız ağır ambargolar.
▪︎ 1980 askeri müdahalesi ve cunta yönetimi dönemi.
Bu 40 yıl da böyle heba oldu.

Sonrasında, 1990 – 2002 yıllarında yaşanan ekonomik bunalımların temel sebebi ise, siyasi istikrarsızlık, dolayısıyla orta ve uzun vadeli ekonomi politikasına sahip olamama durumudur. Bu dönemde Türkiye’de 6 farklı başbakan tarafından 11 farklı hükûmet kuruldu ve bu hükûmetlerin ortalama ömürleri 1 yıl civarında gerçekleşti.

Ülkenin enerjisini ve kaynaklarını terörle mücadeleye harcamasını da unutmayalım.
1984 yılından buyana terörle mücadele ediyoruz.

2002 den sonra tek parti iktidarı ile bir siyasi istikrar sağlandı. Terörle mücadelede de başarı sağlandı diyebiliriz. Peki buna rağmen neden ekonomik istikrar sağlanamadı? Bu sorunun o kadar çok yanıtı var ki, hangi birini yazayım.

Uzun vadeli ve kalıcı çözümler üretmek yerine;
▪︎ Faizlerle oynayarak,
▪︎ Yüzyılın buluşu diye kur korumalı mevduat ismi altında ucube sistemlerden medet umarak,
▪︎ Vergileri artırarak, yeni vergiler icat ederek
▪︎ Karşılıksız para basarak bu sarmaldan çıkmamız mümkün değil.

Haberlere bakıyorum. Enflasyonda tek haneye düşecek mişiz. İhracatta tarihi rekorlar kırmışız!
Neye göre rekor? İhracatımız ithalatımızın önüne mi geçti? Cari fazla mı vermeye başladık?
İhracat rakamlarını verirken neden ithalat rakamlarını da vermiyorsunuz?
Ekonomide çuvallıyoruz ama algı yönetiminde maşallahımız var.

Gerçek şu ki, yeteri kadar üretmiyoruz ve üretmediğimiz için yoksullaşıyoruz. Bu gerçekleri görüp, topyekün bir üretim seferberliğini çoktan başlatmalıydık.

Athenanın o meşhur şarkısı geliyor aklıma;
Vurduk en dibe
Söyle şimdi nereye?
Yol almalısın
Ufak ufak yerine
Sıyrıl da gel buraya
Sıyrıl da gel buraya
Dön baba
Dön baba dönelim
Dön baba
Dön baba dönelim…