Türkiye’de Karun Hazinesi’nden sonra en değerli hazine olarak gösterilen Amisos Hazinesi ile 5 bin yıllık beyin ameliyatı izleri bulunan kafataslarının da sergilendiği yeni Samsun Müzesi, açılış için gün sayıyor.
Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Müzesi’nin çok önemli ve nadide tarih, kültür ve sanatsal eserlere ev sahipliği yaptığını ifade ederek, müzenin Samsun’un ve Karadeniz’in tarihi ve arkeolojik potansiyelinin yeniden keşfedilmesine de hizmet edeceğini vurguladı. Açılış için gün sayan müzenin içerisindeki eserlerin yerli ve yabancı turistlerin oldukça dikkatini çekeceğini belirten Vali Tavlı, müzenin Samsun’a gelenlerin uğrak noktası olacağını vurguladı.
“Samsun Müzesi’nde son hazırlıklar tamamlanıyor, yakında ziyarete açılacak”
Müzenin yakın zamanda ziyarete açılacağını dile getiren Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Samsun, tarihimize imza atan bir şehirdir. Aynı zamanda şehrimizdeki müzeler bu tarihimizi de hem halkımıza sunmakta, yerli ve yabancı turistlerimize anlatmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığının Samsun’a kazandırdığı Samsun Müzesi’nin inşaatı bitti. Tefrişatları yapılıyor. Son hazırlıklar tamamlanıyor. Yakın zamanda da misafirlerimizle buluşturulacak. Samsun Müzesini gezdiğimde ilimizin kadim bir şehir olarak çok farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını müşahede ettim. Orada sergilenen eserlerin gerçekten muhteşem olduğunu yakinen gördüm. Samsun Müzesi yerli ve yabancı turistlerle buluşmak için gün sayıyor. Açıldıktan sonra bu güzellikleri herkes görme fırsatı bulacak” dedi.
“Amisos Hazinesi” yeniden görücüye çıkıyor
Müzede yerini alan Amisos Hazinesi, Samsun’da 28 Kasım 1995 tarihinde bir inşaat kazısı sırasında bulundu. Amisos Tepesi adını alan yerde bulunan, Pontus Krallığı hanedan üyelerine ait olduğu belirlenen ve 64 parçadan oluşan hazine, Samsun Müzesi’nde yerini aldı. ‘Karun Hazinesi’nden sonra Türkiye’de bulunan en değerli hazine’ olarak nitelendirilen Amisos Hazinesi cam, madeni, pişmiş toprak, mermer ve altın olmak üzere beş kategoriye ayrılıyor. Altın eserlerin geçmişi MÖ 1. yüzyıla, diğer eserlerin geçmişi ise MÖ 4. yüzyıla dek uzandığı ifade ediliyor.
Amisos Mozaiği
Amisos Mozaiği, 1958’de Antik Amisos Kenti’nde (bugünkü işitme engelliler okulu) hafriyat çalışmaları sırasında bulundu. Müze teşhirinin orta alanında özel hazırlanmış mekana yerleştirilerek sergilenen Amisos Mozaiği, 56 m2’lik taban ölçüsüne sahip.
Anadolu’da en büyük boyutlu kafatası ameliyatı
Karadeniz Bölgesi’nin en eski ve en uzun süreli sistemli kazısı olan İkiztepe Höyüğü’nde Erken Tunç Çağı mezarlarındaki kazılarda ele geçen, hatta Anadolu’da saptanan en büyük boyutlu iyileşmiş kafatası deliği dikkat çekiyor. Yetişkin bir erkek bireyi temsil eden kafataslarındaki ameliyat deliğinde zamanla daralma olduğu ve bireyin operasyon sonrası bir süre daha yaşamına devam ettiği tespit edildi.
Müzede ayrıca 1. Abdulhamit, Kanuni Sultan Süleyman ve 1. Mahmut dönemlerine ait Osmanlı altın sikkeleri yer alıyor.
Birbirinden önemli birçok eserin yer aldığı Samsun Müzesi, resmi açılış için gün sayıyor.


Yeni Samsun Müzesi açılış için gün sayıyor: En değerli 2’nci hazine, 5 bin yıllık ameliyat
Türk Kızılay’ı 158. yaşını kutluyor
Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla 11 Haziran 1868 tarihinde kurulan Türk Kızılayı, 158. yılını kutluyor.
Kızılay’ın 158. yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek kutlama programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılayı Genel Merkez yöneticileri, Türkiye genelindeki 81 ilin şube başkanı, yöneticileri ve gönüllülerle buluşacak. Kızılay iyilik ödüllerinin de verileceği programa Türk Kızılayı Bartın Şube Başkanı Nihat Yalçın ve Bartın Şubesi Kadın Kolları Başkanı Semra Yazıcı da katılacak.
Bartın Valisi Nurtaç Arslan da, yayımladığı mesaj ile Türk Kızılay’ının 158. yaşını kutladı. Arslan mesajında, ’’İnsanlığın zor zamanlarında ortaya çıkan her dayanışma, aslında bir vicdan çağrısıdır. Toplumun ortak sorumluluk bilincini diri tutan bir yapı olarak 158 yıldır bu çağrıya cevap veren Türk Kızılay’ının kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Milletimiz tarih boyunca dara düşenin elinden tutmayı, yaraları birlikte sarmayı ve ekmeğini paylaşmayı en büyük erdemlerden biri kabul etmiştir. Türk Kızılay’ı da bu köklü medeniyet anlayışının kurumsallaşmış hâli olarak nesiller boyunca iyiliğin, şefkatin ve kardeşliğin sembolü olmuştur. Hangi yaşta, hangi düşüncede veya hangi coğrafyada olursa olsun ihtiyaç sahibi bir insana ulaşabilmek için gösterdiği gayret, Kızılay’ı milletimizin gönlünde müstesna bir yere taşımıştır. Bugün Türk Kızılay’ının gücünü oluşturan en önemli unsur, yardım etmeyi bir insanlık vazifesi olarak gören aziz milletimizin engin gönlüdür. Bir ünite kan bağışlayan vatandaşımızdan afet bölgesinde gece gündüz çalışan gönüllüsüne kadar herkes, bu büyük iyilik zincirinin kıymetli bir halkasını oluşturmaktadır. İnsanlığın en çok ihtiyaç duyduğu değerlerin merhamet, vicdan ve dayanışma olduğu bir dönemde Türk Kızılay’ının üstlendiği sorumluluk her zamankinden daha anlamlıdır. İnanıyorum ki bu köklü kurum, geçmişinden aldığı güç ve milletimizden aldığı destekle gelecekte de ihtiyaç sahiplerinin umudu olmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Türk Kızılay’ının 158. kuruluş yıl dönümünü kutluyor; bu anlamlı çatı altında görev yapan tüm çalışanlara, gönüllülere ve bağışçılara şükranlarımı sunuyorum. İyiliğin çoğalmasına vesile olan herkese teşekkür ediyor, Türk Kızılay’ının nice yıllar boyunca insanlığa umut olmaya devam etmesini temenni ediyorum’’ ifadelerini kullandı.

