Samsun Vilayet Sıhhat Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, “2022 yılında 3 milyon olan Merkezi Tabip Randevu Sistemi (MHRS) randevu kapasitesini, 2024 yılında 4,5 milyona çıkarttık. 2025 yılının birinci 3 ay bilgilerine baktığımızda bu sayı 5 milyonu aşacak üzere gözüküyor” dedi.
Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığı tarafından son zamanlarda MHRS üzerinde çok önemli çalışmalar yapıldığını belirten Müdür Uras, Samsun’daki randevu sistemi çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Uras, “Biz de Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak vilayetimizde özel yürütülen çeşitli planlamalar sonucunda çok önemli muvaffakiyetler elde ettik. Vatandaşlarımızın ağır olarak başvurduğu Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Samsun Gazi Devlet Hastanesi ile Ağız ve Diş Sıhhati Hastanemizde poliklinik sayılarını arttırdık. Vatandaşlarımızın azamî muayene kapasitelerini kullanma hedefiyle randevu kapasiteleri arttırdık. 2022 yılında 3 milyon olan MHRS randevu kapasitesini, 2024 yılında 4,5 milyona çıkarttık. 2025 yılının birinci 3 ay datalarına baktığımızda bu sayı 5 milyonu aşacak üzere gözüküyor” diye konuştu.
Yeni hastanelerde devreye girdiğinde MHRS kapasitesinde önemli bir artış olacağını belirten Uras, “2025 yılında 2022 yılına nazaran yaklaşık 2 milyon yeni randevu kapasitesi oluşturmuş olacağız. 2022 yılında aylık ortalama randevu sayımızı 276 binken, bu sayı 2025 Ocak ayında 450 bine yaklaştı. Son 3 yılda yüzde 60’ın üzerinde bir kapasite artışı elde etmiş olduk. MHRS randevusu bekleyen hastalarımızın azaltılması konusunda bir takım oluşturduk. Artan muayene kapasitesi ve hastanede oluşturulan MHRS randevu arama takımlarımız, bekleyen randevu taleplerini bırakan hastalarımızı tek tek arıyor. Uygun tarihli randevu arama çalışmaları yapıyor. Biz bunun üzerine randevu bekleyen hasta sayısında yüzde 72 oranda bir azaltma sağladık. Vatandaşlarımıza şunu belirtmek istiyorum: Öncelikle müracaatımızı aile hekimliğine yaparsak sistemin çok daha düzgün bir formda çalışmasını sağlarız” halinde konuştu.


Samsun’a 2 milyon yeni randevu kapasitesi
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

