Yenice'de sel felaketinin yaraları sarılıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Kasım, 2023 17:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Yenice’de sel felaketinin yaraları sarılıyor

Karabük’ün Yenice ilçesinde 2022 yılının Haziran ayı ile 2023 yılının Temmuz ayında meydana gelen sel sonrası İl Özel İdare tarafından yapılan çalışmalardan dolayı Yenice köy muhtarları kurumu ziyaret ederek teşekkür etti.
Karabük İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen, Genel Sekreter Şerafettin Kelleci, Yenice İl Genel Meclis üyeleri Recep Tetik ve Seyfettin Yılmaz ile AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Mısırlı ile kurum müdürlerinin de hazır olduğu ziyarette üst üste meydana gelen sel sonrası yapılan çalışmalardan dolayı ilçeye bağlı 34 köy muhtarı tarafından teşekkür plaketi verildi.
Törende konuşan Yenice İl Genel Meclis Üyesi Recep Tetik, “Yenice’ye yaptığımız hizmetlerden dolayı başta Valimiz, Genel Sekreterimiz İl Genel Meclis Başkanım ve milletvekillerimiz ve özel idare çalışanlarıma Yenice ve köylerimiz adına teşekkür ederim. Buna mukabil değerli muhtarlarımızın da bu yapılan hizmetlerden dolayı bize gösterdiği teveccühe ve bu merasimden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

“Yenice’yi daha sorunsuz, yaşanabilir köyler haline getirmek için hep birlikte gayret edeceğiz”
İl Özel İdare Genel Sekreteri Şerafettin Kelleci ise, Şerafettin Kelleci, Temmuz ayında yaşanan selden dolayı tekrar geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, “ Tabii selle başladığımız bir süreçte ilk günden beri ve sahada çalışan bize mesai arkadaşlığı yapan siz değerli muhtarlarıma teşekkür ediyorum. Anlayışınıza, desteklerinize orada bir başarı var ise bu başta meclis üyelerimiz, muhtarlarımız ve ekibimizle birlikte çalışma yapıldı. Dolayısıyla geçmiş yıllarda yapılamayan, vakit bulunamayan veya imkan dahilinde olmayan 2020-2022 yılı döneminde yaşanan selleri de kapsayacak şekilde güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Aslında yapamadığımız birçok şey var ama hepsi bir anda olmuyor. İnşallah önümüzdeki süreçte Yenice’yi daha sorunsuz, yaşanabilir köyler haline getirmek için hep birlikte gayret edeceğiz. İçişleri Bakanımızın bizzat Yenice’ye geldiğinde bize ‘Parayı düşünmeyin. İhtiyaçlarınız neyse biz karşılayacağız’ emrini aldığımızdan itibaren biz ihalelerimize çıktık. 36 menfez ve içme suyu boruları ihale edildi, yapımları devam ediyor. Ardından 54 kilometre sıcak BSK asfaltlarımızı yaptık. Menfezlerimizin yapımı devam ediyor. Bir tek Şeker Kanyonu kaldı. Orada bir hazırlığımız var devam ediyor, inşallah onu da çözdüğümüzde büyük bir sorunu halletmiş olacağız” ifadesinde bulundu.

“Yenice şimdiye kadar görülmemiş, duyulmamış bir hizmetle karşılaştığı bu hizmet, bu hız ilerleyen yıllarda da artarak devam edecektir”
İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen ise, Yenice’de sel felaketinin açmış olduğu yaralar hızlı bir şekilde sardıklarını ifade ederek, “Yollarımızın latyapıları ile ilgili eksiklikler giderilerek asfaltla ilgili planlamalara hızlı bir şekilde tüm ilçelerden önce geçmiş olduk. Biz bu planlamaları yaparken, Genel sekreterimiz, ilçe başkanımız ve meclis üyelerimizle birlikte süreç başlamadan önce oturduk, bir araya geldik. Planlamalar gerçek manada aslında orada yapıldı. Biz yaptığımız işlerle, hizmetlerle ilgili 34 köyümüzden kaç köyümüze dokunabiliriz? Eksiğimiz, noksanlarımız nedir? Bütçe imkanları nedir? diye değerlendirdik. Sonuç olarak da gerçekten bir aylık çalışmanın sonucunda il özel idaresinin tüm gücüyle ve tüm ekibiyle eksiksiz olağanüstü bir gayret ve çaba sarf ettik. Olağanüstü bir çalışmaydı. Benim de şimdiye kadar Yenice’de bu kadar olağanüstü bir çalışmaya, ilçemiz hakikaten şahit olmamıştır. Merkez dahil 6 ilçeye hizmet etmesi gereken İl özel İdaresi ve ekibi tüm gücüyle bir ilçeyi sel felaketinden sonrası ayağa kaldırmakla ilgili olağanüstü bir gayret sarf etti. Tabii ki bu kadar kısa bir süre içerisinde bir ilçeyi toparlamak sel felaketinden sonra altyapısını yeniden hazırlamak ve üzerine 50 kilometrenin üzerinde de bir asfaltla kaplama gerçekten olağanüstü bir gayretin ürünüdür. Bundan sonra Yenice ile ilgili çalışma süreci bu yıl itibariyle olağanüstü bir gayretle başlamış ve artarak da devam edecektir. Yani bu 1-1.5 aylık zaman zarfında yepyeni çalışmalarımız başladı ve bitti şeklinde bir şey yok. Yani inanın bundan sonraki süreçte Yenice şimdiye kadar görülmemiş, duyulmamış bir hizmetle karşılaştığı bu hizmet, bu hız ilerleyen yıllarda da artarak devam edecektir. Bundan emin olabilirsiniz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Köy muhtarları tarafından katkılarından dolayı İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen, Genel Sekreter Şerafettin Kelleci, İl Genel Meclis üyeleri Recep Tetik, Seyfettin Yılmaz ile kurum müdürleri ile şantiye şeflerine plaket takdim ettiler. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay