Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ağustos, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Uzmanı uyardı: “Gebelik şekeri bebekte obezite ve tansiyon riskini artırıyor”

Yaklaşık her 10 gebeden 1’inin gebelik şekeri tanısı aldığını belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, “Gebelik şekeri, annede yüksek tansiyon hastalığı gelişme riskini artırır. Ayrıca bebekte yenidoğan döneminde şeker düşüklüğü ve yenidoğan sarılığını tetikleyebilir” dedi.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, gebelikte şeker hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Tutal, “Gebelik şekeri, gebelik sırasında tespit edilen kan şekeri yüksekliğidir. Gebelik şekeri annede yüksek tansiyon hastalığı gelişme riskini artırır. Ayrıca bebekte yenidoğan döneminde hipoglisemi (şeker düşüklüğü) ve yenidoğan sarılığını tetikleyebilir. Şeker hastalığı gelişme riskini artıran unsurlar ise ailede şeker hastalığı olması, gebelikten önce kilolu olmak, 4.5 kilogramdan daha ağır bebek doğurmuş olmak, öncesinde erken doğum yapmış olmak, gebelik öncesi gizli şeker hastalığı, 25 yaşın üzerinde gebe kalmak ve polikistik over sendromudur” diye konuştu.

“Tanı konma süreci”

Hiçbir risk faktörü olmadan da gebelik şekerinin gelişebileceğinin unutulmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Tutal, “Genellikle gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında gebelik şekeri teşhisi konulur. Önceden gebelik şekeri geçirdiyseniz veya doktorunuz riskli olduğunuzu düşünüyorsa, 13. haftadan önce de testler yapılabilir. Gebelik şekeri taraması, oral glukoz tolerans testi (şeker yükleme testi olarak bilinir) ile yapılır. 50 gram glukozlu içecek içildikten 30 dakika sonra alınan kan düzeyine bakılır. Test sonucu anormal ise 100 gram glukoz ile tekrar test yapılır” şeklinde konuştu.

“Şeker yükleme testi değil, annede şeker olduğunu bilmemek riskli”

Şeker yükleme testi yaptırmanın zararlı olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Tutal, “Test sırasında alınan şeker, 1 bardak şekerli içecek, birkaç dilim tatlı ya da bir tabak pirinç pilavındaki şeker kadardır. Asıl riskli olan durum annede gebelik şekeri olması ve bu durumun bilinmemesidir. Anne kanındaki yüksek şeker, bebeğe geçerek bebekte aşırı miktarda insülin üretilmesine, bu da bebeğin aşırı büyümesine neden olur. Aşırı büyük olan bebeklerin doğum travmalarına maruz kalma ihtimalleri artar. Annenin yüksek kan şekeri, erken doğumu tetikleyebileceği gibi bebeğin aşırı büyük olması da erken doğum kararının alınmasına neden olabilir. Gebelik şekeri olan annelerin bebeklerinde doğum erken olmasa bile akciğer gelişimi yetersiz olabilir ve bebek doğduğu zaman nefes almakta zorlanabilir. Kan şekeri kontrolsüz olan annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası kan şekeri düşebilir. Çok ciddi düşüşler bebeğin havale geçirmesine neden olabilir. Derhal kan şekerinin yükseltilmesi gerekir. Gebelik şekeri olan annelerden doğan bebeklerde yaşamlarının ileri dönemlerinde obezite ve Tip 2 diyabet hastalığı gelişme riski artmıştır” ifadelerini kullandı.

“Anneye verdiği zararlar”

Uzm. Dr. Tutal, gebelik şekerinin anneye ve bebeğe yansıyabilecek olumsuz etkileriyle ilgili de şunları söyledi:

