karabuk
İmsak 05:42
Güneş 07:06
Öğle 13:05
İkindi 16:18
Akşam 18:54
Yatsı 20:14
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
08 Ağustos, 2023 13:37 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 1dk

Süper Lig’de 20 takımın 17’si yerli teknik adamla lige başlayacak

2023-2024 sezonunda Trendyol Süper Lig’de 20 takımdan 17’si yerli teknik adamlara emanet. Adana Demirspor, Konyaspor ve Trabzonspor ise yeni sezona yabancı teknik direktörleriyle merhaba diyecek.

Süper Lig’in 2023-2024 sezonunda 20 takımdan 15’i geçtiğimiz sezonki teknik direktörüyle yola devam edecek. 5 takım ise teknik adam değişikliğine gitti. Bu sezon lige yükselen Samsunspor ve Pendikspor, mevcut teknik adamlarıyla sezona başlarken; Çaykur Rizespor ise İlhan Palut ile yeni bir sayfa açtı. 3 büyükler, takımlarında kupa kaldıran isimlere emanet Geçtiğimiz sezonu şampiyon tamamlayan Galatasaray’da Teknik Direktör Okan Buruk ile sezonu üçüncü sırada bitiren Beşiktaş’ta Teknik Direktör Şenol Güneş, yeni sezon öncesi de takımlarının başında olurken, Fenerbahçe’de ise kan değişikliği yaşandı. Sarı-lacivertliler, Portekizli çalıştırıcı Jorge Jesus’la yollarını ayırıp, İsmail Kartal’ı yeniden takımın başına getirdi. Okan Buruk, 2022-2023 sezonunda Galatasaray ile şampiyonluk tacını takarken, Şenol Güneş ise siyah-beyazlılar ile (2015-2016, 2016-2017) iki kez şampiyonluk yaşadı. Fenerbahçe’de yardımcı teknik direktör olarak görev yaptığı 2010-2011, 2013-2014 sezonlarında Süper Lig, 2011-2012 ve 2012-2013 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonluk sevinçleri yaşayan İsmail Kartal, 2014-2015 TFF Süper Kupa zaferinde teknik direktör olarak görev alıyordu. Süper Lig’de 20 takımın 17’si yerli teknik adamla lige başlayacak 17 Türk, 3 yabancı teknik adam yer alacak Süper Lig takımlarının tercihi ise Türk teknik adamlar oldu. 20 Süper Lig ekibinin 17’si Türk, 3’ü de yabancı teknik direktörlerle çalışacak. Adana Demirspor Patrick Kluivert, Konyaspor Aleksandar Stanojevic ve Trabzonspor da takımı Nenad Bjelica’ya emanet etti. Süper Lig’de 20 takımın 17’si yerli teknik adamla lige başlayacak Yeni sezonda Süper Lig’de mücadele edecek takımların teknik direktörleri şöyle: Adana Demirspor: Patrick Kluivert Alanyaspor: Ömer Erdoğan Antalyaspor: Nuri Şahin Başakşehir: Emre Belözoğlu Beşiktaş: Şenol Güneş Çaykur Rizespor: İlhan Palut Süper Lig’de 20 takımın 17’si yerli teknik adamla lige başlayacak Fatih Karagümrük: Alparslan Erdem Fenerbahçe: İsmail Kartal Galatasaray: Okan Buruk Gaziantep FK: Erdal Güneş Hatayspor: Volkan Demirel İstanbulspor: Fatih Tekke Kasımpaşa: Kemal Özdeş Kayserispor: Çağdaş Atan Konyaspor: Aleksandar Stanojevic MKE Ankaragücü: Tolunay Kafkas Pendikspor: Osman Özköylü Samsunspor: Hüseyin Eroğlu Sivasspor: Servet Çetin Trabzonspor: Nenad Bjelica (İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
peridilbaz
Avatarı
Peri Dilbaz
08 Mart, 2026 12:21 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Yarış Değil Yolculuk: Okumayı Öğrenen Çocuğa Nasıl Yaklaşmalıyız?

İlkokulda Yarış Değil, Gelişim Olmalı

Okuma yazmayı öğrenmek, bir çocuğun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Ancak son yıllarda bu doğal öğrenme sürecinin giderek bir rekabet alanına dönüştüğünü görmek düşündürücü. Daha hızlı okuyan, daha çok kitap bitiren ya da sınıfta “en iyi okuyan” olarak öne çıkarılan çocuklar üzerinden kurulan kıyaslama dili, farkında olmadan diğer çocuklar üzerinde psikolojik bir baskı oluşturabiliyor.

Oysa pedagojik açıdan bakıldığında öğrenme, özellikle ilkokulun ilk yıllarında bireysel bir gelişim sürecidir. Her çocuğun öğrenme hızı, dikkat süresi, bilişsel gelişimi ve motivasyonu farklıdır. Bazı çocuklar okumayı kısa sürede akıcı hale getirirken, bazıları için bu süreç biraz daha zamana yayılabilir. Bu farklılık bir eksiklik değil, gelişimin doğal bir parçasıdır.

Çocukların birbirleriyle kıyaslanması ya da “daha çok çalışması” için zorlanması çoğu zaman beklenen sonucu vermez. Aksine, çocukta kaygı, yetersizlik duygusu ve öğrenmeye karşı isteksizlik oluşturabilir. Öğrenme psikolojisi bize açıkça gösteriyor ki kaygı arttıkça öğrenme performansı düşer. Çocuk kendini güvende ve kabul edilmiş hissettiğinde ise öğrenme çok daha sağlıklı ilerler.

Bu noktada hem öğretmenlere hem de ebeveynlere önemli bir görev düşüyor: Çocuğun hızına saygı duymak. Dün bir kelimeyi heceleyerek okuyan bir çocuğun bugün aynı kelimeyi daha rahat okuyabilmesi bile önemli bir ilerlemedir. Çocuğun kendi gelişimini fark etmesi, dışsal rekabetten çok daha güçlü bir motivasyon kaynağıdır.

Peki çocukları okumaya nasıl teşvik edebiliriz? Öncelikle okumanın bir görev değil, bir keşif olduğunu hissettirmek gerekir. Evde birlikte kitap okumak, hikâyeler üzerine sohbet etmek, çocuğun ilgi alanına uygun kitaplar seçmek ve küçük başarılarını fark edip takdir etmek bu sürecin en güçlü destekleridir.

Unutulmamalıdır ki eğitim bir yarış pisti değildir. Çocuklar birincilik için değil, hayatı anlamak için öğrenir. Onlara verebileceğimiz en değerli şey ise hız baskısı değil; meraklarını besleyen, güvenli ve destekleyici bir öğrenme ortamıdır.

Çünkü okumayı sevdirilen bir çocuk, yalnızca harfleri değil; dünyayı da okumaya başlar.

Çocuklar okuma yazmayı öğrenirken aslında sadece harfleri birleştirmeyi değil, kendileriyle ilgili bir inanç da geliştirirler: ‘Ben yapabilirim’ ya da ‘Ben yetersizim’. Bu inancın nasıl şekilleneceği ise yetişkinlerin yaklaşımına bağlıdır. Eğer eğitim sürecini bir yarışa dönüştürürsek kaybeden sadece çocuklar değil, öğrenme sevgisi olur. Oysa bir çocuğun merakını koruyabilmek, hızlı okutabilmekten çok daha büyük bir başarıdır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.