Reklam
Reklam

Rektör Prof. Dr. Refik Polat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Ekim, 2021 13:24 tarihinde yayınlandı
0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Mahamat İdris Debi Itno’yuresmi törenle karşıladı. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat imza töreni ve ortak basın toplantısında yer alarak programı takip etti.

Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Mahamat İdris Debi Itno Ankara’da resmi törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Itno, baş başa ve heyetler arası gerçekleştirecekleri görüşmelerin ardından anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısı yaptı.

ÇAD İLE İŞ BİRLİĞİMİZİ HER ALANDA DAHA İLERİYE TAŞIMAYA KARARLIYIZ.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çad ile iş birliğimizi her alanda daha ileriye taşımaya kararlıyız. Bu anlamda eğitim faaliyetleriyle Türkiye Maarif Vakfı, kalkınma projeleri ve yardımlarıyla TİKA, düzenli uçuşları ile Türk Hava Yolları ve sivil toplum kuruluşlarımız, iki ülke ilişkilerine önemli katkılarda bulunuyor. Çad Türk Dostu Külliyesi bünyesindeki tarım okulunun inşası bitti. İki ülke arasındaki dostluğun bir nişanesi olarak bir an önce bu külliyeyi Encemine’ye kazandırmak istiyoruz. Görüşmelerimizin, ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi.

ÇAD GEÇİŞ DÖNEMİ DEVLET BAŞKANI ITNO: “ÇAD VE TÜRKİYE TARİHİ İLİŞKİLERE SAHİP OLAN ÜLKELERDİR.” 

Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Itno da konuşmasında, en üst düzeyde birçok konuyu ele aldıklarını söyleyerek, “Bununla birlikte yeni ikili anlaşmaları imzalama fırsatımız oldu. Çad ve Türkiye tarihî ilişkilere sahip olan ülkelerdir ve 500 yıllık ilişkilerimiz mevcut” diye konuştu.

İki ülke arasında hâlihazırda imzaları atılmış anlaşmalar, protokoller ve mutabakat zabıtları olduğunu hatırlatan Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Itno, “Bu da bizim bağlarımızın dinamizmini göstermektedir. Söz konusu anlaşmalar çeşitli alanları ilgilendiriyor. Hava yolu, enerji, altyapı, savunma, güvenlik, bilimsel araştırmalar, eğitim konuları, gençlik, spor, medya ve üniversiteler arasındaki akademik iş birliği bunlar aslında en temel iş birliği alanları” dedi.

Türkiye’de en fazla uluslararası ve en fazla Çadlı öğrenciyi bünyesinde barındıran, Türkiye’de yükseköğretimde uluslararasılaşma konusunda diğer üniversitelere örnek teşkil eden Karabük Üniversitesinin Rektörü Prof. Dr. Refik Polat Cumhurbaşkanlığının daveti üzerine programda yer aldı.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat Ağustos ayında Çad Cumhurbaşkanı MahamatIdrıssDebyItno tarafından akademik alanda gerçekleştirmiş olduğu uluslararası başarılı çalışmalar nedeniyle ilk defa bir Üniversite Rektörüne verilen unvan olan Devlet Nişanı ile onurlandırılmıştı.

Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Mahamat İdris Debi Itno onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen programa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´ın davetlisi olarak katılan, Polat Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Mahamat İdris Debi Itno ile ayaküstü sohbet etti. Prof. Dr. Refik Polat ayrıca kısaca Karabük Üniversitesi özelinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da akademik çalışmalar, uluslararasılaşma konularında bilgiler sundu. Basın toplantısında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bünyamin Şahin de yer aldı.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.