“Gebelik şekeri, yüksek tansiyon riskini arttırır. Ayrıca hem anne hem de bebeğin hayatını tehlikeye sokan preeklampsi riskini arttırır. Gebelik şekeri geçirdiyseniz bir sonraki gebelikte de muhtemelen gebelik şekeri olacaksınızdır. Ayrıca yaşınız ilerledikçe Tip 2 diyabet hastası olma ihtimaliniz de artacaktır. Gebelik şekeri geçiren kadınların yaşam tarzlarında yapacakları sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi sağlıklı değişimler, gelecekte şeker hastası olma ihtimallerini azaltır. Diyetle kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalarda insülin tedavisi gerekir. Doğum sonrası kan şekeri ölçümüne bir süre daha devam edilmelidir. Doğumdan yaklaşık 2 ay sonra şeker yüklemesi yapılarak şekerin tamamen normale döndüğünden emin olunmalıdır. Daha sonra her 2-3 yılda bir diyabet riskinin değerlendirilmesi gereklidir. Bu hastalığın tedavisi endokrinoloji ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekimlerince yapılmaktadır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
5d54e2fd 22a6 4ce3 91b0 2d586b60491d
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
30 Mayıs, 2026 14:43 tarihinde yayınlandı
0

Gerede Çayı İçin Haykırış

Gerede Çayı’nda uzun yıllardır devam eden çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen protesto gösterisinde yüzlerce vatandaş bir araya geldi.

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, sanayi kaynaklı kirliliğin bölge halkının sağlığını ve doğal yaşamı tehdit ettiği vurgulandı.

Ellerinde pankart ve dövizlerle alanda toplanan vatandaşlar, Gerede Çayı’ndaki kirliliğin artık yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıktığını, halk sağlığını doğrudan etkileyen ciddi bir mesele haline geldiğini ifade etti. Platform üyeleri tarafından yapılan açıklamada, çayın yıllardır sanayi atıkları nedeniyle ciddi kirliliğe maruz kaldığı ve sorunun çözümüne yönelik verilen sözlerin yerine getirilmediği öne sürüldü.

288 KİLOMETRELİK HAVZA ETKİLENİYOR

Platform adına yapılan açıklamada, Gerede Çayı’ndaki kirliliğin yalnızca Gerede ilçesini değil, yaklaşık 288 kilometrelik su havzası boyunca birçok yerleşim yerini etkileyerek Karadeniz’e kadar uzanan geniş bir alanı tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu yalnızca bir dere meselesi değil, suyun geçtiği tüm bölgelerin geleceği meselesidir” ifadelerine yer verilerek sorunun ulusal ölçekte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

“TÜM YOLLARI DENEDİK”

Gösteri sırasında konuşan vatandaşlar, yıllardır çeşitli kurumlara başvurduklarını, hukuki süreçleri işlettiklerini ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla girişimlerde bulunduklarını belirtti.

Katılımcılar, dilekçe verdiklerini, dava açtıklarını, su analizleri yaptırdıklarını ve konuyu basın aracılığıyla gündeme taşıdıklarını ifade ederek sorunun çözümü için somut adımlar beklediklerini dile getirdi.

Bazı vatandaşlar ise Gerede Çayı’ndan aldıkları kirli su örneklerini bidonlarla alana getirerek mevcut durumu gözler önüne serdi.

“İNSAN HAYATI PARADAN DAHA DEĞERLİ”

Eylemde çocuklar ve ailelerin taşıdığı “İnsan hayatı paradan daha değerlidir” yazılı pankartlar dikkat çekti. Katılımcılar, sanayi faaliyetlerine karşı olmadıklarını ancak çevreye zarar vermeyen ve sürdürülebilir üretim anlayışının benimsenmesini istediklerini belirtti.

TEMİZ SU TALEBİ

Gösterinin ilerleyen saatlerinde yol kenarında toplanan vatandaşlar sloganlar atarak seslerini duyurmaya çalıştı. Eylem nedeniyle bölgede zaman zaman araç yoğunluğu yaşanırken, çevrede bulunan bazı vatandaşların da protestoya destek verdiği görüldü.

“Temiz su istiyoruz” ve “Çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek bırakmak istiyoruz” sloganları atan katılımcılar, Gerede Çayı temizlenene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

YETKİLİLERE ÇAĞRI

Platform tarafından yapılan açıklamada, çevre ve halk sağlığını ilgilendiren bu sorunun çözümü için ilgili kurumların daha etkin ve kararlı adımlar atması gerektiği vurgulandı.

Vatandaşlar, yetkililerin bölgeye gelerek Gerede Çayı’ndaki mevcut durumu yerinde incelemelerini talep ederken, “Gerede Çayı temiz akana kadar mücadelemiz sürecek” mesajını verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin