Vali Yavuz, "Şubat ayında 14 dolandırıcılık olayı meydana geldi" - Karabük Haber Postası
41234
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mart, 2025 11:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Vali Yavuz, “Şubat ayında 14 dolandırıcılık olayı meydana geldi”

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Şubat ayında 14 dolandırıcılık olayı meydana geldiğini bildirerek vatandaşları dolandırıcılık konusunda yapılan uyarılara karşı daha duyarlı olmaya çağırdı.

Şubat ayı asayiş ve güvenlik değerlendirme toplantısı, Karabük Valiliği’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda, Karabük’ün güvenli ve huzurlu bir şehir olduğuna vurgu yapan Vali Yavuz, “Bu huzur ve güvenliğin sağlanmasında katkılarından dolayı kolluk kuvvetlerimize ve tüm Karabüklü hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Bu huzurun ve güvenliğin bozulmasına asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Vali Yavuz, suç ve suçlarla mücadelenin artarak devam edeceğini ifade ederek, hukukun üstünlüğü çerçevesinde şunları söyledi: “Terör örgütlerinden organize suç örgütlerine, uyuşturucudan her türlü kaçakçılığa, kamu düzeninin sağlanmasından trafik güvenliğine, aranan şahısların yakalanarak adalete teslim edilmesinden ruhsatsız silah taşınmasına kadar kadına ve çocuğa karşı şiddetin önlenmesinden tüm kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlara kadar mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.”
Şubat ayında meydana gelen olayların bir önceki aya göre yüzde 7.97 azaldığını belirten Yavuz, kolluk birimleri tarafından düzenlenen 34 operasyonda yakalananlardan 24’ünün tutuklandığını, 15 kişinin ise adli kontrole tabi tutulduğunu aktardı.

Yüzde 0.88 artış yaşanan kişilere karşı işlenen suçlardaki olayların yüzde 97.81’inin aydınlatıldığını ifade eden Yavuz, mala karşı suçlarda ise yüzde 27.14 azalış yaşandığını, bu olayların yüzde 78.43’ünün çözüme kavuşturulduğunu söyledi.

“Dolandırıcılık konusunda vatandaşlarımızı uyarılara karşı duyarlı olmaya davet ediyorum”

“Şubat ayında 14 dolandırıcılık olayı meydana gelmiş olup bir önceki aya göre dolandırıcılık olaylarında yüzde 50 azalış meydana geldiği görülmektedir” diyen Yavuz, “Vatandaşlarımızın güvenliği, huzuru ve suç işlenmesinin önlenmesi tüm birimlerimizle birlikte 24 saat sahada olmaya bundan böyle de devam edeceğiz. Hedefimiz aydınlatılmayan bir olayımızın dahi kalmamasıdır. Tüm suçluların yakalanarak adalete teslim edilmesi, bundan sonra da temel hedefimiz olacak. Özellikle dolandırıcılık konusunda vatandaşlarımızı yapılan uyarılara karşı duyarlı olmaya ve şüpheli durumları zaman kaybetmeden kolluk birimlerimize bildirmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Şubat ayında “Hayvanları Koruma Kanununa muhalefet” nedeniyle 8 işlem yapıldığını ve toplam 59 bin 934 TL idari para cezası uygulandığını açıklayan Yavuz, ayrıca, İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı’nda sahipsiz hayvanların korunması ve rehabilitasyonu ile ilgili kararlar alındığını belirtti.

Karabük’teki 3 belediyeye ait barınakların kapasitelerinin artırılması için çalışmaların devam ettiğini anlatan Yavuz, “İlimizde 192 kapasiteli Karabük Belediyesi Bakımevi, 100 kapasiteli Safranbolu Belediyesi Bakımevi ve 90 kapasiteli Eflani Belediyesi Bakımevi olmak üzere toplam 382 kapasiteli 3 barınak bulunmaktadır. Karabük Belediyesi, Safranbolu Belediyesi ve Eflani Belediyesi tarafından kapasite artışıyla ilgili çalışmalar devam etmekte olup 2025 yılı içerisinde kapasitenin yüzde 319 artışla 1220’ye çıkarılması hedeflenmektedir. Eskipazar ve Yenice belediyelerimiz tarafından ise barınak kurulmasıyla ilgili proje çalışmaları devam etmektedir” şeklinde konuştu.

Sahipsiz hayvanların korunması, sahiplendirilmesi, kısırlaştırılması ve rehabilite edilmesi gibi çalışmaların yakından takip edildiğini ifade eden Yavuz, bu faaliyetlerin denetimlerinin de düzenli olarak yapıldığını sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.