Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Şubat, 2024 08:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yapay zeka ile dil eğitmeni yetiştirilecek

Bartın Üniversitesinin (BARÜ) proje ortakları arasında yer aldığı ‘Veriye Dayalı Kanıtlarla Dil Öğretmeni Eğitiminin Dijital Dönüşümü’ (DigiLTE) başlıklı projede yapay zekâ desteği ile nitelikli yabancı dil eğitmeni yetiştirilmesine katkıda bulunulacak.
Bartın Üniversitesinin (BARÜ) proje ortağı olarak yer aldığı, TED Üniversitesi yürütücülüğünde uluslararası iş birliği ile gerçekleştirilecek “Digital Transformation of Language Teacher Education with Data-Informed Evidence (DigiLTE)” (Veriye Dayalı Kanıtlarla Dil Öğretmeni Eğitiminin Dijital Dönüşümü) başlıklı Erasmus+ KA220 HED projesi, desteklenmeye değer bulunarak Türkiye Ulusal Ajansından 250 bin euro fon almaya hak kazandı.
BARÜ’lü akademisyenler, yapay zekâyla dil öğretmeni yetiştirilmesini destekleyecekler. Yürütücülüğünü TED Üniversitesi İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Balaman’ın yaptığı ‘Konuşma Tahliline Dayalı Dijital Ortamlarda Dil Öğretmeni Yetiştirme’ başlıklı projede, BARÜ İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Fatma Badem koordinatörlüğünde Arş. Gör. Betül Çimenli ile Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi Dr. Neslihan Köse araştırmacı olarak katkı sunacak. Yapay zekâ desteği ile İngilizce öğretmeni yetiştirmeyi amaçlayan projede BARÜ ile birlikte Linköping University, Potsdam University ve International University of Catalonia’dan da araştırmacılar çalışmalarda bulunacak.
Yapay zekâ teknolojisi yükseköğretimde kullanılacak
DigiLTE projesi kapsamında farklı ülkelerden kurumların yer almasıyla, çeşitli demografilerin ve eğitim süreçlerinin amaca yönelik olarak birleştirilmesine imkan tanınacak. İlk adımda özgün bir sınıf içi etkileşimi baz alan video arşivi oluşturulacak. Elde edilecek keşifler, konuşma tahlili araştırma yöntemiyle incelenecek. Dijital ortamlarda açık erişimli kataloglar oluşturularak ilgili kataloglar uluslararası gruplar halinde yabancı dil aday öğretmenlerine sunulacak.
Projenin 3. toplantısı BARÜ ev sahipliğinde gerçekleşecek
2 yıl boyunca devam edecek projede İngilizce eğitimi verilen sınıflar, en az 100 saat boyunca izlenecek. Elde edilen verilerin analize hazır hale getirilmesinde yapay zeka teknolojisinden yararlanılacak. Böylece lisans düzeyinde dil öğretmeni yetiştirme süreçlerine, kanıta ve veriye dayalı çıktılarla katkıda bulunulacak. Projenin 3. Uluslararası toplantısı, proje ekibinin tüm üyelerinin katılımı ile BARÜ ev sahipliğinde Ekim 2024’te gerçekleşecek.
“Nitelikli eğitmen yetiştirilmesi hususunda çalışmalar yürütüyoruz”
BARÜ’nün proje ortağı olarak yer aldığı uluslararası çalışmanın önemine değinen Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun “Nitelikli eğitmen yetiştirilmesi konusunda, yükseköğretim kurumlarına büyük görev düşüyor. Biz de bunun farkındalığıyla, değerli akademisyenlerimizin katkılarıyla günümüz teknolojisinden yararlanarak yapay zekâ yardımıyla elde edilen verilerle öğretmen yetiştirilmesi projesine destek olacağız. Teknolojinin eğitimde değerlendirilmesi hususunda geleceğe yönelik önemli bir adım olan bu çalışma, benzer mesleklerdeki gelişim süreçleri için de bir rol model olacak. Bu düşüncelerle geleceğe değer katacak projede emeği geçen tüm bileşenlerimizi tebrik ediyorum. Ayrıca bilim ve teknoloji temelli kalkınma anlayışıyla bizleri daima destekleyen YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ve şahsında YÖK üyelerimize gönülden teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
30 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 29.01.2026 16:44
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin