Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ocak, 2024 09:44 tarihinde yayınlandı
0

Sahte kimlik işlemlerine teknolojik engel

Kamu ve özel kurumlarda sahte kimlikle yapılan işlemler, doğrulama cihazları sayesinde başlamadan tespit edilecek. 81 ildeki tapu müdürlükleri, noterlik ve bankalarda kullanılan cihaz, çipli kimlik kartı ve kişinin parmak izlerini İçişleri Bakanlığı, Nüfus Müdürlüğü veri tabanındaki bilgileriyle eşleştirip doğru kişi olup olmadığını sorguluyor. Kimliğin sahte olduğu anlaşıldığında şüpheli kişi hakkında yasal işlem başlatılıyor.

Elektronik kimlik tespitiyle hem vatandaşların mağduriyetleri engelleniyor hem de kurumların kayıp kaçaklarının önüne geçiliyor. 81 ildeki tapu daireleri ve Türkiye genelinde yaklaşık 300 noterlik ve bazı kamu ve özel bankalarda kullanılan yerli üretim kimlik doğrulama cihazı sayesinde hileli işlemlerin önüne geçiliyor.

Çipli kimlik kartı cihaza takılarak veri tabanındaki bilgiler ile eşleştiriliyor, ikinci doğrulama ise kişinin parmak izleri karşılaştırması oluyor. Burada da eşleme doğrulanırsa, kimlik sahibinin gerçek kişi olduğu doğrulanmış oluyor. 81 ildeki tapu dairelerinde, 300’e yakın noterlikte ve bazı kamu ve özel bankalar tarafından söz konusu cihazlar kullanılıyor. Bazı belediyeler, ziyaretçi kabul noktaları, yeni yeni sınav merkezlerinde cihazlar kullanılmaya başlandı.

Buradaki amaç 80 milyon vatandaşın çipli kimlik kartlarının, aynı zamanda kart sahibine ait parmak izlerinin KVKK’ya uyumlu olarak elektronik olarak doğrulanmasıdır. Cihaz kimlik doğrulama ve kimlik tespiti gerektiren tüm kurum ve kuruluşlarda kullanılabiliyor.

“Kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulan tüm alanlarda kullanılabiliyor”

Proje ulusal bir proje olarak başlatıldığını ve tamamen yerli ve mili olarak yer aldıklarını belirten firmanın kurucu ortağı Ümit Yaşar Usta, “2000’li yılların başında sahte kimliklerle yapılan işlemlerin önlenmesi için TÜBİTAK ile başlatılan sağlık kartı projesi, daha sonrasında yeni vatandaşlık kimlik kartları olarak Nüfus Vatandaşlık İşleri tarafından devam ettirilmişti. Bu sayede parmak izi içeren çipli kimlik kartlarıyla sadece SGK’da değil, tüm kurumlarda sahtecilik işlemlerinin önlenmesi hedeflendi. Bu sayede sahte kimlik ve başkasının yerine işlem yapma durumu ortadan kalkıyor. Cihaz kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulan tüm alanlarda kullanılabiliyor. Kamu kuruluşları, bankalar, noterlik, tapu daireleri, sınav merkezleri bu alanlardan bazılarını oluşturuyor” dedi.

“Yasadışı grupların sahte işlemlerine engel oluyor”

Herhangi bir firmaya veya üreticiye bağlı olmayan cihazın TSE ve Nüfus Müdürlüğünün kontrolünde İçişleri Bakanlığının onayıyla belli testlerden geçerek güvenlik sertifikalarını alması gerektiğini belirten Usta, “Belirlenen güvenlik şartlarını sağlayan tüm firmaların yatırımlarını yaparak cihazı üretebileceklerini söyledi. Cihazın kimlikle yapılacak her çeşit işlemi engellediğinin altını çizen Usta, “Bazen sahtecilik olayları yaşanabiliyor. Bu olaylar bazen kurumların parasal kayıplarına yol açıyor, bazen de vatandaşlarımızı mağdur edebiliyor. Sahte kimlikle yaşanan olaylar ulusal güvenliği de etkiliyor. Yasadışı grupların birtakım banka hesapları açarak burada dolandırıcılık yapması, bazı eylemlerde sahte kimlikle çıkartılan cep telefonu hatlarının kullanılması gibi olayların önüne geçmesi adına önemli. Bu anlamda yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen kimlik doğrulama cihazlarının yaygınlaşmasını arzu ediyoruz” dedi.

