Zonguldak’ta trafik güvenliğinin artırılması ve kazaların önlenmesine yönelik değerlendirmelerin yapıldığı toplantı, Vali Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya güvenlik ünitelerinin yetkilileri ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü ve Vilayet Jandarma Komutanlığı tarafından vilayet genelindeki trafik dataları, yaşanan kazalar ve alınan tedbirlere ait sunumlar yapıldı. Kent merkezi ve kırsal bölgelerde meydana gelen önlenebilir kazalar, yaralanmalı ve ölümlü trafik olaylarının nedenleri ile trafik yoğunluğunun arttığı noktalar ele alınarak, alınabilecek önlemler değerlendirildi.
Trafik akışının düzenlenmesi ve yolların daha inançlı hale getirilmesi gayesiyle, toplu taşıma, motosiklet, tarım araçları ve okul servislerine yönelik kontroller gözden geçirildi. Kış mevsimiyle birlikte kış lastiği kontrollerinin artırılması ve araçlarda kış lastiği kullanım zorunluluğuna ahengin sağlanması mevzuları ele alındı.
Yaya güvenliğinin sağlanması ve yaya önceliği şuurunun artırılması, toplantının kıymetli gündem unsurlarından biri oldu. Bilhassa yaya geçitlerinde şoförlerin dikkatinin artırılması, sürat limitlerine ahengin sağlanması ve yayaların inançlı formda karşıdan karşıya geçebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması mevzuları ele alındı. Bu kapsamda, yaya geçitlerinde kontrollerin artırılması, bilgilendirme kampanyalarının yaygınlaştırılması ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi tarafında değerlendirmeler yapıldı.
Trafik şuurunun artırılması kapsamında, çocuklara, öğrencilere, şoförlere ve kamu işçisine yönelik farkındalık eğitimleri ve bilgilendirme seminerleri değerlendirildi. Bu eğitimlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması ve trafik güvenliği konusunda farkındalığın artırılması için yürütülecek çalışmalar ele alındı.
Toplantıda, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik kurumlar ortası iş birliğinin güçlendirilmesi, kontrollerin aktifliğinin artırılması ve kış aylarında meydana gelebilecek risklerin önlenmesi için alınması gereken önlemler karara bağlandı.
Ayrıca 2025 yılına ilişkin trafik kontrolleri dataları de paylaşıldı. 1 Ocak – 10 Şubat 2025 tarihleri ortasında gerçekleştirilen trafik kontrollerinde 76 bin 853 araç denetim edildi. Kontroller sonucunda 3 bin 283 şoföre ceza kesildi ve 675 araç trafikten men edildi.
Ayrıca, bin 88 okul servisi denetlendi ve bu araçlardan 25’ine cezai süreç uygulandı. Bin 101 ticari taksi kontrolden geçerken, 124 taksiye cezai süreç yapıldı. Öte yandan, vilayet genelinde 193 bin 108 araç ve 31 bin 802 motosiklet idari tescile alındı.


Vali Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığında trafik güvenliği toplantısı gerçekleştirildi
MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !
Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29
ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ
İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.
GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ
Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.
Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:
– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.
– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.
– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.
– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.
– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.
– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.
– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.
– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.
– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.
– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.
Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.
Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.
İlyas Erbay


