AİLE HEKİMLERİNİ VE VATANDAŞI HUZURSUZ EDEN HASTA TRANSFERLERİ ! - Karabük Haber Postası

AİLE HEKİMLERİNİ VE VATANDAŞI HUZURSUZ EDEN HASTA TRANSFERLERİ !

ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
19 Nisan, 2026 13:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Sağlık sistemimizin vaz geçilmezi olan Aile Hekimliği sistemi (Aile Sağlığı Merkezleri – ASM), Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmeti olarak hastanelerin, özellikle de poliklinik ve acil servislerin yükünü önemli ölçüde almaktadır. Temel amacı hastalanmadan önce koruyucu hekimlik sunmak ve hastalıkları birinci basamakta tedavi ederek hastaneye gidişi azaltmaktır. Sistem bu açıdan bakıldığında son derece başarılıdır.

Ancak, son bir kaç yıldır, Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimliği sistemine yönelik getirdiği yeni düzenlemeler ve uygulamalar, hekimler ve sağlık çalışanları arasında önemli huzursuzluklara neden oluyor. Özellikle Kasım 2024’te yürürlüğe giren ve Nisan 2026’da güncellenen yönetmelikler, çalışma koşullarında “hukuksuzluk” ve “ceza yönetmeliği” olarak nitelendirilen tepkilere neden olmuştu.
Sağlık Bakanlığının aile hekimleri ile ilgili son uygulamasında ise, ; Aile Hekimi başına düşen kayıtlı kişi sayısı 4 binden 3 bin 500’e düşürülüyor. Bu hedefi tutturmak için, 3100’ün üzerindeki nüfus, hekimden habersiz şekilde başka aile hekimlerine veya birimlere aktarılıyor.
Bu aktarımdan vatandaşın da haberi yok! Daha önce kayıtlı olduğu aile hekimine giden hastalar büyük bir şaşkınlık ve mağduriyet yaşıyor.

İkametgahınıza yakın bir sağlık merkezinden kendi tercih ettiğiniz bir hekime kaydolmuşsunuz. Sizin sağlık geçmişinize ait her detaya hakim olan Aile hekiminiz sizden habersiz değiştiriliyor!

NE OLDU HASTANIN HEKİM SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜNE?

“Hastanın hekim seçme hakkı, mevzuata uygun şekilde sağlık hizmeti alırken kendisini tedavi edecek hekimi özgürce seçme, değiştirme ve konsültasyon isteme hakkıdır. Bu hak, hasta-hekim arasındaki güven ilişkisini güçlendirir, hastanın tanı/tedavi sürecinde en iyi işbirliği yapabileceği hekimle çalışmasını sağlar.” Bu insani ve güzel uygulamadan şimdi ne oldu da vaz geçildi?

Aile hekimlerinin maaşları büyük oranda kendilerine kayıtlı hasta (nüfus) sayısı üzerinden hesaplanıyor.
Aile hekimliği sisteminde “hak ediş” adı verilen maaş yapısı;
kendilerine kayıtlı olan hasta sayısı (nüfus) baz alınarak belirleniyor. Genellikle 3.500-4.000 nüfusa kadar olan kayıtlar üzerinden ödeme yapılıyordu.

2025 yılında hayata geçen Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği düzenlemeleriyle birlikte, aile hekimlerinin kotaları ve hasta takipleriyle bağlantılı olarak maaşlarında kesintiler olmuştu.
Düzenlemeye göre, kendisine kayıtlı olan hastalar 6 ay boyunca Aile Sağlığı Merkezi’ne (ASM) uğramazsa veya kayıtlı olduğu hekime başvurmazsa, o hekimin maaşından kesinti yapılmakta.
Hekimlerin bu gelir kaybı yüzde 10-15 hatta bazı durumlarda yüzde 20 ye kadar çıkabiliyor.
Bu defa Aile Hekimleri, bakanlığın hasta kotalarının azaltılmasına yönelik son uygulaması ile tekrar bir mağduriyetle karşı karşıya.
Daha önce çeşitli nedenlerle düşen maaşları daha da düşecek. Aile hekimlerinin sabit maaş almak gibi bir lüksleri yok. Konuştuğum aile hekimlerinde huzursuzluk had safhada. Aile hekimlerimizin maaşları ile ilgili hakkaniyetli bir düzenlemenin bir an evvel hayata geçirilmesi gerekiyor.

Vatandaşın sağlık ihtiyacı duymayıp gelmemesi hekimin kusuru olarak görülmemeli, ancak bu durumun ceza olarak maaşa yansıması hekim motivasyonunu olumsuz etkilemektedir.

Türkiye’de aile hekimlerinin yaşadığı temel sıkıntılar, özellikle 2024 sonu ve 2025 başında yürürlüğe giren yeni yönetmelikler ve artan iş yükü etrafında yoğunlaşmaktadır. Hekimler tarafından “eziyet yönetmeliği” olarak adlandırılan düzenlemeler, çalışma koşullarını ve özlük haklarını doğrudan etkilemektedir.

Aile hekimlerinin dile getirdiği başlıca sorunlar şunlardır:

1. Yeni Yönetmelik ve Performans Sistemi
Karmaşık Ödeme Yapısı: Yeni yönetmelik, hekimlerin maaşlarını hastaların memnuniyeti ve belirli ilaçların reçete edilme oranları gibi tartışmalı kriterlere bağlamaktadır.
Maaş Kesintileri: Bebek, gebe ve lohusa izlemlerinde hastadan kaynaklı (randevuya gelmeme gibi) aksamalarda bile hekimlere performans cezası uygulanması ve maaş kesintisi yapılması önemli bir mağduriyet sebebidir.

2. İş Yükü ve Bürokrasi
Aşırı Hasta Sayısı: Bir aile hekimine düşen kayıtlı nüfusun fazlalığı (ortalama 3.500 kişi), hastaya ayrılan sürenin kısalmasına ve iş yükünün artmasına neden olmaktadır.
Evrak İşleri: Tanı ve tedavi süreçlerinden ziyade, istatistik tutma ve sayfa dolusu evrak doldurma gibi bürokratik işlerin zaman alması hekimleri zorlamaktadır.
Misafir Hasta Sorunu: Kayıtlı olmayan “misafir” hastalara bakma zorunluluğu, hem mevcut hastaların zamanından çalmakta hem de hekim için ek iş yükü yaratmaktadır.

Sağlık sistemimizin vaz geçilmezi olan Aile hekimlerimizin görüşleri de dikkate alınarak, sorunlarının kısa sürede çözüme kavuşturulacağını umuyorum.

Hastalarımıza şifa, sağlık emekçilerimize işlerinde kolaylıklar dilerim.

İlyas Erbay

222 5

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yazarın Kaleminden