“Kimlik doğrulamada dünyaya örnek olabiliriz”

Türkiye’nin çipli kimlik kartı kullanımında dünyadan ayrıştığını belirten Usta, bu teknolojiyi başta Avrupa olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilebileceğini söyleyerek, “Çipli kimlik kartları sadece Türkiye’de bulunmuyor. Dünya ülkelerinin genelinde kullanılıyor. Türkiye bu konuda çok ileriye gitti. Projenin en önemli ayağı tüm vatandaşların bu çipli karta sahip olması. Şu anda 80 milyona yakın vatandaş, çipli kart sahibi. 2024 yılı sonuna kadar çipli kartlara geçişin tamamlanması ve eski kağıt kimliklerin kullanılmayacağını düşünüyoruz. Türkiye bu noktada bu sisteme hızlı adapte olursa diğer ülkelere de örnek olacaktır. Yazılımlarımızı uyarlayarak mevcut cihazlarımızı Avrupa ve farklı ülkelerde kullandırabiliriz. Hem ülkemizde bu sektörün gelişmesi, hem yeni Ar-Ge faaliyetlerin yapılmasını sağlayacak, hem de uluslararası pazarda birçok fırsat sunacaktır” ifadelerini kullandı.

Cihazın sahteciliğin önüne geçmesi kadar üretildiği teknolojisi de dikkat çekiyor. Vatandaşların kişisel bilgilerini korumak amaçlı cihaz yapılacak yazılım veya fiziksel her türlü müdahalede kendini imha ediyor ve kendini kullanılamaz hale getiriyor. Usta cihazın en büyük özelliğinin güvenilir uç nokta cihazı olduğunu vurgulayarak, “Herhangi bir müdahaleye karşı korumalıdır, fiziken kapaklarını açmaya çalışırsanız, içindeki donanıma ve yazılıma müdahale etmeye çalışırsanız, cihaz bunu algılıyor ve içerisindeki ilgili yazılım ve anahtarları silerek kullanılamaz hale geliyor. Bu cihazın olduğu her noktada kimliğimizi huzur içerisinde bu cihazlara takıp doğrulama gerçekleştirebiliriz” şeklinde konuyu ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonudan istanbula kurbanlik hayvan sevkiyatlari basladi yeMxu73y
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’dan İstanbul’a kurbanlık hayvan sevkiyatları başladı

Kastamonu’da aylardır beslenen kurbanlık hayvanların, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle İstanbul’un Avrupa yakasındaki kurbanlık pazarlarına sevkiyatına başlandı.

2 bin 200 küçükbaş, 300 küçükbaş kurbanlık hayvan sevkiyatının planlandığı Kastamonu’da, 960 hayvanın yola çıktığı belirtildi. İstanbul’un Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine gidebilmek için gerekli sevk belgelerini alan besiciler, tırlara yükledikleri hayvanlarla birlikte yola çıktı.

Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Hacı Satı Karabakal kurbancılık serüvenini yarım asra yaklaşan bir gelenekle sürdürülüyor. 34 büyükbaş hayvanla İstanbul yoluna çıkan Alaettin Karabakal, “8 yaşımdan beri babam Hacı Satı Karabakal ile beraber bu işi yapmaktayız. Ben devam etmekteyim. 30-35 hayvanımız var. İnşallah İstanbul Sultangazi’de A17 numaralı çadırda müşterilerimizi bekliyoruz. Zor bir meslek, oradaki şartlar ağır. Yola çıkmak, gitmek, çadır masrafları falan ağır. Ama kurbancılık para kazandırıyor. Yine de yapmak zorundayız. Ekonomi İstanbul’dan dönüyor. Müşterilerimiz arıyor bizi, Allah razı olsun gelecekler. Beklentimiz iyi. Şu anda 34 hayvanımız var. Boğa ve dana götürüyoruz, iki tane de dişi hayvanımız var” dedi.

“1976’da kuzuyla başladık, bugün tezgahı evlatlar sürdürüyor”

Bugüne kadar binlerce hayvan yetiştirdiğini ifade eden 66 yaşındaki baba Hacı Satı Karabakal ise “İlk kez 1976’da İstanbul’a kuzuyla gittim. Ondan bugüne kadar devam ettik. Şu anda kendim İstanbul’a gitmiyorum, çocuklarım, torunlarım gidiyor. İşi böyle devam ettiriyoruz, Allah bereket versin. Bundan geçindik, başka bir gelirimiz yoktu” diye konuştu.

Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada ise “2026 yılı Kurban Bayramı öncesinde ilimiz genelinden yaklaşık 2 bin 200 büyükbaş ve 300 küçükbaş hayvanın İstanbul Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine sevk edilmesi planlanmaktadır. İstanbul Avrupa yakasının hastalıktan ari bölge statüsünde bulunması nedeniyle sevk edilecek hayvanlara yönelik gerekli karantina uygulamaları, sağlık kontrolleri ve test işlemleri İl Müdürlüğümüz teknik personelleri tarafından titizlikle gerçekleştirilmiştir. Hayvan sağlığının korunması, güvenilir hayvan hareketlerinin sağlanması ve yetiştiricilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla sevk süreçleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz koordinasyonunda hassasiyetle yürütülmektedir. İl Müdürlüğümüz tarafından Kurban Bayramı sürecinde hayvan hareketleri ve sevk kontrollerine yönelik çalışmalar aralıksız devam edecektir. Yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir sezon dileriz” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin