Reklam
Reklam

TÖMER Öğrencilerine Türk Okçuluğu Eğitimi Verildi

66b321e319862 jpg
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
07 Ağustos, 2024 10:27 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesi Geleneksel Sporlar Kulübü Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yılmaz tarafından Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) öğrencilerine yönelik okçuluk eğitimi verildi.

Karabük Üniversitesi Geleneksel Sporlar Kulübü Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yılmaz, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) öğrencilerine geleneksel Türk okçuluğunu tanıttı. Öğrencilere atış eğitimlerinin yanı sıra Türk Okçuluğu’nun tarihsel gelişimi ve önemi de anlatıldı. Eğitime, TÖMER Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Mustafa Karaca, Öğr. Gör. Perihan Calay ve Öğr. Gör. Burak Atay da katıldı.

Eğitimde Türk okçuluğunun tarihinden ve kültürel öneminden söz eden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yılmaz, okçuluğun yüzyıllar boyunca nasıl geliştiğine dair öğrencilere bilgiler verdi. Yılmaz, geleneksel Türk okçuluğunun hem spor hem de kültürel bir miras olarak korunması gerektiğine dikkat çekerek, bu tür etkinliklerin kültürel değerlerin aktarılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Öğrencilere okçuluk yaparken doğru atış teknikleri ile farklı ok ve yay türlerinin özellikleri de tanıtıldı.

TÖMER öğrencilerinin Türk kültürünü daha yakından tanıma fırsatı bulduğu eğitimde TÖMER öğrencilerine okçuluk ekipmanlarının doğru kurulumu ve kullanımı uygulamalı olarak gösterildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay