Enflasyon ve faiz, bu ikisinde dünyanın zirvesindeyiz.
Hem faizde, hem yüksek enflasyonda ilk 5 ülke arasındayız. Faiz oranında Venezuela'nın ardından % 37 ile ikinci sıradayız. Enflasyonda ise % 30.65 ile beşinci sıradayız. Aslında, enflasyonda sıramız beşincilik değil! Faizde sıkıntı yok, onu bankalar net olarak belirliyor. Enflasyon ise emekli ve çalışanların maaşlarının belirlenmesinde de baz alınan TÜİK verileriyle hesaplanıyor.
Enflasyonda bizden önce Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin var. Venezuela'nın yıllık enflasyonda
yüzde 172 ile, Faiz oranında yüzde 58.9 ile ilk sırada olmasını bir anlamda normal karşılayabiliriz. Yakın zamanda ABD tarafından lideri kaçırılan bir ülke. Ülkede kaos ve kargaşa hakim. Bu açıdan bakınca Venezuela'nın ilk sırada olması yadırganamaz.
GIDA ENFLASYONUNDA DÜNYADA DÖRDÜNCÜ, AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADAYIZ
En yüksek yıllık gıda enflasyonunda, Güney Sudan, İran ve Arjantin in ardından dördüncü sıradayız. 175 ülkeye ait verilere bakıldığında, bu ülkelerin ortalama gıda enflasyon oranı yıllık % 4.64 bizde ise aylık %6.59
İşin tuhafı bu kadar yüksek gıda enflasyonunu dünyada gıda fiyatlarının düştüğü bir dönemde yaşıyoruz.
Gıda enflasyonunda Avrupa'da %31.69 la ilk sıradayız. İkinci sıradaki Ukrayna'nın yıllık gıda enflasyonu %10.2 savaşta olan Ukrayna'nın 3 katı enflasyona sahibiz. İşte bu yadırganır.
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye’de fiyatlamaların kontrol edilmediğini, maliyet bazlı çalışma yapılmadığını söylüyor.
Özdemir, “Memlekette kimse 1 kilo dondurmanın maliyeti nedir diye sormuyor. Aynı çayı bir yerde 500 liraya başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. Bu makasa dönük tek bir denetleme ve çalışma yapılmıyor. Biz neden bir tabak pirinç pilavının maliyetini çalışmıyoruz” diyor.
Bunun adı serbest piyasa falan değil, bu düpedüz soygun.
SANAYİ KAN KAYBEDİYOR
İmalat sanayi kapasite kullanımı tarihinde en düşük seviyelerde. İstihdam düşmeye devam ediyor. TÜİK verilerine göre, sanayide ücretli çalışan sayısı 179 bin kişi azaldı. Sektörün alt kollarına bakıldığında, en büyük kayıp 180 bin 663 kişiyle imalat sanayiinde olurken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında çalışan sayısı 4 bin 689 kişi arttı.
İnşaat ve hizmet sektörlerinde az da olsa bir artış var. Fakat sektörün geneline bakıldığında, durum vahim.
Öte yandan ülkede kayıt dışı ekonominin büyüklüğü yüzde 30'a dayanmış.
Rakamlara bakıldığında, tablo hiç iç açıcı değil.
Bu ülke bunu haketmiyor.
İlyas Erbay