Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Kasım, 2024 20:22 tarihinde yayınlandı
0

Yalnızlığa terk edilen 2 bin yıllık kale ve kaya mezarlar turizme kazandırılmayı bekliyor

Tokat’taki 2 bin yıllık Çördük Kalesi ile kral mezarları, defineci tahribatı ve bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Tokat-Sivas karayolu üzerinde Çördük köyü sınırlarında yer alan yaklaşık 2 bin yıllık Çördük Kalesi, ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle yok oluyor. Helenistik dönemde inşa edildiği tahmin edilen kale, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasına rağmen günümüzde harabeye döndü. Dar bir boğaz içerisinde yer alan kalenin güney kısmında surlar bulunurken, kalede iki su sarnıcı ve tüneller dikkat çekiyor. Ayrıca kale içerisinde bulunan iki kaya mezarı, tarihi yapının Helenistik döneme ait olduğuna işaret ediyor. Definecilerin bölgede gerçekleştirdiği kazılar ise tarihi kalıntılara büyük zarar verdi. Özellikle 4 yıl öncesine kadar giriş boyutları aynı olan iki kral mezarından birinin girişinin genişlemesi ve mezar başındaki sütunlardan kopan parçalar, kaledeki tahribatın en somut örnekleri arasında yer alıyor. Vatandaşlar Çördük Kalesi’nin korunarak turizme kazandırılması gerektiğini vurgularken, bölgenin tarihi zenginliklerinin daha fazla zarar görmeden ilgililer tarafından sahiplenilmesi bekleniyor.

Tarihi kaya mezarlarının defineciler tarafından zarara uğratıldığını ifade eden tarih araştırmacısı Mehmet Ali Cinlioğlu, kale ve mezarların turizme kazandırılması gerektiğini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yeni yuzyilin yeni hastaligi parlayan nesneler sendromu uyarisi KucGOadj
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Yeni yüzyılın yeni hastalığı: “Parlayan nesneler sendromu” uyarısı

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların “Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)” ya da İngilizce adıyla “Shiny Object Syndrome (SOS)” tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti.

“Beynimizi esir alıyor”

Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin “Parlayan Nesneler Sendromu” olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, “İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor” dedi.

Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, “Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor” diye konuştu.

“Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli”

Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin