TOGÜ kompost tesisi yıllık 60 tonluk üretimle sıfır atık projesine katkı sunuyor - Karabük Haber Postası
togu kompost tesisi yillik 60 tonluk uretimle sifir atik projesine katki sunuyor DRtSkRyY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Ocak, 2025 20:45 tarihinde yayınlandı
0
0

TOGÜ kompost tesisi yıllık 60 tonluk üretimle sıfır atık projesine katkı sunuyor

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Kompost Üretim Tesisi yıllık 60 tonluk üretimle sıfır atık projesine katkı sağlıyor.

TOGÜ bünyesindeki kompost üretim tesisi, 2017’de Cumhurbaşkanlığı himayesinde başlatılan sıfır atık projesine kıymetli katkılar sunuyor. Haftalık 3,5 ton kapasiteyle süreç yapan tesis, yıllık ortalama 60 ton kompost üretiyor. Ayrıyeten, tesis Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca düzenlenen Verimlilik Proje Ödülleri’nde “Eğitim Kategorisi”nde 2’ncilik mükafatı kazandı. Kentteki etkin tek kompost üretim tesisi sıfır atık projelerine de değerli katkılar sağlıyor. Kompost üretim süreci, organik atıkların oksijenli yahut oksijensiz ortamda ayrıştırılarak organik gübreye dönüştürülmesiyle gerçekleşiyor. Kentin yıllık atık kompozisyonunda organik atıklar, yüzde 64 ile en büyük hacmi oluşturuyor. Bu atıkların geri dönüşümü sayesinde atık ölçüsünün azaltılması, katı atık depolama alanlarının ömrünün uzatılması ve ülke iktisadına katkı sağlanması hedefleniyor.

Sürdürülebilirlik için değerli bir adım

Kompost üretim tesisinin hem kent hem de ülke iktisadı açısından büyük yararlar sağladığını söyleyen TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, tesisin etrafa hassas üretim süreçleri ve eğitim alanındaki katkılarıyla üniversitenin sürdürülebilirlik alanındaki kararlı adımlarını güçlendirdiğini belirterek, “Bu tesisin iyi olmasını dilerim” dedi.

Eğitim ve araştırma alanında katkılar sunuyor

Tesis, TOGÜ’nün Ziraî Uygulama ve Araştırma Merkezi (GUTAM) için pahalı bir hammadde kaynağı oluşturuyor. Ayrıyeten, üniversite etraf ünitesi, toplumsal tesis atıkları ve öğrenci yurtlarından elde edilen organik atıklar da tesiste kullanılıyor. Tesiste, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Mesleksel ve Teknik Anadolu Lisesi (TOGÜMTAL) öğrencilerine yönelik uygulamalı eğitimler ve çalışma alanları da sağlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w 3
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
30 Nisan, 2026 13:06 tarihinde yayınlandı
0
0

500 TL, 1000 TL VE 5000 TL LİK PARALARIN BASILMAMASININ ARDINDAKİ NEDENLER.

Türk Lirasının alım gücü daha ne kadar düşecek?
En büyük banknotumuzun alım gücüne bakın, neye yetiyor? İlkokul çocuğuna harçlık olarak veriyorsunuz, beğenmiyor.
Bazı nedenlerle ve inatla daha büyük banknotlar basılmıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 TL, 1000 TL, 5000 TL gibi daha büyük banknotları basmamasının nedeni;
* Yeni ve daha büyük bir banknotun piyasaya sürülmesi, halk nezdinde enflasyonun kalıcı olduğu ve paranın değer kaybının resmileştiği şeklinde algılanacağı endişesidir. Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele kararlılığını göstermek ve bu olumsuz psikolojik algıyı tetiklememek için mevcut 200 TL’lik sınırı korumayı tercih etmektedir.
* Büyük banknotların eksikliği, fiziksel olarak büyük miktarda nakit taşımanın zorluğu nedeniyle vatandaşları ve işletmeleri kredi kartı, FAST ve diğer dijital ödeme yöntemlerini kullanmaya yönlendirmektedir.
* Büyük kupürlü banknotlar, yüksek miktardaki paraların fiziksel olarak transferini ve saklanmasını kolaylaştırdığı için kara para aklama ve kayıt dışı faaliyetlerde kullanılma riski taşır. Mevcut yapının korunması, finansal işlemlerin şeffaflığını artırmayı hedefler.
* Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, banknot kupür değerlerinin teknik analizler ve ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiğini, bir ihtiyaç oluşması halinde gerekli kararların alınabileceğini ifade ediyor.

* Şu anki tabloya göre, tedavüldeki banknotların adet olarak yaklaşık %60’ını, değer olarak ise %87’sini en büyük kupür olan 200 TL oluşturmaktadır.

Bana göre, vatandaşdaki asıl algı ve eziklik şu; “En büyük paramız 200 TL. Onunla 1 kilo domates, 250 gram kıyma bile alamıyoruz.”
* Vatandaşı enflasyonun kalıcı olduğu algısına düşürmeyelim derken, dünyanın en değersiz parasını kullanma ezikliğini yaşatıyoruz.
* Kayıp kaçağı, kredi kartı kullanımını artırarak belli bir oranda kontrol altına alıyoruz. Fakat gözden kaçırdığımız önemli bir konu var. Kredi kartları alış verişlerinden kesilen yüzde 2.5 komisyon.
Ülkemizdeki bankaların yüzde 90’ının yabancı olduğunu düşündüğümüzde milyarlarca lira yurt dışına, ırmak misali akıyor.

Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yüksek enflasyon ve aşırı arz nedeniyle paranın değeri düşmüş ve Almanlar, bir somun ekmeğin 201 milyon Mark’a çıktığı 1923 yılında ekmek almak için fırına el arabası ile para götürür hale gelmişlerdi.

Adamlara ders olmuş ki, şimdi dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri oldular.

Bu gidişat hiç iç açıcı değil. Aman! Allah korusun! Almanların 2. Dünya savaşındaki durumuna düşmeyelim.

Paramız hiç bu kadar değersiz olmamıştı.
200 TL, piyasaya ilk olarak 1 Ocak 2009’da sürülmüştü. Piyasaya çıktığında dolar kuru 1.52 idi. Yani 200 TL 131 dolara karşılık geliyordu. Şimdi ise 200 TL 4.4 dolara tekabül ediyor.
TL deki erime maalesef her geçen gün hızla artıyor.

10 yıl önce D segment lüks bir otomobil 60-70 bin TL ye alınabiliyordu. Şimdi 6-7 milyon TL

bir ülke ekonomisi ne kadar verimli, güvenli ve ihracat odaklı olursa, para birimi de döviz karşısında o kadar değerlenir.

Daha büyük paralar basmayacaksanız, söyleyin, el arabalarını hazır edelim.

İlyas Erbay