Yılda 250 milyon TL tasarruf sağlayacak GES’in yüzde 50’si tamamlandı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Kasım, 2023 00:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Yılda 250 milyon TL tasarruf sağlayacak GES’in yüzde 50’si tamamlandı

Samsun Büyükşehir Belediyesi, kamu eliyle orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali (GES) projesinin yapımının yüzde 50’sini tamamladı. Güneş enerjisinden yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek GES projesi ile Büyükşehir Belediyesi’nin, yılda 250 milyon TL tasarruf sağlaması planlanıyor.

Enerji birim fiyatlarındaki yüksek maliyetleri azaltmanın yanı sıra kentteki toprak, hava, su kirliliğini minimuma indirmeyi hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi’nde kamu eliyle orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük GES projesine imza atıyor. Proje, kurum bütçesine sağlayacağı katkılarla 4 yılda kendini amorti edecek.

Kurulum çalışmalarının devam ettiği 850 dönüm büyüklüğündeki arazide 120 kişi görev yapıyor. Üretilecek elektriği trafo merkezine aktaracak 121 enerji nakil hattı direğinden sonra hafriyat çalışmalarının yüzde 90’ının tamamlayan yüklenici firma ekipleri, 6 bin 600 metre uzunluğunda orta gerilim kablosu çekti. Doğru akım alt yapı borulama işleminin yüzde 90’ı döşenirken, 18 beton köşk temellerinin yanı sıra tesviye işlemleri bitirildi. Alana dağıtılan 125 bin 901 adet güneş panelinin montajlanacağı 21 bin 700 demir kolandan 16 bini getirilirken, kalan 5 bin 700 adedin sevkiyatı sürüyor. Özel makinelerle açılarak hazırlanan 13 bin ayak deliğinden 6 bin 500’üne demir kolanları yerleştiren ekipler, kot hizalama ve ayarlarını yaparak betonluyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin SASKİ kanalizasyon terfi merkezleri, içme suyu arıtma tesisleri, 4 beton santrali, asfalt üretim tesisi, Doğal Taş Elemanları Üretim Tesisi, Bordür, Kilit Parke ve Beton Boru Fabrikası başta olmak üzere çok sayıda tesisin orta düzeyde tükettiği elektrik maliyetlerini büyük oranda düşürecek GES Projesi, elektrikli otobüslerin enerji tüketimi ihtiyacını da karşılayacak. Proje, kurum bütçesine yılda yaklaşık 250 milyon TL tasarruf sağlayacak.

Başkan Demir: “Yenilenebilir enerji kaynaklarına, yeşile ve doğaya çok önem veriyoruz”

Kentte sera gazı emisyonunu düşürmek amacıyla yenilenebilir enerji kaynakları üzerine projeler uyguladıklarını belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Geleceğin şehri Samsun’da yenilenebilir enerji kaynaklarına, yeşile ve doğaya çok önem veriyoruz. Güneş enerjisini elektriğe dönüştürecek GES projesi, şehrimizde yaşayan her vatandaşımız için çok önemli. Güneş enerjisinden üreteceğimiz elektriği 21 kilometre uzaklıktaki trafo merkezinden enerji hattına aktaracağız. Büyükşehir Belediyemizin tüm birimlerinin ve tesislerimizin enerji maliyetini düşürerek önemli oranda tasarruf sağlayacağız. Çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. İnşaatının tamamlanmasının ardından hızla hizmet vermeye başlayacak. Şimdiden tüm halkımıza hayırlı olsun” dedi.

Saha çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Samsun Büyükşehir Belediyesi GES Proje Sorumlusu Furkan Şahin, “Şu an delik delme ve demir kolan yerleştirmeleri yapılıyor. Çalışmalar iş planına uygun şekilde sürüyor. Projede önemli ilerleme kaydettik. Burası 5’er megavatlık bölümler halinde enerji üretecek bir tesis. Bunun içinde solar tracker denilen güneş ışığını sürekli en dik açıyla takip edip üretim verimliliğini yüzde 20 oranında artıracak hareketli sistem kuruyoruz. İşletme şartları açısından doğal çevreye zararı olmayıp saatte 130 km hızla esecek rüzgarlara göre tasarlanan korumalı sistem, deprem kar gibi doğal etkenlere ve şiddetli rüzgarlara karşı çok dayanıklı. Ayrıca özellikle bahar aylarında dönemsel kapalı bulutlu havalarda yaşanacak üretim kayıplarının ciddi oranda önüne geçecek olup kullanılacak elektrik motorlarının sayısı ve elektrik tüketimleri de oldukça düşük. Yılda 90 milyon kilovat saat enerji üretecek santral, belediyemize büyük tasarruf sağlayacak” diye konuştu.

Projenin yapımını gerçekleştiren yüklenici firmanın Proje Müdürü Süleyman Sağlamtundu ise, “22 Şubat’ta yer teslimi yapıldıktan sonra Haziran ayında makinelerimizi sahaya indirip hafriyat işlerine başlamıştık. Arazinin çok büyük olmasına rağmen bugün itibariyle tüm altyapı ve üstyapı çalışmalarımızla projenin yüzde 50’lik bölümünü geride bıraktık. Ekiplerimizle sahanın her yanında çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay