Reklam
Reklam

BEUN’den hayat kurtaran sistem, tek bir fotoğrafla deprem analizi yapılabiliyor

beunden hayat kurtaran sistem tek bir fotografla deprem analizi yapilabiliyor IVjjdlkU
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Jeodezi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, vatandaşların binalarının binalarının zemin durumu, depremsellik seviyesi ve yapının genel görünümündeki zayıflıklarını yapay zeka destekli olarak raporlayan yeni bir uygulama geliştirdiklerini duyurdu.

Depremlerde büyük acılar yaşayan bir toplum olarak zemin, depremsellik seviyesi ve yapı ilişkisinin hayatta kalabilmek için taşıdığı önemin artık tüm vatandaşlar tarafından bilindiğini belirten Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, buna rağmen vatandaşların yapılarının oturduğu zemine ve depremsellik seviyesi bilgilerine ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadığını ifade etti.

“Yapı okuryazarlığı oranımız düşük”

Toplumdaki yapı okuryazarlığı eksikliğine dikkat çeken Kutoğlu, “Depremlerde büyük acılar yaşayan bir toplum olarak artık tüm vatandaşlarımız deprem söz konusu olduğunda zemin, depremsellik seviyesi ve yapı ilişkisinin; bina özelliklerinin depremlerde hayatta kalabilmek için çok büyük öneme sahip olduğunu artık tüm vatandaşlarımız biliyor. Fakat bizim yaptığımız değerlendirmelerde vatandaşlarımızın, yapılarının oturduğu zeminin bilgilerine ve buranın depremsellik seviyesi bilgilerine ulaşmakta ciddi sorunları var. Bunları nasıl ve nereden öğrenebileceklerini bilmiyorlar. Bir diğer husus da yapılarla ilgili okuryazarlık oranımız düşük. Bu ne demek? Bir bina, konut kiralayacağız veya alacağız; bu bina acaba yapısal olarak deprem noktasında zayıflıkları var mı? Yoksa depremlere karşı güvenli bir bina mı? Bu noktada bilgi ve okuryazarlık noksanlığımız var” dedi.

Binaların deprem yönetmeliklerine göre yapılmasının ve beton kalitesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Kutoğlu, dünyada ’hızlı görsel değerlendirme’ olarak bilinen ve FEMA 154 ismiyle anılan uluslararası bir standart bulunduğunu hatırlattı. Kutoğlu, biraz gayret sarf edildiğinde dışarıdan bakıldığında bile tespit edilebilecek yapısal zayıflıklar olduğunu kaydetti.

Tek fotoğraf ve konum ile yapay zeka analizi

Vatandaşların yapı okuryazarlığını artırmak amacıyla yapay zekadan yararlanarak geliştirdikleri sistemin detaylarını paylaşan Kutoğlu, şunları söyledi:

“Biz, vatandaşlarımızın oturdukları veya almayı, kiralamayı düşündükleri yapılarla ilgili yapı okuryazarlığını artırabilmek amacıyla yapay zekadan da yararlanarak bir uygulama geliştirmek istedik. İstedik ki vatandaşlarımız buraya binalarının en az bir adet resmini ve konumunu cep telefonundan ya da bilgisayardan yüklediklerinde; hem oturdukları binanın zemin sınıfını (zemin sert mi, yumuşak mı, deprem karşısında nasıl bir tepki veriyor, sismisite seviyesi) öğrenebilsinler hem de binalarının geometrik olarak depreme karşı zayıf noktaları var mı, bunları hızlı bir şekilde yapay zeka desteğiyle öğrenebilsinler istedik. Binalarda bu konularla uğraşan meslek mensuplarının bildiği bazı özellikler var. Mesela binada kısa kolon, yumuşak kat, çıkma ya da geri yaslama varsa, bunlar beton kalitesi yüksek olsa bile depremler karşısında zayıflıklar oluşturabiliyor. Geliştirmiş olduğumuz bu yazılım hem zemin bilgilerini hem de binada bu tür zayıflıkların, artıların veya eksilerin olup olmadığını yapay zeka desteğiyle analiz edip vatandaşlarımıza sunuyor.”

Raporlar 10-15 dakika içinde hazır

Sistemin işleyişi hakkında da bilgi veren Kutoğlu, vatandaşların ’yapianaliz.beun.edu.tr’ adresi üzerinden sisteme girerek kendilerine bir hesap açtıklarını belirtti. Kutoğlu, bu hesap üzerinden konum ve fotoğrafın yüklenmesinin ardından 10-15 dakika içerisinde raporun hazırlandığını, bu raporun hem sistemdeki hesaptan görüntülenebildiğini hem de kullanıcının mail adresine gönderildiğini açıkladı.

“6 Şubat’ta yeni binalar yıkılırken eski binalar ayakta kaldı”

6 Şubat depremlerinden çıkarılan derslere de değinen Prof. Dr. Kutoğlu, geometrik kusurların yıkıcı etkisini şu sözlerle özetledi:

“6 Şubat depremlerinde şunu gördük: Yeni yapılmış bazı binalar yıkılmışken, onların hemen arkasında çok eski tarihte yapılmış binaların ayakta kaldığı durumları gördük. Elbette beton kalitesi son derece önemli ama binaların kendi geometrik birtakım zayıflıkları da bulunuyor. Mesela binalarda geniş çıkmalar, geri yaslamalar, katlarda düzensizlikler varsa bunlar binayı zayıflatan hususlar. Biz vatandaşlarımızın okuryazarlıklarının artmasını istedik ve üniversitemizin Teknoloji Transfer Ofisi olarak böyle bir hizmet geliştirdik.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.